HaberlerİranOrtadoğu

İmam Ali Hamaneyi Meşhed Şehrine Gitti.Konuşmanın Tam Metni!

İmam Hamenei, Nevruz bayramı münasebetiyle Meşhed kentinde
toplanan yüz binlere hitap ederek bölgedeki gelişmeler hakkında
önemli değinilerde bulundu.İmam Hamenei “Bölgedeki son geliş-
meler;Mısır,Tunus,Libya ve Bahreyn hadiseleri çok önemli olaylardır
Arap ve İslam coğrafyasında İslam Ümmetinin uyanışını gösteren
çok köklü bir değişim gerçekleşmektedir” dedi.İslam İnkılâbı rehberi
şöyle devam etti: “Bu değişimlerdeki iki önemli unsur ve özellik halkın
fiziki olarak sahnede yer alışı ve bu hareketlerin dini veçheleridir.Halkın
fiziki olarak sahnede yer alışı İran İslam İnkılâbı’nda da meydana geldi
ve bu durum partilerin, masalarında ve fildişi kulelerinde oturan kişilerin
ve analistlerin gerçekleştiremediği bir iş idi. Mısır, Tunus ve diğer ülke
halklarını sahneye çeken şey insani izzet ve şeref duyguları idi, zira
gururları zalim yöneticiler eliyle incinmişti.”
İmam Hamenei,Mısır’ın devrik başkanı Hüsnü Mübarek’in gasıp Siyonist
rejim ile ortak bir şekilde yürüttüğü mazlum Gazze halkını kuşatma
çabalarına da değinerek “Mısır halkı ülkelerinin başındaki liderlerinin
İsrail adına en çirkin işleri ve cinayetleri işlediğini gördüklerinde gurur-
ları incinmekteydi” diye konuştu ve ekledi: “Eğer Gazze kuşatması
hadisesinde Mübarek İsrail ile işbirliği yürütmeseydi İsrail Gazze’yi
bu şekilde baskı altında tutamaz ve o cinayetleri işleyemezdi.”

İmam Hamenei Libya konusunda şunları söyledi:

“Kaddafi iktidara geldiği ilk yıllarda batı karşıtı eğilimler sergilemiş
olsa’da bu yıllarda onlar için önemli hizmetlerde de bulundu. Halkın
yüreği,Kaddafi’nin içi boş sert tehditleriyle batıya gözdağı vermesine
rağmen atom enerjisi alanındaki olanaklarını toplayıp batılıların gemi-
sine boşalttığını gördüğünde kan ağladı.”İslam İnkılâbı Rehberi öte
yandan İran halkının “tüm dünyanın ABD önderliğinde kendi nükleer
hareketi karşısında kıyam etmesine rağmen, devlet görevlilerinin
batılıların tehditleri ve ambargoları karşısında geri adım atmadıklarını,
aksine düşmanın tüm girişimlerine rağmen atom enerjisi alanındaki
olanaklarını her geçen sene birkaç kat daha geliştirdiklerini gördük-
lerini” belirtti.İmam Hamenei İran İslam Cumhuriyeti’nin bölgedeki
gelişmeler karşısındaki tavrı hakkında da “İran İslam Cumhuriyeti’nin
bölge meselelerindeki duruşu açık bir şekilde Müslüman ve mazlum
halkların haklarının savunulması ve diktatörler ve müstekbirler kar-
şısında durmaktır” vurgusunda bulundu.İmam Hamenei Amerika ve
batının bölgesel gelişmeler karşısındaki duruşunun habislikle dolu
ve halklara zarar verici olduğunu kaydederek “Bölgede başlayan
hareket,İslam Ümmetinin İslami hedeflere doğru başlattığı bir hare-
kettir ve ilahi vaade göre de kesinlikle zaferle sonuçlanacaktır”dedi.
ABD Bölgedeki Hadiseler Karşısında Şaşkına Dönmüştür ve Çelişkili Konuşmaktadır

İslam Devrimi’nin Önderi sözlerinin devamında şunları söyledi:

“Amerikalılar bölge hadiseleri karşısında başta çok şaşırdılar, böyle
bir değişimin meydana gelişini kabul etmek istemiyorlardı.Bu yüzden
tahlilde bulunamadılar, sonrasında da olayları doğru dürüst yorum-
layamadıklarından ve halkı da tanımıyor olmalarından dolayı birbiriyle
çelişkili tavırlar takındılar.”

Amerika Diktatörleri Her Zaman Desteklemiştir

“Amerikalıların davranışlarında bugüne değin sürekli görünen şey
diktatörleri desteklemeleridir. Onlar aslında Hüsnü Mübarek’i bile
son ana kadar savundular, fakat artık bunun işe yaramadığını
anladıklarında onu da başlarından kovdular.Bu Amerika’ya bağımlı
diktatörlere ibret olsun,kullanım tarihleri bitip faydasız kaldıklarında
onları eski bir elbise gibi kenara atacaklar.”

“Mısır Amerika’nın Ortadoğu politikasının temel direklerinden biri
olmasına ve Amerikalılar bu politikaya dayanmalarına rağmen bu
direği kendi çıkarları lehinde kullanmayı başaramadılar ve halklar
onlara baskın geldi.”

