Ermenistan’ın İran ile ilişkileri genişletme çabalarının yoğunlaşması

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin İran’la ilişkilerini daha da yoğunlaştırarak derinleştirme kararlılığını bir kez daha vurguladı.
Ermenistan Başbakanı Erivan medyasına verdiği bir röportajda, İran ile ilişkilerin her alanda genişletilmesi çabalarına atıfta bulunarak şunları söyledi: Ermenistan’ın İran İslam Cumhuriyeti ile çok yakın ilişkileri var. Karşılıklı görüşmeler yapılıyor. Gaz alımı ile ilgili görüşmeler ve sürekli telefon görüşmeleri gündemde bulunuyor. Ermeni hükümetinin tüm çabaları, bu yönde mümkün olan azami pratik adımları atmaya yöneliktir.
Ermenistan Başbakanı’nın açıklamaları, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan’ın Ermenistan’ın güneyindeki Siyonik eyaletinin merkezi Kapan’da, İran’ın ilk Başkonsolosu Morteza Abedin Varamin ile geçen cuma bir araya gelerek, İran’ın Kapan’da bir başkonsolosluk kurma kararını, İran’ın Ermenistan ile ilişkileri genişletme çabalarının ve bölgede barış ve istikrarı koruma çabalarının somut bir tezahürü olarak nitelendirdiği bir ortamda yapıldı.
Tahran yetkililerinin son 40 yıldır komşu ülkelerle ilişkileri genişletmeye çalıştığı bir ortamda Ermenistan’ın İran’la ilişkilerini olabildiğince genişletme çabası Erivan hükümet yetkililerinin gündeminde yer alıyor. Orta Asya ve Güney Kafkasya cumhuriyetlerinin yetkilileri, İran’ın bu bölgelerde barışın sağlanmasındaki olumlu ve yapıcı rolünü her zaman vurgulamışlardır. Bu bağlamda Bakü ve Erivan yetkilileri İran’ın barışçıl çözüm sürecindeki rolünü her zaman övdüler. Aslında Tahran’ın barışı tesis etme ve sürdürme ve aynı zamanda Orta Asya ülkeleri ile Güney Kafkasya bölgesinin toprak bütünlüğünü sağlama ve garanti altına alma politikası her zaman gündemde kalarak övülmüştür.
Bu arada bazı yabancı politikacılar da gelecekte bölge ülkelerine zarar vermek amacıyla yoğun çaba sarf ediyorlar. Örneğin, İran’ın Orta Asya ve Güney Kafkasya hükümetleri ve halkları ile ilişkilerinin genişletilmesine düşman olan yabancı politikacılar, Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nı Ermenistan’ın güneyinden bir koridor almaya teşvik ederek, İran ve Ermenistan’ın ortak sınırlarını yok etmekle, gelecekte bu ülkenin Güney Kafkasya’da yok olmasına zemin sağlamak ve aynı zamanda İran’a zarar vermeyi amaçlıyorlar. Fakat İran, Güney Kafkasya’nın jeopolitik değişimine karşı olduğunu açıklamakla, yabancıların Kafkasya bölgesinde bu bölge halklarına karşı var olan fırsatlardan yararlanamamaları için çalışıyor. Bu bağlamda Radin Rayovski şöyle diyor: Sorunları çözmenin küresel askeri aşamasının koşulları altında değişen dünyada yeni pozisyonlar için mevcut arayışın arka planında, Bakü, Ankara ile temas halinde, sözde Turan planının uzun vadeli uygulama planlarını ilerletmek için ekstra çaba sarf ediyor.
Fakat İran’ın Güney Kafkasya’nın jeopolitiğini değiştirmeye muhalefeti, şimdiye kadar bu uğursuz ve şom hedefin ilerlemesini engellemiştir. bundan önce de, koridorun Azerbaycan Cumhuriyeti’ne devredilmesinden sonra Ermeni milletini nasıl bir akıbetin beklediğini bilen Erivan hükümetinin yetkilileri, bu koridorun devredilmesine her zaman karşı çıkmışlardır.
Son 30 yılda İran’ın Ermenistan arasındaki ilişkileri, özellikle Kasım 2020’de Karabağ barış anlaşmasının imzalanmasından sonra incelendiğinde, iki ülkenin ikili işbirliğine ek olarak, Serbest Bölgeler ve Ticari Bölgeler Kuruluşu, Avrasya Ekonomik Birliği ve diğer yapıcı kurumlar dahil olmak üzere bölgesel işbirliği kapasitesini kullanmaları gerektiğini gösteriyor. Ayrıca küresel alanda uluslararası ilişkilerin geleceğinde transitin önemi nedeni ile sloganlardan uzak şekilde İran’ın transit kapasitesine verimli ve yapıcı olarak yatırım yapmak ve kullanmak, Ermenistan gibi bir ülke için gerekli ve kaçınılmazdır.
