Ortadoğuİran

Dinler arası diyalog, Dünya’da barış ve güvenlik için ön koşul

Maalesef yapılan tahrifat ve propagandalar nedeni ile uluslararası ilişkilerde din ve maneviyatın gerçek değerleri pasif kalırken, Siyonizm gibi sapkın akımlar, mektepler ve ırkçı düşüncelerin dünyada nefret ve şiddeti yayması ise savaş, işgalcilik, terörizm ve örgütlü şiddetten başka sonucu olmamıştır.
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Avrupa ziyareti ve Vatikan’da Papa Francis ile görüşmesi, gerçeğin beyan edilmesi için bir fırsat oluşturdu.
Muhammed Cevad Zarif, bu bağlamda dünya Katolikler lideri Papa ile görüşmesinde Dünya toplumunda ahlaki ilkeler temelinde ilahi dinlerin ortak görüşü gibi önemli konularda görüş teatisinde bulundu.
Yapılan görüşmede Zarif Amerika’nın İran halkına karşı özellikle ilaç ve aşı alanındaki tek yanlı ve zalimane yaptırımlarından dolayı yaşanan durumdan görüntüler sunarak, Filistin halkına dayatılan zor şartları ve dünya toplumunun baskı altında olan Filistin halkına destek zaruretini açıkladı.
Aslında ilahi dinlerde barınan insanlık değerleri, ırkçılık, din düşmanlığı ve radikalizm ile mücadelede etkin araçlardır; fakat bu muazzam kapasite doğru şekilde kullanılmıyor.
Bu soruna karşı mücadelede, dünyada din alimleri ve liderlerinin her türlü nefret söylemi ve şiddet eylemini kınamaları ve insan haklarının ihlal edilmesini engellemeleri gerekiyor.
Bu konu iki açıdan önem taşıyor: Birincisi ilahi dinlerle ilgili görüşlerin şeffaflaşması ve din ve maneviyatın tahriflerine karşı gerçeğin tanınmasına sebep olması; ikincisi ise dünyada şiddet ve aşırıcılığın temel kaynağı ve odağının tanınmasına yardımcı olmasıdır.
Mevcut durumda dünya iki gruba ayrılmıştır, terörizm, şiddet, savaş ve saldırganlığı üreterek destekleyerek diğer ülkelere dayatan grup; ve savaşlar, terörizm, şiddet ve aşırıcılık kurbanları olan 2. Grup.
Bu açıdan bakıldığında İlahi dinler ve özellikle İslam ve Hristiyanlık arasında etkileşim ve görüş birliği bu dönemde çok zaruridir, zira güvensizlikleri yok ederek tüm kültürlerin ve ulusların haklarına saygı duyarak empati kurmak ve yaşamak, savaş kışkırtıcılarının bahanelerini yok etmek, dünyada güvenliğin yayılmasına yardımcı olacaktır.
Şüphesiz kültürel etkileşim ve dini diyalog, günümüz dünyasında barış ve huzurun güçlenmesi için zaruridir; bu diyaloglar ortaklıklara vurgu yaparken yanlış anlaşılmaların giderilmesi bağlamında tefrika ve farklılıklardan uzak durarak aşırıcılık ve şiddetle mücadele için yeni bir yol açacaktır.
İslam Kültürü ve İletişimi Teşkilatı Başkanı ve Dinlerin Siyasetini Belirleme Konseyi Başkanı Dr. Ebuzer Torkeman birkaç yıl önce İtalya ziyareti sırasında Vatikan’da Papa ile görüşmesinde, “bu diyalogların kaçırılmayacak fırsatlar olduğunu, böylece dini ortaklıkların vurgulanarak ve ortak işbirliği geliştirilerek, dünyada barış ve istikrarın yaratılmasına zemin sağlanabileceğini” belirtti.
Hiç şüphesiz günümüzde de dünyanın dini etkileşim ve kültürel diplomasinin güçlendirilmesine duyulan ihtiyacı inkar edilemez bir zarurettir. İslam, düşünce ve gerçeği tanıma dinidir. Bu gerçek insanın kaderini değiştirerek, gerçek güvenlik ve barışa doğru yönlendirir ve sonuçta çok daha iyi bir ortamın oluşmasına yardımcı olur.

Başa dön tuşu
Bugün 29 Temmuz 2021 (27) içerik yüklenmiştir.