HaberlerHasan NasrullahLübnanOrtadoğu

Hiç kimse Filistinlilerin haklarından taviz veremez

Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah dinimiz, uygarlığımız, ahlakımız, değerlerimiz, geçmişimiz, tarihimiz, günümüz ve geleceğimizin bir parçası olması nedeniyle Kudüs davasını unutmazlıktan gelme yada göz ardı etmenin mümkün olmadığını söyledi.

Genel Sekreter Nasrullah Kudüs Günü münasebetiyle yaptığı ve Al Manar Uydu Kanalının yayınladığı konuşmasında bu günün kanların, şehitlerin, acıların, esirlerin, yaralıların, yıkılan evlerin ve milyonlarca göçmenin uğruna gittiği değerlerin ve ilkelerin yeniden tüm dünyaya vurgulandığı gün olduğunu belirtti.

Bu günün meydan okumalar ve zorlukların Filistin’in sadece ve sadece Filistin halkına ait olduğunu somutlaştıran bu ilke ve değerlerin bir harfini bile değiştirmeyeceğini dünyaya duyurma günü olduğuna vurgu yapan Nasrullah, bu hakların aynı zamanda Arap ve İslam aleminin de hakları olduğunu ekledi.

Nasrullah Kudüs’ün Filistin’in başkenti olduğuna vurgu yaparken gasp, katliam ve ihlaller üzerine kurulu olması nedeniyle İsrail’in gayrı insani, gayrı meşru ve gayrı ahlaki bir varlık olduğunu, dolayısıyla meşruluk kazanmasının mümkün olmadığını ekledi.

Hiç kimsenin Filistin topraklarından bir zerre ya da suyunun bir damlasından taviz vermeye hakkı olmadığını belirten Nasrullah; bu günün, Kudüs ve kutsal değerlerin maruz kaldığı saldırılara ışık tutmak için bir fırsat teşkil ettiğine dikkat çekti.

Nasrullah, İsrail ve Filistinliler arasında ölü olarak doğan direk görüşmelerden amacın açık ve net olduğuna işaret ederek, ABD’nin seçim yatırımı olarak kullandığını, Filistin ve Filistin halkı haklarının ise ilgilendiği son şey olduğunu kaydetti. Aynı zamanda ilke olarak görüşmelere karşı olmayan gruplar dahil olmak üzere Filistinli gruplarının genelini bu direk görüşmeleri reddettiğini, kınadığını ve protesto ettiğine işaret etti.

Genel bir şekilde yapılan ve ilan edilen istatistiklerin genelinde de Filistin halkının büyük çoğunluğunun bu görüşmelere karşı olduğunu söyleyen Hizbullah Genel Sekreteri, dolayısıyla bu görüşmelerin Filistinlilerin vizyonunda hiç bir değeri olmadığını söyledi.

Irak konusunda Nasrullah, ABD güçlerinin Iraktan çekilmelerinin başarısızlık ve hezimetin adresi olduğunu, dolayısıyla ABD’li hiç bir yetkilinin zafer konuşması yamaya cesaret edemediğini, yapılan konuşmaların da daha çok hezimete delalet ettiğini dile getirdi.

Direnişe de değinen Hizbullah Genel Sekreteri, direnişin son yıllarda tarihi kazanımlar sağladığını, bu kazanımların bölgesel ve evrensel düzeyde yansımaları olduğuna işaret etti. Aynı zamanda Suriye, İran, Irak halkı ve Filistin direnişleriyle birlikte bu direnişleri destekleyen ülkeler ve siyasi güçlerin ABD’nin Ortadoğu’ya yönelik planlarını başarısızlığa düşürdüklerini vurguladı.

Nasrullah, ABD’nin bu süreç içinde ekonomik, sosyal ve politik krizlerinin yanı sıra bölgeye karşı düşmanlığının başarısızlığı nedeniyle herhangi bir savaş açmaktan aciz olduğunu söyledi. Hizbullah Genel Sekreteri direniş, mücadele ve birlik çağrısı yaparak, Filistin direnişi ve halkının desteklenmesi davetinde bulundu.

Lübnan’ın iç durumuna da değinen Nasrullah direniş, ordu ve halk denkleminden bahsederek, ülkenin egemenliğini ve bağımsızlığını savunabilmesi için Lübnan ordusunun silahlandırılması çağrısında bulundu.

Lübnan eski Başbakanı Refik el-Hariri’ye karşı suikast soruşturması ve uluslararası mahkemeyle ilgilenmediklerini belirtirken Nasrullah, Lübnan yargısının talebi üzerine ellerindeki verileri teslim ettiklerini, uluslararası mahkemenin de istek ve sorularına cevap vermeyeceklerini ekledi.

Hizbullah Genel Sekreteri direniş ve Suriye arasındaki ilişkilerin oldukça güçlü ve sağlam olduğuna vurgu yaptı.

Başa dön tuşu
Bugün 08 Aralık 2022 (18) içerik yüklenmiştir.