AfrikaHaberler

Her geçen gün Libya’nın durumu biraz daha kötüye gidiyor

Her geçen gün Libya’nın durumu biraz daha kötüye gidiyor. Çatışmaların devam etmesi, terör ve şiddet olayları bu ülkenin çok kötü bir yönde hareket ettiğini ve geleceğinin hiç de iyi olmadığını gösteriyor.

Dün Çarşamba günü Libya’nın doğu bölgeleri yeni bir takım patlamalara sahne oldu. Bu patlamalarda en az 20 kişi hayatını kaybetti. İşin ilginç yanı patlamaların, Libya hükümetinin kontrolünde olduğu veya ordu güçlerinin çatışma halinde olduğu bölgelerde vuku bulmasıdır.

Bu patlamalarla sarsılan Libya’nın Tobruk kenti aynı zamanda Libya parlamentosunun merkezidir de. Görgü tanıkları Tobruk’taki patlamanın çok şiddetli olduğu ve çevreye de büyük zarar verdiğini belirtti. Tobruk’un yanı sıra Ordu güçlerinin isyancılarla çatıştığı Bingazi şehri de çeşitli patlamalara sahne oldu.

Bu patlamalar yeni hükümete darbe indirilmesi hedefiyle yapıldığı belirtilmektedir. Devrimin arkasından siyasal istikrarın sağlanamadığı Libya’da Mayıs ayında Halife Hafter’in Zintan merkezli milis gruplarla başlattığı vuruş girişimi, Trablus ve Misrata’daki devrimci gruplarla birlikte devinim eden Trablus’taki merkezi yönetim tarafından engellenmişti.

Bu olayların arkasından 2 meclisin faaliyete geçtiği ülkede, Milli Genel Kongre’nin desteklediği Libya Şafağı (Fecr) Koalisyonu ile Tobruk Temsilciler Meclisi’nin destek verdiği emekli General Halife Hafter’e bağlı ‘Onur Operasyonu’ Koalisyonu arasındaki çatışmalar devam ediyor.

Son haftalarda hükümetin bakanlar kurulunu başkent Trablus’ta değil de Tobruk’ta yapması ülkede devam eden çatışma ve şiddet ortamının büyüklüğünü göstermeye yeterlidir.

Diğer yandan Libya eski yasama kurumu Milli kongresince başbakan olarak atanan Ömer el-Hasi de ülkeyi idare ettiğini iddia etmekte. Bundan önce sağlanan anlaşma uyarınca parlamentonun kurulmasıyla Milli kongrenin münhal edilmesi kararlaştırılmıştı. Trablus’da Ömer el-Hasi hükümeti MGK’dan güven oyu alırken, Abdullah es-Seni’de Tobruk’ta Temsilciler Meclisi’nden güven oyu alması durumunda Libya’da aynı anda iki hükümet kurulmuş olacak.

MGK’den ayrılan bazı milletvekilleri, başkent Trablus’taki çatışmaları ve güvenlik zafiyetini gerekçe göstererek ülkenin doğusundaki Tobruk kentinde Temsilciler Meclisi adı altında çalışmalarına başlamıştı. Tobruk’ta parlamentonun teşkil olmasına rağmen milli kongre halen faaliyetini sürdürmektedir. Buna paralel olarak Libya ordusu içinde de bölünmeler yaşanmakta ve eski askerlerden General Hafter’in liderliğinde bir grubun oluşmasıyla pratikte bu ülke güvenlik güçleri iki zıt gruba ayrılmış bulunmaktadır.

Bunlardan bir grup Trablus hükümetinin liderliği altındayken askerlerden diğer bir grup ise General Hafter’in komutası altında resmen birbiriyle çatışma ortamındadır. Bir ülkede iki parlamento, iki hükümet ve birkaç askeri silahlı grubun faaliyet ortamında olduğu bir dönemde bu ülkede çatışma, güvensizlik ve şiddetten başka bir şey beklemek mümkün olabilir mi? Halı hazırda Libya birkaç parçaya bölünmüş ve her bir bölümü de ülkede etkili bir grubun idaresi altında yönetilmektedir.

Ülkede siyasi ve askeri gruplar arasında şiddetli bir rekabet mevcut olup her bir grup ülkeden kendine daha fazla pay alma gayretindedir. Tüm bu olup bitenler içerisinde hükümet de büyük bir zafiyet yaşamaktadır. Ülkenin mevcut kargaşa ortamı öteki terör örgütlerinin de bu ülkede yuvalanmasına ve Libya’nın yanı sıra hatta başka ülkelerde de terör eylemlerine girişmesine yol açmıştır.

Bu arada Batı ve NATO sürekli olarak Libya için uygulanabilir bir çözümün bulunmasından söz etmişlerdir ama bu ifadeler bir açıklamadan öteye gitmemiş ve hatta Libya’da bazı kanunsuz taraflara vermiş oldukları destekle ülkenin durumunun daha da karışmasına sebep olmuşlardır. Bu de söz konusu ülkelerin Libya için belli bir takım hedefleri olduğunu ve bu hedeflerini tahakkuk ettirme yönünde çaba harcadıklarını, bunun için de bu amaçlar ışığında Libya’nın hala hala düzelemeyeceğini gösteriyor. Libya bir belirsizliğe doğru gidiyor ve kanlı bir iç savaş bu müphem geleceğin şom etkilerinden biri olabilir. Nitekim BM teşkilatı da bu konuda uyarıda bulunarak Libyalı gruplardan milli görüşmeler ve diyalog yoluyla mevcut sorunların çözümlenmesini istemiştir. Ancak BM’nin bu talebi söz konusu gruplar tarafından pek de dikkate alınamamış ve Trablus hükümeti bu aşamada dünya topluluğundan yardım talebinde bulunmuştur.

Başa dön tuşu
Bugün 03 Eylül 2026 (5) içerik yüklenmiştir.