HaberlerOrtadoğuSuriye

Emperyalist Vahşi Amerika, Suriye’ye yeniden saldırma zeminini oluşturma çabasında

ABD Başkanı Donald Trump’ın Amerikan askerlerini Suriye’den çekeceğine dair tartışmaya yol açan sözleri üzerinden günler geçerken Doğu Guta’daki Duma bölgesinde kimyasal saldırı gerçekleşti.

Suriye ordusu ile savaşmakta olan teröristler, devlet güçlerinin Duma’daki kimyasal saldırıyı gerçekleştirdiğini iddia etti. Bölge sakinleri ise klor gazı ile yapılan saldırı sonucu ölü sayısının 150’ye yükseldiğini bildirdi. Batı medyasının yoğun propagandasının ardından ABD Başkanı Donald Trump, twiter açıklamasında Rusya, İran ve Suriye’yi suçlayarak, bu üç ülkenin büyük bedel ödemesi gerektiğini ifade etti.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Duma’ya kimyasal saldırı ile ilgili gelen raporları tasdik edemeyeceğini söylerken, Rusya da Şam’a karşı iddiaları reddederken Siyonist rejim yetkilileri, ABD’den Beşar Esad yönetiminin mevzilerine saldırmasını istediler.

İsrail İç Güvenlik Bakanı Gilad Ardan ve İnşaat Bakanı Yaof Galant, ABD’yi Suriye yönetimine saldırmaya çağırdı.

Bu arada, Beyaz Saray danışmanlarından Bossert, Suriye ordusunun yeni bir kimyasal saldırı düzenlediği iddialarına ilişkin olarak, ABD’nin Suriye’ye askeri müdahalede bulunabileceğini ima edip bu ülke konusunda hiçbir seçeneğin masadan kaldırılmayacağını söyledi.

Rusya yönetiminin teröristlerin Duma’ya kimyasal saldırı hazırlığında olduğu konusunda uyarıda bulunmasının ardından bölge sakinleri bugün düzenlenen kimyasal saldırıda şimdiye kadar 150 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

Rusya, Doğu Guta’da silahlı grupların elinde tuttuğu son yer olan Duma’da Suriye ordusu tarafından kimyasal silah kullanıldığına ilişkin iddiaları yalanladı.

Lazkiye yakınlarında yer alan Rus uzlaştırma merkezinin yöneticisi Yuriy Yevtuşenko, Suriye ordusunun Duma’da kimyasal silah kullandığına ilişkin iddialar için, “Bu bilgiyi kesin bir biçimde yalanlıyoruz” dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, Suriye ordusunun kimyasal silah kullandığı yönündeki iddiaların bir komplodan ibaret olduğunu söyledi.

Kasımi, “ABD ve bazı Batılı ülkeler tarafından bu gibi iddiaların ileri sürülmesi Suriye’ye karşı askeri saldırılar düzenlenmek için yeni bir komplonun göstergesidir. Bu tavır Suriye ve bölgedeki durumu daha da karmaşık bir hale getirerek, bölge ve tüm dünyadaki barış ve istikrarı olumsuz yönde etkileyecektir” diye konuştu.

Daha önce de geçen yaz aylarında Suriyeli masum insanlar Han Şeyhun kentinde teröristlerce kimyasal saldırıya maruz kalmıştı. Bu saldırı, ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlık koltuğuna oturduğu ilk haftalarda Suriye’ye füzeli saldırı talimatı vermesi için bahane oluşturdu. O zamanda da Batılı taraflar herhangi bir kanıt ve belge sunmadan Suriye ordusu ve hükümetini sivillere kimyasal saldırı düzenlemekle suçladılar ve ardından Suriye hava üssü füze ile hedef aldılar.

Gelinen noktada da ABD Başkanı Donald Trump’ın Amerikan askerlerini Suriye’den yakın gelecekte çekme kararının ardından ABD’deki güçlü askeri-siyasi akım, ABD Başkanı Trump’ı bu kararından vazgeçirmeye ve onu oldu bittiye getirmeye çalıştığı anlaşılıyor.

Ancak ABD Ulusal Güvenlik Konseyi’nin tartışmalı geçen toplantısının ardından Konsey üyeleri Trump’ın görüşünü değiştirmeyi başardılar.

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon yaptığı açıklamada, bu ülkenin Suriye’ye yönelik stratejisinin değişmeyeceğini duyurdu.

Buna rağmen Trump, bu ülkenin bölgedeki savaşlarının faydasız olduğuna vurgu yapmaya devam ediyor. Suriyeli teröristler ve Suudi Arabistan ve İsrail gibi bölgesel tarafları endişelendiren bu tereddütleri ortadan kaldırmak ve bu ülkeye yeniden füzeli saldırı için bahane oluşturmak için bir kez daha Suriyeli masum insanlar kimyasal saldırıya maruz kaldılar.

Böylece ABD Başkanı Donald Trump, önceki Amerikan başkanlarının Vietnam, Afganistan ve Irak’ta katettikleri aynı yolda hareket etmeye zorlanması için zemin oluşturulmaya çalışıldı.

Önceden de ABD içinde ve dışında “savaş ticareti”nden beslenenlerin ABD Başkanı’nın güçlü ve otoriter akımın tersine hareket etmesine izin vermeyecekleri malumdu.

Tonkin Körfezi’ndeki şüpheli olay bahanesiyle Vietnam’a, 11 Eylül olayı gerekçesi ile Afganistan’a ve kitle imha silahları yalanı ile Irak’a müdahalede bulunan ABD’nin Han Şeyhun ve Duma’daki kimyasal saldırılar bahanesiyle Suriye savaşına doğrudan girebilir.

Başa dön tuşu
Bugün 04 Ağustos 2021 (18) içerik yüklenmiştir.