Hayfa’daki ‘Roket Kulesi’ İran saldırılarının ardından hâlâ hasarlı

İsrail’in İran’la 12 günlük savaşı sırasında İran’ın Hayfa’daki “Roket Kulesi”ne füze saldırısı düzenlemesinin üzerinden beş ay geçmesine rağmen savcılar, hala kalıcı ofisleri olmadığını, kafelerde ve ortak masalarda çalıştıklarını söylüyor.
Press TV’nin haberine göre, İran ile savaş sırasında 20 Haziran’da başlatılan füze saldırısı, Roket Kulesi’nde ciddi iç hasara yol açtı ve onarımlar tamamlanana kadar tüm kiracıları tahliye etmek zorunda bıraktı.
Yerinden edilenler arasında, İsrail’de ağır ceza davalarının en yoğun görüldüğü yerlerden biri olan Hayfa Bölge Savcılığı da yer alıyor.
Savcılar, o tarihten bu yana geçici koşullar altında çalıştıklarını, dava dosyalarına, yazıcılara veya fotokopi makinesine erişimlerinin olmadığını söylüyor.
Bir avukat yerel medyaya yaptığı açıklamada, “İnsanların ‘hukukun üstünlüğünün çöküşü’ ile ilgili başlıkları okuyup bunun başsavcı ile hükümet arasındaki siyasi çekişmelerden kaynaklandığını düşünmeleri beni güldürüyor.” dedi.
“Hukukun üstünlüğünün gerçek çöküşünü görmek isteyen herkes buraya gelmeli. İsrail’de cinayet davaları için en yoğun ofis biziz ve bir fotokopi makinemiz bile yok,” diye ekledi.
Soruşturmalar ve mahkeme süreçleri devam ederken birçok kişi evden veya yerel kafelerden çalışmaya, doğaçlama ortak çalışma alanları oluşturmaya yöneldi.
“Başka bir binaya taşındık ama yeterli masa veya bilgisayar yok,” dedi bir savcı ve ekledi: “Bu yüzden vardiyalı çalışıyoruz; o gün kimin randevusu varsa ona masa veriliyor. Geri kalanımız kafelerden, adliye koridorlarından veya mümkünse evden çalışıyoruz.”
Durum, savcıların sendikalarıyla ilişkilerini de ciddi şekilde gerdi ve ayrılma oylaması yapmalarına yol açtı. Bu karar, “ulusal komite ve başkanının tamamen ihmalkarlığı” nedeniyle alındı.
İsrail rejimi, 13 Haziran’da eşi benzeri görülmemiş Amerikan askeri ve istihbarat desteğiyle İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı bir dizi hava saldırısına başladı.
İran Silahlı Kuvvetleri ilk etapta kapsamlı savunma manevralarıyla karşılık vermeye başladı.
Ancak kısa bir süre sonra, işgal altındaki Filistin topraklarının derinliklerindeki kritik nükleer, askeri ve endüstriyel hedeflere karşı hassas vuruşlar gerçekleştirerek hızlı, güçlü ve kararlı karşı saldırılar başlattılar.
Kod adı Gerçek Vaat III olan amansız misilleme operasyonunda, çoğu çok başlıklı ve süpersonik olan yüzlerce balistik füzenin yanı sıra çok sayıda silahlı insansız hava aracı konuşlandırıldı.
Saldırılar, rejimin ekonomik kalesi olan Tel Aviv’in kalbini, önemli derin su limanı Hayfa’yı ve Siyonist oluşumun modern gelişimi ve teknolojisinin merkezi olan Be’er Şeva’yı vurdu.
Misillemelerin etkisini hisseden rejim, ABD’nin en gelişmiş füze sistemlerini İran’ın ateşine karşı hazır bulundurmasına rağmen, 12 gün sonra ateşkes ilan etmek zorunda kaldı.
