FilistinHaberlerOrtadoğu

Halid Meşal’in Konuşması

İslami Direniş Hareketi (Hamas) Siyasi Birim Başkanı Halit Meşal, Suriye’nin başkenti Şam’da bu akşam (25 Ekim Pazar) düzenlediği basın toplantısında Filistin’deki son gelişmeleri değerlendirdi.

Basın toplantısına “Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” ayetini okuyarak başlayan Halit Meşal, Filistin sahasının olaylarla dolu olduğunu, bu olayların bazılarının acı verici ve bazılarının da zaferi müjdeleyici olduğunu söyledi.

Mescidi Aksa’da bugün yaşananların bir dizi olayın devamı olduğuna işaret eden Meşal, “Mescid-i Aksâ sadece El-Kıbli Mescidi değil.. Mescid-i Aksâ, Kubbetu’s-Sahra ve diğer müştemilatıyla birlikte 144 bin metrekarelik alanın hepsidir” diyerek, Siyonistlerin Mescid-i Aksâ’nın avlusuna girmelerinin Mescid-i Aksâ’ya girmeleri anlamına geldiğini söyledi.

Bugünkü baskın neden tehlikeli?

Siyonistlerin bugünkü baskın girişiminin tehlikesine dikkat çeken Meşal, Siyonistlerin ilk kez Mescid-i Aksâ’nın elektriğini kestiğini, ilk kez ezanın okunmasının engellendiğini, ilk kez El-Kıbli Mescidi’nin kapılarının içerideki cemaatin üzerine zincirlerle kilitlendiğini ve Siyonist işgalcilerin ilk kez bu kadar uzun süre kalarak Mescid-i Aksâ’yı kirlettiklerini söyledi.

Siyonistlerin amacının El-Halil’deki İbrahim Mescidi gibi Mescid-i Aksa’yı da bölmek olduğunu kaydeden Meşal, Siyonist işgalcinin emrivaki oluşturmak istediğini ve Kudüs’ü bu emrivaki ile müzakerelerin dışında tutmayı hedeflediğini belirtti.

‘Yahudilerin Kudüs’te hakkı yok’

Mescid-i Aksâ’yı sadece Müslümanların değil Hıristiyanların da savunduğuna işaret eden Meşal, Şeyh Raid Salah’ın kendisine geçen baskın girişiminde Hıristiyan bir gencin Müslümanlarla birlikte Mescidi Aksâ’da nöbet tuttuğunu söylediğini aktardı.

“Kudüs’ün tek bir parçasından taviz vermeyiz. Kudüs, Müslümanların ve Hıristiyanlarındır. Siyonistlerin Kudüs’te hiçbir hakkı yok” diyen Meşal, “Kudüs’ün geleceği müzakere masalarında belirlenmeyecek. Bilakis Kudüs’ün geleceği savaş alanında belirlenecek” şeklinde konuştu.

Daha sonra “Bizlerden beklenen ne?” sorusunu soran Meşal, Kudüs halkının üzerlerine düşen görevi yerine getirdiğini söyleyerek, Müslüman alimleri ve Hıristiyan din adamlarını Siyonist saldırılara birlikte karşı koymaya davet etti. Meşal, “Bugün Mescid-i Aksa, yarın Kıyamet Kilisesi..” dedi.

Türkiye ve Erdoğan’a çağrı

Mescid-i Aksa’ya destek yürüyüşleri düzenlenmesini isteyen Halit Meşal, “Arap ve İslam ülkelerini,özellikle de Türkiye’yi Mescid-i Aksâ hakkında Allah’tan korkmaya davet ediyorum” dedi.

Türklerin gurur verici tavırlarıyla dikkat çektiklerine işaret eden Meşal, “Türklerden Osmanlı mirasına sahip çıkmalarını istiyoruz. Ey Erdoğan! Kudüs’e ve Mescid-i Aksâ’ya sahip çık” şeklinde konuştu.

Arap rejimlerinin “Filistinliler kendi işlerini bizden daha iyi bilir” bahanesinin arkasına sığındığına işaret eden Meşal, Filistin için bunun geçerli olmadığını vurguladı.

‘Arap Barış Girişimi’ni geri çekin’

Arap ülkeleri liderlerinden Arap Barış Girişimi’ni geri çekiyoruz demelerini ve “ne savaş ne barış” hali ilan etmelerini isteyen Meşal, “Barış diyerek kendimizi kandırıyoruz. Bizden tehlikeli konularda İsrail’in kabul edeceği şekilde tavizler vermemizi istiyorlar. Kudüs’te sadece simgesel bir Filistinli varlığının kalmasını, mültecilerin geri dönüş hakkının ilga edilmesini istiyorlar. Filistin evinin düzenlenmesine müdahale etmek ve Filistin Yönetimi üzerinde tahakküm kurmak istiyorlar” şeklinde konuştu.

Obama’nın da Arap ülkelerinden İsrail’in Yahudiliğini tanımalarını istediğini hatırlatan Meşal, “İsrail şımarık…Araplar ise kendi değerlerini ucuzlattılar. Amerikalıları baskıya alıştırdılar” dedi.

