Haberler

Fetih Balistik Füzesi

Füze gücü İran İslam Cumhuriyeti’nin gücünün bileşenlerinden biri olarak, silah yaptırımlarına bir tepki olarak ve de stratejik caydırıcılığın sağlanması ve sağlamlaştırılması ihtiyacı çerçevesinde geliştirilen bir güçtür. Bilgi tabanlı olmak ve yerli bilgiye dayalı olmak, İran İslam Cumhuriyeti’nin füze kabiliyetinin son otuz yılda iyice gelişmesine yol açmıştır.

Günümüzde İran’ın füze gücü öyle gelişmiştir ki geniş yelpazede balistik füzeler İran İslam Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri envanterine sunulmuştur. Bu tür füzelerin kullanılması ise düşmanların saldırılarına çok uygun bir seçenek sayılmaktadır. Öyle ki balistik füze kullanımının insani zayiat ve maliyetler açısından diğer askeri seçeneklere göre çok daha tasarruf sağlamaktadır. Buna ilaveten füze gücünden yararlanmak, hızlı tepki gösterme imkanı da sağlamaktadır.

İran’ın en önemli balistik füzeleri arasında Fatih 110 füze kategorisi yer almaktadır. Bu füzeler yüksek isabet oranı ile birçok modelde geliştirilmiş ve silahlı kuvvetlere teslim edilmiştir. İran’ın Fatih 110 füze kategorisinde imza attığı yeni başarılarından biri de balistik Fetih füzesinin üretimi olmuştur. Bu füzenin dikkat çekici özellikleri bulunmaktadır.

2000 yılında ülkenin savunma sanayisinin başarılarının gözler önüne serilmesi kapsamında, Savunma Bakanlığı tarafından yapılan Balistik Füzeler Gücü Fuarında, Savunma Bakanlığı tarafından üretilen katı yakıtlı füzelerin yanı sıra yeni bir füze de sergilendi. Fetih füzesi ismini taşıyan bu yeni balistik füze, Fatih 110 füzesine çok benzemekle beraber, ancak çok daha kısa bir uzunluk ve çapa sahip bir füze olarak Savunma Bakanlığı Havacılık ve Uzay Sanayisi Teşkilatı’nın katı yakıtlı füze ürünleri arasında görüntülendi.

Fetih füzesinin görünümü Fatih 110 kategorisinin füzelerine benzer, çünkü bu füzenin şekli yapısı, füzenin sonunda ve başında dengeleyici ve yönlendirici kanatçıkları içerir ve savaş başlığının şekli de Fatih kategorisi füzelerine oldukça benziyor. Tabii ki Fetih füzesinin savaş başlığı, Fatih 110’a göre farklıdır ve tek koni olarak görülmektedir. Fatih 110 savaş başlığına kıyasla bu füzenin daha küçük boyutlarda savaş başlığına sahip olduğu görülmektedir.

Bu füzenin özellikleri resmi olarak yayınlanmamasına rağmen, İran İslam Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı füze fuarındaki Fatih kategorisinde yer alması, özellikle Fatih 110 füzesi yanında bulunması ve iki füzenin boyutları karşılaştırıldığında, Fetih füzesinin Fatih 110 füzesinin boyutunun yaklaşık yarısından daha az olduğu görülüyor. Fatih 110 füzesinin 8.8 metre uzunluğunda ve 61 santimetre çapında olduğu düşünüldüğünde, Fetih füzesi için yaklaşık 4 metre uzunluğu, yaklaşık 30 santimetre çapı ve yaklaşık 850 ila 1100 kg ağırlığa sahip olduğu söylenebilir. Bu balistik füzenin en az 80 ila 100 kilometrelik bir menzili olduğu da düşünülebilir.

Füzenin boyutuna ve ağırlığına bağlı olarak kamyon, taşıyıcı ve fırlatıcı üzerine daha fazlasını monte etmenin mümkün olabildiği söylenebilir.Fatih 313 füzesinin kompozit gövde teknolojisi kullanıldığı düşünüldüğünde Fetih füzesinin menzili 130 ila 170 kilometreye ulaşabileceği söylenebilir. Bu füzenin burnunda kontrol kanatçıkları olması nedeniyle kesinlikle rotanın sonuna kadar güdümlü olarak hareket edebileceği ve delme kabiliyetine sahip olduğu da söylenebilir. Fetih füzesi, füzesavar sistemlerinden kurtulmak için temel özellikler olan daha yüksek hız, daha yüksek isabet oranı , savaş başlığı ayırma kabiliyeti ve daha düşük radar kesitli olma özelliklerine sahiptir. Bu katı yakıtlı füze, Canister koni fırlatıcı rampasından da fırlatılabilir. Bu da İran balistik füzelerinin fırlatılışı hususunda bir ilk sayılır.

