
Irak merkezi yönetimin disiplini sağlamak amacı ile aldığı cezalandırma kararlarını gerçekleştirme iradesi, Kürdistan bölge yönetimin, girdiği çıkmazda sıkışmasına ve ayrılıkçı referandum hakkında görüşme isteğini tekrarlamaya sebep oldu.
Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi 11 ekim tarihinde yayınladığı bildiri ile havaalanları, sınır geçişleri ve bankalar konusunda merkezi Bağdad yönetimi ile görüşmeye hazır olduğunu belirtti.
Bu bağlamda yayınlanan bildiride, illegal ayrılıkçı referandum sonuçlarının lağvedilemsi ile ilgili hiçbir açıklama yer almazken, merkezi Bağdad yönetiminin Kürdistan yetkilileri ile görüşmek için en önemli şartı ise yapılan referandum sonuçlarının lağvedilmesidir. Fakat her şeye rağmen bu bildiri, Kürdistan bölgesinin çıkmazda kısıtlanmasını gösteriyor; bu da hükümet tarafından uygulanan söz konusu kısıtlanmaların bölge yönetimi tarafından onaylanması anlamını taşıyor.
Irak Kürdistan bölgesini çıkmaza sürükleyen en önemli konu, komşu ülkelerce çevrili olması ve bölgeden çıkış yollarının kapalı olmasıdır. Bu yüzden Irak hükümeti de illegal gerçekleşen ayrılıkçı referandumun ardından bölgenin coğrafi konumuna odaklandı; bu bağlamda sınır kapılarını kapatarak, yabancı hava yollarından Kürdistan uçuşlarını durdurmalarını istedi, üstelik hava yolları bu isteği kabul ederek gerçekleştirdiler. Buna ilaveten Bağdad merkezi hükümeti, Kürdistan bölgesel yönetimine karşı bankacılık yaptırımları da uygulayarak, bölgeyi maddi bakımdan da baskı altına almaya çalıştı.
Bağdad, Kürdistan bölgesel yönetimine karşı yumuşak baskı politikasına devam etmekte kararlı olmakla kalmayıp, Kürdistan yönetimin, ayrılıkçı referandum sonuçlarını lağvetmemesi halinde yeni cezalandırma girişimlerini de gerçekleştirmeye çalışacaktır. Bu girişimlerden biri, ülkeler ve uluslararası mali kurumlardan Kürdistan bölgesine mali yaptırım uygulama isteği olabilir.
Bu bağlamda Ammar hekim liderliğindeki Hikmet milli akımı üyeleri ve temsilcilerinden Muhammed el-Lekaş yaptığı açıklamada, hükümetin yüksek dirayetle referanduma karşı tutum sergilediğini, savaş veya sıcak temas için hiçbir girişimde bulunmadığını, fakat Erbil’i ayrılıkçı referandum sonuçlarından geri adım atmaya zorlamak için cezalandırma girişimlerini yoğunlaştırdığını söyledi.
IKBY’ye yönelik yaptırımları ile ilgili olarak Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Ankara’nın Türkiye-IKBY arasındaki sınır kapıların kapatılması ve petrol akışının durdurulmasını adım adım hayata geçireceğini duyurdu. İbrahim Kalın, Kapıların kapatılması ve petrol akışının durdurulması konusunda Bağdat ve Tahran’la adım adım bazı girişimlerde bulunduklarına işaretle, Erbil ve Barzani yönetimine büyük bir sorumluluk düştüğünü, hatalarında ısrar ettikleri takdirde sonuçlarının olacağını mutlaka bilmeleri gerektiğini söyledi.
Irak hükümetinin düzeni sağlamak amacı ile İran ve Türkiye ile beraber aldığı cezalandırma kararlarının devam etmesi nedeni ile Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimin bir sonraki adımda, Erbil ve Bağdat arasında arabuluculuk edilmesi için sınır ötesi oyuncuların ayağını bölgeye açması bekleniyor. Bu bağlamda Londra’da yayımlanan Suudi “el-Arab” gazetesi bu bağlamda yayınladığı makalede, “kürdistan Demokratik Partisi, Tahran, Ankara ve Bağdat tarafından Kürdistan bölgesine her geçen gün artan yaptırımları durdurmak için Rusya ve Fransa’nın müdahalesinin mümkün olduğuna inanıyor. Özellikle Fransa, Irak Kürdistan bölgesi liderleri ile iyi ilişkileri bulunuyor ve Rus firmalarının Irak Kürdistan’ındaki hisse oranı da artmakta, öyle ki Erbil’in bu hayati bölgesinin kontrolünü tam olarak eline almıştır.”