Netanyahu’nun iki devletli çözüm önerisini boşa çıkardığını belirten Meşal, Netanyahu’ya göre çözümün ekonomik projeden ibaret olduğunu ve Filistin halkına işgal altında yaşayan bir halk olarak değil, dışarıdan gelecek parayı bekleyen bir grup insan olarak yaklaşıldığını kaydetti.

Amerikalılara ve Ortadoğu Dörtlüsü’ne göre çözümün sadece müzakerelerin devam etmesi olduğunu ifade eden Meşal, Amerikan Yönetimi’nin kendi sorunlarıyla meşgul olduğunu, bölgedeki çıkarlarını garanti altında hissettikleri için Amerikalıların Filistin’e aldırmadıklarını, bunun yerine çıkarlarını tehlikede hissettikleri için Afganistan ile ilgilendiklerini söyledi.

‘Türkiye ileriye gidiyor, Araplar da değişmeli’

Arapların olduğu yerde saydığına ve hiçbir ilerleme kaydedemediğine dikkat çeken Halit Meşal, “Türkiye değişiyor ve ileriye gidiyor. İran değişiyor ve ileriye değişiyor. Çin’e bakın. Biz Araplar da değişmeliyiz” şeklinde konuştu.

Fetih Hareketi’yle siyasi olarak farklı düşünmelerine rağmen Filistin halkının çıkarını gözeterek siyasi farklılıkları bir tarafa bırakıp uzlaşı için Kahire’ye gittiklerini anlatan Meşal, “Fakat bizden Ortadoğu Dörtlüsü’nün şartlarını kabul etmemizi ve İsrail’i tanımamızı istediler” dedi.

Fetih’in uzlaşıdan beklentileri

Fetih’in uzlaşıdan üç şey beklediğini söyleyen Meşal, Fetih’in uzlaşıdan beklentilerinin Gazze’yi geri almak, Hamas’ı siyaset dışına çıkarmak için hileli seçimler ve müzakereleri sürdürecek Filistin liderliğini oluşturmak olduğunu bildirdi.

Mekke Anlaşması’nın imzalanmasının ardından dört ay geçtiği halde ambargonun kaldırılmadığını hatırlatan Meşal, “Mekke Anlaşması’na uymadılar. Allah kimin verdiği sözleri tutmadığını en iyi bilendir” şeklinde konuştu.

Haziran 2007’den Gazze Savaşı’na kadar uzlaşı için başvurdukları tüm kapıların yüzlerine kapandığını anlatan Meşal, “Çünkü bazı hesapları vardı. Gazze Savaşı’nı kaybedince yeniden uzlaşı dosyasını açtılar” dedi.

Uzlaşı taslağında muğlak ifadeler

Kendilerine uzlaşı olmadan Batı Yaka’da seçim hazırlıkları yapıldığı bilgisinin geldiğini ve buna rağmen Kahire’ye gittiklerini ve uzlaşı tasarısı üzerinde anlaştıklarını söyleyen Meşal, bu sırada Goldstone skandalının patlak verdiğini ve Mısırlılardan anlaşmanın imzalanmasını bir süre ertelemelerini istediklerini belirtti.

“Sonra bize tasarının son hali teslim edildi. Üzerinde anlaşma sağladığımız konuların dışında noktalar vardı. Tasarıyı yeniden incelemek istedik” diyen Meşal, uzlaşının sağlanması için Hamas’ın verdiği tavizleri anlatarak, yeni tasarıda bazı kapalı ve şüphe uyandırıcı ifadeler bulunduğunu ve bunları incelemek istemelerinin doğal hakları olduğunu söyledi.

Mevcut şartlarda kapalı ifadelerin direniş aleyhine kullanılabileceğine dikkat çeken Meşal, seçimler konusunda ise istenenin seçimlerin yapılası değil, seçimi Hamas ve direniş gruplarının kazanmamasının garanti altına alınması olduğunu belirtti.

‘Bizim de seçeneklerimiz var’

Seçim kararının kendilerini korkutmadığını ifade eden Halit Meşal, Abbas’ın seçim kararının anayasaya aykırı olduğuna dikkat çekerek “Bu kararı alan uzlaşı kapısını kapatıyor ve aldığı kararın sonuçlarına katlanır” dedi.

“Bizim de seçeneklerimiz var ve bu seçenekleri vakti gelince ilan edeceğiz” diyen Halit Meşal, Gazze-Mısır sınırındaki tünellerden gelen kazancın zillet ve belirli şartlar karşılığı gelecek büyük paralardan binlerce kez daha şerefli olduğunu söyledi.

‘Şehit olarak Allah’a kaçtılar’

Gazze Savaşı’nda Hamas liderlerinin kaçtığı yönündeki iftiraya da cevap veren Meşal, “Said Sıyam ve Nizar Reyyan’a Allah rahmet eylesin. Evet, kaçtılar. Fakat şehit olarak Allah’a kaçtılar” şeklinde konuştu.

Sözlerinin sonunda uzlaşı isteklerini yeniden vurgulayan Meşal, Arap ve İslam ülkelerine seslenerek “Gelin Filistin’in şanını yükseltelim” dedi.

Başa dön tuşu
Bugün 15 Mayıs 2021 (1) içerik yüklenmiştir.