İlk kez Fatih 110 füzesine çok benzeyen ancak daha küçük boyutlarda olan bir balistik füze 2000 yılındaki Büyük Peygamber 14 tatbikatında görücüye çıkarıldı. Bir süre sonra Savunma Sanayi töreni sırasında Fetih füzesi Zelzal ve Fatih 110 füzeleri yanında yer aldı. Benzerliklerinin yanı sıra Fatih 110 füzelerine göre daha küçük olması ve Zelzal füzelerine de temel olarak benzemesi Fatih 110 gövdesine benzer bir yapıya sahip olduğu en başından uzmanlarca belirlendi.

Büyük Peygamber 14 tatbikatında Fatih 110 füzesine göre daha küçük boyutlarda olan füzelere sahip yeni füze fırlatma rampaları görüntüleri yayımlandı. Fetih füzelerinin boyutları ve özellikleri göz önünde bulundurulduğunda Devrim Muhafızları Ordusunun düzenlediği tatbikatta bu rampalardan fırlattığı füzelerin Fetih füzelerinin ta kendisi oldukları söylenebilir. Bu füzeler ikişer olarak rampalar üzerine yerleştirilmiş ve fırlatılmıştı. Buradan yola çıkarak karbon fiberleri ve ametal gövdenin ağırlığı azaltmak için Fetih füzelerinin üretiminde kullanıldığı söylenebilir.

Öte yandan Fetih füzesinin boyutları, taşıyıcı araç tarafından 2 veya 3’ünün taşınabilmesi için küçültülmüş, aynı anda iki füzenin taşınabilmesi ve fırlatılması imkanı sağlanmıştır. Ticari araçlara benzer bir görünüme sahip olan bu füzenin fırlatıcısının, iki füzeyi aynı anda taşıyabilme ve ateşleyebilme özelliği olan Fatih füze fırlatıcının diğer modellerinden büyük bir farkı vardı.Bu durum önemliydi çünkü Fatih veya Zülfikar kategorisi füze fırlatıcıları daha önce tamamen askeri bir görünüme sahip bir şasiye monte edilmişti.

Sivil görünümlü fırlatıcıların kullanılması, füze birimlerinin düşmanın gözünden uzak ve atış noktasının dışında faaliyet göstermesine ve füze birimlerinin hareketinin ifşa edilmemesine güvenerek hareket etmesini ve operasyon yapmasını sağlamaktadır. Bu durum ise muharebe alanında önemli ve etkili bir adımdır. Bu nedenle balistik füze rampalarının kullanılması ve daha taktik olan Fetih füzesi gibi daha küçük füzelerin kullanılması füze birimlerinin ateş gücünü ve isabetini de artırabilir.

Fetih balistik füzesi İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusu Deniz Kuvvetleri ve Kara Kuvvetlerine teslim edildi. 2001 yılının başlarında bu füze Canister koni biçimindeki rampalarda, kamyonlara monte edilerek envantere girdi. Bu Cannister’lerin birçoğu da Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetlerinin füze kentlerinde bu güçlere teslim edildi. Bu teslimat önemli bir gelişme sayılırdı çünkü bu güçleri topçu roketler birlikleri düzeyinden balistik füzeler düzeyine taşıdı.

Devrim Muhafızları Kara Kuvvetlerine teslim sırasında ise Fetih füzesi üç farklı fırlatıcı rampa ile teslim edildi. 6 namlulu Canister rampaları, kamyona monte edilmiş 2’li ve 4’lü raylı fırlatıcı rampalı olarak teslimat gerçekleşti. 4 ve 6’lı füze rampaları çok daha isabetli ve çok daha yoğun balistik füze ateşleme imkanını İranlı askeri güçlere sağlamaktadır.

Böylece bu füzeler Devrim Muhafızları kara kuvvetlerini hava uzay güçlerinin füze sistemlerinden bir şekilde bağımsız kılmaktadır. Ağır muharebe başlıkları veya daha uzun menzil gerektiren görevlerde, Hava Kuvvetleri ve Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri arasındaki işbirliği, gelecekteki görevlerin önünü açmaya devam edecek.

İki tip dört namlulu ve altı namlulu fırlatıcılar arasındaki fark ise füzeyi çevresel etkilerden korudukları için bataryaların düşük desteğe sahip yerlerde gizlenebileceği ve bu nedenle operasyonel duruma yakın olabileceğidir. Böylece bu bataryalar ani bir füze yanıtı için saklanabilirler. Ancak özel koruyucu kapağı olmayan bir füzeye sahip basit raylı rampalar, yeraltı şehirlerinde ve depolarda saklanmaya uygundur ve bu nedenle devam eden bir savaş ve askeri çatışma bağlamında kullanım için daha uygundur.

Her iki fırlatıcı tipinin de sıradan kamyonlara monte edilmesi, yolda fark edilmeden seyahat etmelerine de olanak tanır. Fetih balistik füzesi, Devrim Muhafızları topçu kategorisinin harekat doktrininde bir değişikliğe işaret ediyor. Son zamanlarda, çatışmanın menzilinin ve doğruluğunun artırılması konusu askeri komutanlar tarafından çokça vurgulandı. Bu bağlamda Fetih füzesinin bu alanda yeni bir gelişme olduğu söylenmelidir.

Başa dön tuşu
Bugün 24 Ocak 2022 (28) içerik yüklenmiştir.