AmerikaDünyaHaberlerIrakOrtadoğu

Direniş Irak’taki Amerikalıları nasıl şaşırttı?

Alanında önde gelen Filistinli bir analist, Amerikalı liderlerin yalnızca güç dilinden anladığını, Irak direnişinin bugün bu dili yoğun bir şekilde kullandığını ve Washington üslerine yönelik ölümcül saldırılarıyla Amerikalı işgalcileri geri çekilmeye zorladığını belirtti.

Irak Dışişleri Bakanlığı, Perşembe günü, Irak’taki uluslararası koalisyonun danışmanlarının kademeli olarak azaltılmasına yönelik bir anlaşmayı duyurdu. Açıklamada, Irak ve ABD hükümetleri arasında Ağustos 2023’te başlayan ve IŞİD tehdit ve tehlikesinin değerlendirilmesi için çalışma grupları düzeyinde yüksek bir askeri komite kurulmasının gerekliliği vurgulanarak sona eren müzakerelerin sözde başarısına değinildi.

Bu açıklamada, Irak ve ABD hükümetleri arasında Ağustos 2023’te başlayan müzakerelerin başarısından bahsediliyor ve IŞİD tehdidi ve tehlikesinin değerlendirilmesi için çalışma grupları düzeyinde yüksek bir askeri komite kurulmasının gerekliliği vurgulanarak sona eriyor.

Bu açıklamada, uluslararası koalisyon danışmanlarının Irak’ta bulunma sürelerinin belirlenmiş olduğu spesifik ve net bir takvimden bahsediliyor. Buna göre Irak’ta bulunan danışmanların da yavaş yavaş Irak’tan ayrılacağı ve sonunda koalisyonun IŞİD’e karşı askeri misyonunun sona erdiği açıklanacak.

Direniş Amerikalı işgalcileri Irak’tan sürdü

Bu bağlamda bölgesel Rey el-Yevm gazetesinin editörü ve Arap dünyasının önde gelen analistlerinden Abdulbari Atvan, yeni makalesinde Irak direnişinin Amerikan üslerine yönelik saldırılarının yaygınlaştığına dikkat çekti: ‘Direniş saldırıları nedeniyle Erbil, el-Şedadi, Ayn el-Esed’deki Amerikan üslerinin yanı sıra bu ülkenin Suriye’deki Koniko ve el-Tanf gibi üsleri de Irak’taki İslami direnişin Washington’un bu ülkedeki tüm askeri üslerini boşaltması yönündeki taleplerine uymak için kapatılmak zorunda kaldı.

Atvan bu analizinde şunları kaleme aldı:

Irak Dışişleri Bakanlığı perşembe günü yaptığı açıklamada, uluslararası koalisyona bağlı “danışmanların” Irak topraklarından kademeli olarak çekilmesine ilişkin bir takvim belirlenmesi ve bu koalisyonun buradaki varlığının sonlandırılması konusunda ABD hükümetiyle anlaşmaya varıldığını duyurdu. Daha önce ABD hükümeti, Irak’ın Amerikan kuvvetlerinin Irak’tan çekilmesi yönündeki taleplerine uymaktan kaçınmış ve bu konuda herhangi bir müzakereyi Amerikan üslerine yönelik tüm saldırıların durdurulması şartına bağlamıştı. Ancak bu üslere yönelik füze ve insansız hava araçlarıyla direniş saldırılarının artması ve Amerikan ordusunun saflarına büyük zarar vermesiyle Washington bu konumundan geri atmak ve çekilmek zorunda kaldı.

Direniş Irak’taki Amerikalıları nasıl şaşırttı?

Birkaç gün önce Irak Seyyidü-ş Şüheda Tugayları Sözcüsü, kuvvetlerine verdiği 2 emirle Irak’taki ABD askeri komutanlığını şaşırttı:

– Birinci emir, Amerikan üslerine yönelik askeri saldırıların yoğunlaştırılması ve buralarda daha fazla maddi ve insan kaybının yaşanmasına ilişkindir. Amerika bu saldırılarda 80 askerinin yaralandığını itiraf etti.

