HaberlerOrtadoğuSuriye

Dış destekli teröristler Suriye’de yardımların dağıtılmasını engelliyorlar

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Yardımcısı Faysal Mikdat dün Dışişleri ve Gurbetiler Bakanlığında düzenlediği basın toplantısında Suriye hükümetinin hiçbir bölgede ve hiçbir vatandaşa insani yardımların ulaştırılmasını engellemediğini belirtti. İnsani yardım alanında çalışan örgütlerin belirli bölgelerde terör gruplarının kendilerine saldırdıklarını ve yardım kafilelerine el koyup kendileri aldıklarını söylediklerine dikkat çekti.

Mikdat yardımların ulaştırılmasında asıl sorunun terör grupları tarafından saldırıya uğramaları olduğunun altını çizerken, bir çok bölgede çok sayıda yardım kafilesinin teröristler tarafından gasp edilip kendi aralarında paylaşıldığını ifade etti. Buna rağmen insan hakları ve insani yardım iddiacıları hiçbir devlet yada tarafın bu saldırılar konusunda ses çıkarmadığına dikkat çeken Mikdat, bu devlet ve güçlerin teröristlerin yardımların vatandaşlara ulaştırılmasını engellemeleri karşısındaki sessizliklerinin uluslar arası nifakı kanıtladığını vurguladı.

Mikdat aynı devlet ve tarafların terör gruplarının vatandaşlara ve insani yardım kafilelerine saldırı ve ihlalleri karşısında sessiz kaldıkları bir zamanda Suriye hükümetine asılsız suçlamalarda bulunduklarına dikkat çekti.

Şam kırsalı Muaddamiye Beldesinde terör gruplarının canlı kalkan olarak kullanmak için silah zoruyla tuttukları sivil vatandaşlara bir çok kez insani yardım gönderilmeye çalışıldığı ve bu sivilleri güvenli bölgelere taşıma çabaları harcandığına işaret eden Mikdat, her defasında çabaların terör grupları tarafından engellendiğini, teröristlerin insani yardım araçları ve çalışanlarına ateş açtıklarını belirtti.

Mikdat başta Halep kırsalının Nubbul ve Zehra beldeler olmak üzere bir çok yerde teröristlerin sivil vatandaşları abluka altına alıp insani yardımların ulaştırılmasını engellediklerine dikkat çekerken, Suriye’de kötüye giden insani durumlardan söz edip Suriye halkı için timsah gözyaşları döken tarafların teröristlerin bu uygulamalarına ilişkin hiçbir açıklama yapmadıklarını belirtti. Aynı zamanda Suriye hükümetinin insani yardım için harcadığı büyük çabalar ve finans karşısında bulundukları yardımların hiç sayılacağı kimi örgütlerin de açıklamalarına işaret etti.

Terör gruplarının olayların başından beri onları finanse eden, eğiten, silahlandıran, barındıran ve Suriye’ye gönderenlerin provokasyonuyla Suriye’de hizmet kurumları ve vatandaşların temel ihtiyaçlarını temin eden kurumları hedef aldıklarına vurgu yapan Mikdat, vatandaşlara gıda, sağlık ve benzeri hizmet temin eden kurumların teröristlerin ana hedefi olduğuna dikkat çekti. Mikdat teröristlerin elektrik şebekeleri ve istasyonlarıyla birlikte doğalgaz ve petrol boru hatlarını da temel olarak hedef aldıklarına işaret ederken, enerji kaynaklarının kesilmesiyle hastane ve diğer üretim kurumların hizmet dışı kaldıklarını, çocuk ve tüm sivillerin soğuk içinde kaldıklarını ifade etti. Buna rağmen insani durumlardan söz edip provokasyon yapanların yine de sessiz kaldıklarına dikkat çekti.

Bakan yardımcısı Mikdat teröristlerin insan hakları ve insani durumların kötüye gitmesinden yakınan kimi tarafların provokasyonuyla okulları, camileri, hastaneleri ve tüm hizmet kurumlarını kasıtlı ve sistematik bir şekilde hedef aldıklarına vurgu yaparken, insani durumların kötüye gitme nedenlerinin bu saldırlar olduğunun altını çizdi.

