GenelHaberler

Guterres’in Koronavirüs Aşısı İstifçiliğini ve Dengesiz Dağıtımını Eleştirmesi

BM genel sekreteri Antonio Guterres Pazar günü twitter üzerinden paylaştığı mesajda şöyle yazdı: ” Kovid 19 aşısı üretimi sürecindeki tehlikeli milliyetçilik ve kimi zengin ülkelerdeki istifleme süreci devam ederse, küresel koronavirüs pandemisinden iyileşme süreci de gecikebilir. Aşıların erişilir olduğundan, ve fiyatlarının bir an önce ekonomik olduğundan emin olmalıyız. ”

Guterres, daha önce koronavirüs aşısının dünya çapında adil olmayan şekilde dağıtılmasını da eleştirerek, 2021 önceliğinin korona aşısına halkın erişimi ve dünyanın tüm ülkelerinde bir aşı planının uygulanması olması gerektiğini söyledi.
BM Genel Sekreteri’nin adil olmayan dağılım süreci ve hatta korona aşısının istiflenmesi konusundaki ciddi uyarısı, başta Amerika Birleşik Devletleri ve bazı büyük Avrupa ülkeleri olmak üzere Batı ülkelerinin mevcut yaklaşımları bağlamında ele alınmalıdır.
Aslında çeşitli koronavirüs aşılarının keşfi ve üretiminde ön sıralarda yer aldığını iddia eden bu ülkeler ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri ürettikleri aşıları giderek daha fazla stokladılar veya sadece kendi ülkeleri çapında kullanmaya başladılar.
Korona aşısının dünya çapında dağıtılma şeklini eleştiren Guterres, “Korona aşısının yüzde 75’isinin sadece 10 ülkeye dağıtıldığını ve 100’den fazla ülkenin henüz aşı alamadığını” belirterek Korona aşısının dünya çapında dağıtımı için bir plan yapılmasını isterken, bu ülkelerin korona aşısını başka ülkeler ile paylaşmaları gerektiğini vurguladı.
Kanada gibi bazı Batılı ülkeler ise, hali hazırda büyük miktarlarda korona aşısı stoklamıştır, halbuki bu aşı rezervleri nüfuslarıyla orantılı değildir. Kanada hükümeti kadar 40 milyondan az olan nüfusu için 400 milyon doz korona aşısı sipariş etmiştir.
Genel olarak istatistiklere göre, zengin ve gelişmiş ülkeler 2021 sonuna kadar nüfuslarının üç katı korona aşısı sipariş etmiştir ve bu, gelişmekte olan ve düşük gelirli ülkelerdeki milyarlarca insanın bu aşıya erişimini uzun yıllar erteleyecektir.
Esasen zengin ülkelerin ihtiyaçlarından fazlasını satın alması, korona aşısının dünyaya eşit dağılımını engelleyecektir.
Dolayısıyla bu ülkeler arasında korona aşısı satın almak için başlayan rekabette, gelişmekte olan ve zayıf ülkeler tehlikeli bir şekilde bu aşıdan mahrum kalıyor.
En büyük uluslararası yardım kuruluşlarından biri olan Halk Aşı Koalisyonu Aralık 2020’de, düşük gelirli ülkelerin “yıllarca” korona aşısına erişemeyebileceği konusunda uyarıda bulundu.
2021’in sonuna kadar Batı ülkeler, dünyanın sekiz büyük aşı üreticisine nüfuslarının üç katı korona aşısı sipariş ederken, neredeyse 70 düşük gelirli ülkelerde, 2021’e kadar 10 kişiden yalnızca biri aşıya erişebilecek.
Oxfam’dan Anna Marriott şöyle diyor: “Hiçbir insanın hayat kurtaran bir aşıya erişimi, sırf fakir bir ülkenin vatandaşı olduğu veya kendi cebinde satın alacak kadar parası olmadığı için reddedilmemelidir.”
Korona aşısının dağıtımı ve buna erişimin önündeki engellerle ilgili bir diğer konu da yaptırım meselesidir.
İran gibi Washington’un sultasına karşı çıkan ülkelere yönelik tek taraflı ABD yaptırımlarının devam etmesi, korona aşısına erişiminin önünde büyük bir engel haline gelmiştir. Washington, yaptırımlar ve bu yöndeki baskılarıyla, özellikle ikincil yaptırımları ile, İran için imal edilmiş aşıları, özellikle de Batılıların ürettiklerini, birçok kısıtlamaya baş vurarak İran’a erişimini engelledi. Attığı sloganlara rağmen Biden hükümeti Trumpvari bir şekilde, Corona salgını sırasında tıp ve sağlık alanında bile İran’a karşı azami baskı politikasını izlemeye hala devam ediyor.

Başa dön tuşu
Bugün 02 Ağustos 2021 (10) içerik yüklenmiştir.