
Millerce Gülücük Kafilesi’nin başkanı ve İsrail işgal rejiminin Gazze’ye uyguladığı insanlık dışı ablukayı kırma amaçlı çalışmalar yürüten aktivistlerin önde gelenlerinden Isam Yusuf, Gazze’ye uygulanan deniz ablukasının kırılması için önümüzdeki aylarda faaliyetlerin artacağını dile getirdi.
Yusuf, Filistin Enformasyon Merkezi’ne yaptığı özel açıklamada, koronavirüs salgını sebebiyle iki yıldır kesintiye uğrayan, işgal rejiminin Gazze ablukasını kırma amaçlı sivil çalışmaların yeniden başlatılması yönünde hareketlilikler olduğunu vurguladı.
Yusuf önümüzdeki aylarda Avrupa’nın muhtelif limanlarında çalışmalar yapılacağını ve işgal rejiminin Gazze’ye yönelik deniz ablukasının kırılması için bu limanlardan bazı gemilerin denize açılacağını ifade etti. Yusuf, bu gemilerin ne zaman denize açılacağı konusunda kesin tarih vermek için henüz erken olduğunu ancak bu sıralarda hareketliliğin artmasını bekledikleri belirtti.
Yurt Dışındaki Filistinliler Halk Kongresi de 7 Kasım’da İsrail işgal rejiminin Gazze’ye 15 yıldan fazla süredir uyguladığı insanlık dışı ablukayı kırmak amacıyla yeni bir kampanya başlattığını duyurmuştu.
Bunun yanı sıra Uluslararası Özgürlük Filosu Koalisyonu geçtiğimiz Cumartesi ve Pazar günleri (5-6 Kasım) işgal rejiminin Gazze’ye uyguladığı ablukanın kırılması için ortaya konacak çabalar hakkındaki planını görüşmek üzere İngiltere’nin başkenti Londra’da toplantı düzenlemişti.
Öte yandan,BM İnsan Hakları Konseyi’nin İşgal Altındaki Filistin Topraklarındaki Hadiseleri Araştırma Komitesi, İsrail işgal rejiminin Kudüs dahil olmak üzere siyonist işgal altındaki bölgelerde hak ihlallerini soruşturmak amacıyla İsviçre’nin Cenevre şehrinde tanıkları ve mağdurları dinleme duruşmalarını başlattı.
Duruşmaların daha çok işgal rejiminin geçtiğimiz Ağustos ayında bazı insan hakları kuruluşlarının “terör örgütleri listesi”ne dahil edilerek kapatılması ve geçtiğimiz Mayıs ayında El-Cezire muhabiri gazeteci Şirin Ebu Akile’nin öldürülmesi olayıyla bağlantılı gelişmeler üzerine odaklandığı bilgisi verildi.
BM’nin insan hakları konusundaki en üst kurumu olan İnsan Hakları Konseyi’ne bağlı olarak geçen yıl oluşturulan araştırma komitesinin tanıkların ve mağdurların ifadelerini değerlendirme konusunda tamamen tarafsız davranmayı hedeflediği belirtildi.
Mağdurlardan, tanıklardan, sivil toplum kurumları yetkililerinden ve yasal temsilcilerden birçok kişinin olaylarla ilgili tanıklıklarını komite önünde açıklamaları için çağrıldığı ifade edildi.