– İkinci emir, Gazze halkına destek olmak ve işgalin saldırıları sonucu akan kanın intikamını almak amacıyla işgal altındaki Filistin limanlarına giden tüm nakliye yollarının kapatılmasını ve bu limanların tamamen kapatılmasını içeren düşman karşıtı operasyonların ikinci aşamasına geçilmesiyle ilgilidir.

Bu emirlerin hemen ardından Irak ve Suriye’deki Amerikan üslerine karşı güçlü direniş saldırıları gerçekleştirilmiş, işgal altındaki Filistin’deki “Aşdod” ve “Hayfa” limanları hedef alınmıştır. Irak İslami direnişinin bu acil ve hesaplı eyleminin, Yemen Donanması’nın Siyonist gemilere ve varış noktası işgal altındaki Filistin olan gemilere karşı uyguladığı deniz ablukası çerçevesinde olduğu oldukça açıktı. Bu ablukanın Kızıldeniz ve Bab-ül Mendeb Boğazı’nda Siyonistlere karşı uygulandığını ve üçüncü aşamada Hürmüz Boğazı’na ulaşma ihtimalinin düşük olduğunu görüyoruz.

Atvan şöyle devam etti: Yemen, Lübnan ve Irak’taki İslami direniş, Siyonist düşmana karşı detaylı operasyonlarını yürütüyor ve hem denizde hem de karada tamamen koordineli bir şekilde hareket ediyor. Bu konu, işgal altındaki Filistin’de Siyonistlerin ana askeri destekçisi olan Amerika’ya saldırmaya yönelik tam bir planla uyumludur. Washington, Kızıldeniz’deki Siyonist rejimi korumak için geniş bir uluslararası koalisyon kurmayı başaramadı ve bu başarısızlık, Yemen donanmasının Amerikan gemilerine yönelik devam eden saldırılarına da yansıyor. Şimdi Çin’e, bu süreci durdurmak için İran’la arabuluculuk yapması çağrısında bulundu.

Washington’un Irak’taki büyük yenilgisi

Bu Filistinli analist şunları söyledi: Irak’taki Amerikan birliklerinin sayısı 2 bin 500’ü geçmiyor ama onların geri çekilmesi, Washington ve Afganistan’daki aşağılayıcı yenilgisinin ardından gelmesi sebebiyle bölgedeki nüfuzu açısından büyük bir yenilgi teşkil ediyor. Irak’a karşı yürüttüğü savaşta yaklaşık 6 trilyon dolar harcadı, 4.487 ölü, 32.000 yaralı ile sonuçlandı. ABD, bu savaşta hiç düşünmediği bir sonuçla karşı karşıya kaldı. Bugün ABD’nin Irak’tan güçlerini çekmekten başka seçeneği yok.

Atvan şöyle devam etti: Irak’a karşı savaş tam tamları çalan önde gelen isimlerden biri olan ABD Başkanı Joe Biden, Irak’tan bu mütevazi çekilmenin, Afganistan’da başına gelen kaotik ve utanç verici şekilde değil, sorunsuz bir şekilde gerçekleşmesi durumunda çok şanslı olacak. Amerikalı liderlerin anladığı tek dil güç dilidir ve görünen o ki bugün Irak direnişi de bu dili büyük bir yoğunlukla kullanıyor. Bu, çeşitli Irak hükümetlerinin, ülke parlamentosunun tüm Amerikan askeri üslerinin Irak topraklarından kaldırılması ve Amerikan güçlerinin sınır dışı edilmesi yönündeki kararını uygulama yönündeki diplomatik çabalarında başarısız olmasının ardından yapıldı.

Bu notun sonunda şunun altı çiziliyor: Büyük Irak, bölgedeki ve Arap dünyasındaki liderlik konumuna güçlü bir geri dönüş yapıyor ve bu dönüş, açıkça bu ülkedeki sömürgecilerin varlığının ortadan kaldırılmasıyla sonuçlanacak.

Başa dön tuşu
Bugün 20 Haziran 2026 (18) içerik yüklenmiştir.