Mikdat; terör gruplarıyla birlikte arkalarında duran devlet ve tarafların hizmet kurumlarına saldırmanın yanı sıra Suriye halkının servetini gasp etmekle siyasi, ekonomik ve insani durumlarla baskı uygulamaya çalıştıklarını ve bu şekilde hedeflerine ulaşmaya çalıştıklarını belirtti.

Türkiye hükümetinin 83’ten fazla ülkeden gelen teröristlere güvenli barınak temin etme, Suriye’ye girişlerini kolaylaştırma ve provoke etmekle birlikte hizmet kurumları ve altyapı şebekelerine saldırmalarını sağlamakla oldukça yıkıcı bir rol oynadığına vurgu yapan Mikdat; Suriye hükümetinin teröristlerin sabote ettikleri bu hizmet kurumlarını onarmaya çalıştığını ifade etti.

Suriye’ye yönelik savaşın birçok boyutu olduğuna işaret eden Mikdat; siyasi, ekonomik ve insani boyutlarına dikkat çekti. Bu bağlamda ABD ve Fransa başta olmak üzere Batının Suriye’ye uyguladığı ve Suudi Arabistan gibi kimi Arap devletlerin katkıda bulundukları ekonomik yaptırımlara vurgu yapan Mikdat, bu yaptırımların Suriye’de insani durumların kötüleşmesinde ana nedenlerden biri olduğuna vurgu yaptı. Mikdat Suriye’de insani durumlardan söz edenlerin bu yaptırımları uygulayan tarafların kendileri olduğunu belirterek, bunun nifak ve yalanın kendisi olduğunu vurguladı.

ABD, Batı ve müttefiklerinin Suriye ve halkına yönelik her türlü baskı yöntemini denediklerine dikkat çeken Mikdat; bu devlet ve tarafların gerçekte Suriye halkının çıkarları yada ülkedeki insani durumları umursamadıklarının gün ışığı gibi ortada olduğuna vurgu yaptı.

Mikdat; Suriye’de güven ve istikrar sağlanmadan diyalog ve tartışmaların faydası olmayacağını belirtirken, dolayısıyla silahlı kuvvetlerimizin terör ve teröristleri bertaraf etme kararlılığında olduğunun altını çizdi. Vatandaşların güvenliğini sağlama ve insani durumları iyileştirmek için terör gruplarını bertaraf etmenin mutlak bir gereklilik olduğunu söyleyen Mikdat, dolayısıyla meydanda son sözün Suriye ordusunun sözü olacağını ifade etti.

Bakan yardımcısı Mikdat dost ve kardeş ülkelerin Suriye ve halkına desteklerini överken, düşman ülkelerin teröristlere silah ve finans sağladıkları bir zamanda dostların Suriye ve halkına yardımlarında cömert davrandıklarını belirtti. İnsani yardım alanlarında çalışan ulusal ve uluslar arası örgütlerin işbirliğini öven Mikdat, bu bağlamda Suriye’de teşkil edilen komisyon ve komitelerin misyonlarına işaret eti.

Mikdat ülke genelinde başlatılan aşı kampanyalarına dikkat çekerken, hükümetin bu aşıları istisnasız her bölgeye ulaştırmaya çalıştığını fakat terör gruplarının engel ve saldırılarıyla karşılaştığını belirtti.

Deyrezzor ilinde yayılan çocuk felci hastalığı konusunda ise Mikdat; Suriye’de bu hastalığın 20 yıldan beri tamamen bertaraf edilmiş olduğuna vurgu yaptı. Mikdat bunun da temel sorumlusunun terör grupları ve arkalarındaki güçler olduğunun altını çizerken, terör grupların tüm aşıların çocuklara ulaştırılması önünde engel teşkil etmemeleri gerektiğini ifade etti.

Cenevre II Konferansı konusunda Mikdat, düzenlenme zamanı dikkate alınmaksızın Suriye’nin ilkesel olarak bu konferansa katılacağını, fakat önemli olanın konferansın başarısı için uygun bir zeminin yaratılması olduğunu vurguladı.

Başa dön tuşu
Bugün 30 Ocak 2023 (10) içerik yüklenmiştir.