Haberlerİmam Ali HamaneyİranOrtadoğu

Diktatörler, İslami öğretilerden ilham alan halkların kıyamı sonucu devrilmişlerdir

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney, “Deniz Gücü Günü’ münasebetiyle İran Deniz Kuvvetleri Komutanlarını kabul etti.

Sözkonusu kabulde Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney, Fars Körfezi ve Umman Denizi sahillerini İran’ın zengin milli kaynakları olarak niteledi.

Başkomutan Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney, konuşmasında devlet ve diğer yetkililerin deniz bölgelerine stratejik olarak bakmaları ve güçlü bir işbirliği içinde olmaları halinde, sözkonusu önemli ve büyük bölgenin İslam nizamı için çok büyük getirisinin olabileceğinin altını önemle çizdi.

Elbette Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney’in konuşmasından önce, hicri şemsi 7 Azer, ve miladi takvimle 27 Kasım tarihinin İslam inkılabı tarihi ve kültüründe niçin ‘Deniz Gücü Günü’ olarak isimlendirildiğine değinmekte yarar var. Irak’ın devrik diktatörü Saddam, 1980’de böyle bir günde yani 27 Kasım tarihinde El’Bekr ve el’Emiye iskelelerini geri almak için hava ve denizden bütün gücüyle operasyon başlatmıştı.

Sözkonusu iki bölge Irak’ın petrol çıkarma ve ihraç etme açısından çok önemli üsleri olarak kabul edilmekteydi ki bir gün öncesinden buralar İran ordusu deniz güçlerince fethedilmişti. Mütecaviz Baas güçleri eşit olmayan şartlarda bütün güçleriyle İran deniz altısı ‘Peykan’a saldırmıştı. Ama Peykan deniz altı personelinin kahramanca ve yalnız bir şekilde düşmana karşı koymaları ve bunun sonucunda yine düşmana ait bazı denizaltı ve Irak uçakları operasyon dışı bırakılmış ve birkaç saat süren çatışmadan sonra İran denizatlısı Peykan, düşman füzelerinin hedefi olmuş ve sözkonusu saldırıda İranlı vefakar deniz güçleri derin sulara gömülmüş ve şehitler kervanına katılmıştı. Peykan denizaltı personelinin kahramanlıkları sonucu Irak’ın en büyük petrol ihraç üssü imha olmuş ve Saddam ordusunun deniz kuvvetlerine de çok büyük kayıp ve zayiat verdirilmiştir. Peykan denizaltı personeli ve İran deniz kuvvetlerinin bu kahramansı başarısından sonra İslam inkılabının kurucusu rahmetli imam Humeyni o zaman 7 Azer gününü Deniz Gücü Günü olarak isimlendirmiştir.

Elbette ABD ve batılı güçlerin desteğinde İran topraklarına saldıran Saddam’ın bu girişimiyle başlayan ve 8 yıl süren zorunlu savaş İran’ın kara, hava ve deniz kuvvetleri alanında kendine yeterli hale gelmesine de vesile olmuş ve İran o zamandan bu yana başta savunma olmak üzere diğer alanlarda da kendine yeterli olmak için bilim ve teknolojide ciddi ilerlemeler kaydetmiş ve bugün o çalışmaların neticesinde dünyada saygın ve güçlü bir konuma yükselmiştir. Öyle ki, İran’ın bugün savunma alanında ürettiği modern teçhizatlar düşmanın İran İslam Cumhuriyeti aleyhinde muhtemel saldırılarını da önleyen çok önemli bir unsur sayılmaktadır. Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney de, deniz kuvvetleri komutanlarına hitaben yaptığı konuşmada bu konuya temas ederek, bölge ve dünya meselelerinin dikkate alındığında İran’ın güçlü bir konumda bulunduğunu dile getirmiştir. Ki, aslında İran aleyhinde koparılan bütün gürültülerin temelinde de İran’ın bilim ve teknolojide kendine yeterli hale gelmesi bulunmaktadır.

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney konuşmasının bir diğer bölümünde ise batılı ülkelerin bölgeye yönelik siyasetlerine temas ederken sözkonusu ülkelerin özellikle de son 2 yılda bölgeyle ilgili siyasetlerinin ard arda ağır yenilgiler aldığına dikkat çekmiştir. Zira, batılı zorba devletlerin, Mısır, Tunus ve Libya gibi ülkelerde müttefiki olan diktatörler İslami öğretilerden ilham alan halkın kıyamı sonucu devrilmişler ve dikta rejimlerin hamilerinin yenilgiye uğrayan siyasetlerini kurtarmaya yönelik çabaları ise bu zamana kadar netice vermemiştir. Zira, Irak, Afganistan, Mısır ve Yemen gibi çok sayıda ülke halkları bu gelişmelerde asıl yenilen taraf olarak Amerika’yı görmektedirler. Ama, İran İslam Cumhuriyeti, 30 yıldır izlemekte olduğu ilkeli siyasetleri sonucu bugün daha da güçlü bir şekilde bölge gelişmelerinden çıkmıştır. Neticede İran İslam Cumhuriyeti son 30 yıl içerisinde çok büyük bir güç kazanmıştır. Ve bölge denklemlerinde İran’ın bu azamet ve kudreti göz ardı edilemez.

Başa dön tuşu
Bugün 31 Temmuz 2026 (46) içerik yüklenmiştir.