Haberler

Halid bin Selman’ın İmam Ali Hamaney ile görüşmesinde verdiği mesaj

Suudi Arabistan Kralı’nın oğlunun ve aslında Suudi kraliyet ailesinin veliaht prensten sonraki üçüncü ismi olan ülkenin savunma bakanının, Selman bin Abdülaziz’in Devrim Lideri’ne hitaben önemli bir barış yanlısı mesajını taşıyan 70 kişilik bir askeri ve güvenlik heyetiyle Tahran’a yaptığı seyahat, çeşitli açılardan incelenip analiz edilebilir. Daha önce de belirttiğimiz gibi bu seyahat oldukça önemli olup, bölgedeki gelişmelere ilişkin rasyonel düşüncenin büyük ölçüde ortadan kalktığı bir dönemde gerçekleşiyor.

▪️Bu gezinin bölgede ve dünyada bazı kesimlerde şaşkınlık, hayret hatta endişe oluşturduğu aşikar. Öte yandan, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın önümüzdeki hafta İran’ı ziyaret etmesi planlanıyor ve iki gün içinde üst düzey İran ve ABD heyetleri İtalya’nın başkentinde dolaylı görüşmelerin ikinci turunu gerçekleştirecek. Suudi Kralı’nın İran liderine gönderdiği mesajın zamanlaması ile İmam Ali Hamaney’in Rusya Devlet Başkanı’na gönderdiği önemli mesajı bir araya getirince, daha önce zikredilen noktaların ne kadar önemli olduğunu anlayacaksınız…

▪️Hem Türkiye hem de ABD bu geziden hiç kuşkusuz şaşırdı ama asıl büyük sürpriz, Filistin halkına ve bölgedeki diğer uluslara karşı suç işleyen ve işlemeye devam eden Yahudi rejiminin Başbakanı Netanyahu için. Bu seyahat ve Suudi Arabistan’ın İran’la tam ve kapsamlı işbirliğine gideceğini açıklaması onu şaşırtmış ve kuşkusuz dehşete düşürmüştür. Halid bin Selman’ın Devrim Lideri’yle görüşmesinde verdiği mesaj ve yaptığı açıklamalar, Suud Hanedanı’nın diplomasi tarihini bilenler için hiçbir şüpheye yer bırakmayacak niteliktedir.

▪️Ancak Suudiler çok hesapçıdır ve davalarını uluslararası gelişmelere ve etkileşimlere göre ilerletirler. Rüzgârın hangi yönden estiğini bildiklerinde, değişiklikleri de başkalarından daha çabuk hissederler. Tıpkı II. Dünya Savaşı gelişmelerinde olduğu gibi, Amerika’nın Batı’da esas güç haline geleceğini kısa sürede anlayınca, yönlerini İngiltere’den Atlas Okyanusu’nun diğer yakasına çevirdiler ve Abdülaziz ile Roosevelt arasındaki önemli ve tarihi görüşme Kızıldeniz’de bir Amerikan gemisinin güvertesinde gerçekleşti.

▪️Şimdi eğer Suudiler, İran siber aleminde faaliyet gösteren, kendilerine analist diyen ve sürekli olarak İran’ın ve bölgedeki direniş ekseninin yenilgisinden bahseden cahil insanlar gibi, direniş ekseninin başarısız olduğuna ve son 18 ayda tükendiğine inanmış olsalardı, şüphesiz İran’a bu düzeyde ve bu tür bir söylemle yaklaşmazlardı. Suudiler kendilerinin kim olduğunu çok iyi anlamış durumdalar ve son yarım yüzyıldır her türlü olumsuzluğa ve savaşa karşı duran, şimdi Amerika ile eşit olarak pazarlık yapan, varlığıyla dünyanın geleceğinde güç dengesini belirleyen İran, Riyad’ın dış politikasını ona göre şekillendirmesi gereken bir konumdadır.

▪️Bu nedenle bu seyahatin, sonuçlarının ve gelecekte Tahran ile Riyad arasında gerçekleşecek karşılıklı iş birliğinin yeni bir bakış açısı ve mercekle değerlendirilmesi ve incelenmesi bekleniyor. İran ve Suudi Arabistan, Sudan’daki BAE-Siyonist eksenine karşı mücadelede son bir yıldır kapsamlı ve derin bir iş birliği içerisinde bulunuyor. Sudan ordusunun Hızlı Tepki Güçleri olarak bilinen milislere karşı mücadelesine yardımcı olarak ülkenin Siyonistlerin ve Emirliklerin eline geçmesini engellediler. Bu işbirliği, birçok bölgesel ve uluslararası meselenin daha iyi yönetilmesi için iki taraf arasındaki sinerjinin yeni bir başlangıç ​​noktası olacak.

Başa dön tuşu
Bugün 01 Temmuz 2026 (1) içerik yüklenmiştir.