Mısır ve Tunus Halkı Amerika’nın İkinci Komplosunu da Boşa Çıkardı

“Amerikalılar ve batılılar habis olmakla beraber aynı derece de
yüzeysel aldatma taktikleriyle halklar uyanık olmaları durumunda
bu planları bozabilirler- Hüsnü Mübarek ve Bin Ali’yi kaybettik-
lerinden, en azından nizamın temel yapısını korumaya ve bu
amaçla da başbakanları yerlerinde bırakmaya çalıştılar.Fakat
halklar kıyamlarını sürdürerek bu hilelere de baskın geldiler ve
bu hükümetleri de düşürdüler.”

Amerika’nın Yenilgi Silsilesi Devam Ediyor

“İlahi tevfikin inayeti ve Allah’ın kudreti ile Amerika’nın bölge-
deki yenilgi silsilesi devam edecektir.Amerika ve batı bahsedilen
ülkelerdeki unsurlarının eliyle iki hileye daha girişti.Bunlardan biri
‘fırsatçılık’, diğeri de ‘benzerini yontma’ idi.Fırsatçılıkları devrimlere
el koyma çabalarında gözüktü ama bunda yenilgiye uğradılar.
İkinci çabaları ise bu ülkelerde gerçekleşenlerin aynısını İslami
İran’da da,halk yönetiminin ve milletin İran’ında da uygulamak idi.”
“Onların bu hilelerindeki aletleri ülke içindeki zayıf ve alçak tabiatlı,
gerçekten de nefsanî hevalarının esiri olan insanlardı. Bu işi gerçek-
leştirmeye çalıştılar ama sonuçta hareketlerinin yenilgiye uğradığı
ve komik bir karikatür halini alan sonuçsuz bir iş olduğu belli oldu.
İran milleti ağızlarına iyi bir yumruk atmıştı.”

BAHREYN’DEKİ HADİSELERİ Şİİ VE SÜNNİ MESELESİ DİYE ORTAYA KOYMAK AMERİKAN KOMPLOSUDUR

Amerika ve Batının Libya’ya Müdahalesini Kınıyoruz

“Libya meselesine gelince, bizler Libya devletinin halkı karşısında
başvurduğu katliamı ve baskıyı,şehirlerin ve sivillerin bombardımana
uğratılmasını yüzde yüz kınıyoruz,ama aynı şekilde Amerikalıların ve
batılıların bu işe girişmelerini de yüzde yüz mahkûm ediyoruz.”

Amerika ve Batı Libya Halkını Savunmanın Değil Petrolün Peşindeler

“Amerikalılar ve batılılar halkı korumak için Libya’ya girmek ve askeri
operasyon gerçekleştirmek istediklerini iddia ediyorlar. Onların bu
iddialarını kabul etmeye asla imkân yoktur.Bunlar eğer gerçekten
Libya halkının haklarının savunucusu olsalar ve canları Libya halkı
için yanmış olsaydı,bu halk bir aydır bombardıman altında yaşarken
kendilerine değişik imkânlar ve uçaksavar silahları sağlarlardı.Fakat
bunun yerine batılıların bir ay boyunca oturup halkın katledilişini
izlediklerini gördük.Şimdi ise müdahalede bulunmak istiyorlar.Demek
ki Libya halkını korumanın peşinde değiller,Libya’nın petrolünü istiyorlar.”

Veliyy-i Emr-i Müslimin Batı ve ABD’ye seslenerek şunları söyledi:

“Sizlerin amacı Libya’da bir tutamak noktası elde etmektir.Libya’da elde
edeceğiniz bu yerle, bu ülkenin iki tarafında yer alan Mısır ve Tunus’un
gelecekteki devrimci rejimlerini kontrol altında tutmak istiyorsunuz.Niyetiniz bozuk.”

“Bizler, batılıların Amerika’nın öncülüğündeki bu hareketlerini kabul etmiyoruz
Halkların hizmetinde olması gereken Birleşmiş Milletler Teşkilatı da ne yazık
ki bu ülkelerin aleti halini almış. Bu batılı devletler ne isteseler BM hemen
yerine getiriyor. Bu BM için ayıplanacak bir şeydir.”
“Yabancı ve batılı güçlerin Libya’da kalmaları asla kabul edilemez. Eğer
bu ülkeler Libya halkına yardım etmek istiyorlarsa halkı teçhiz edebilirler,
böylece halk Kaddafi ile arasındaki meseleyi halleder.”

Bahreyn Meselesi

“Bahreyn meselesi mahiyet itibariyle bölgedeki diğer ülkelerin
sorunlarıyla aynıdır. Bahreyn sorununun Mısır, Tunus ve Libya-
dakinden hiç farkı yoktur.Bahreyn’de de hakları rejimleri tarafından
görmezden gelinen bir millet var.Bahreyn halkı bu kıyamla çok
temel bir istekte bulunmuştur, ülkede bir seçim olsun ve herkesin
tek bir oy hakkı bulunsun. Acaba Bahreyn halkı çok şey mi istiyor?
Bahreyn’de zahiren bir seçim yapılıyor ama her bir kişinin bir adet
oy hakkı olması gibi temel bir haktan bile yoksun olan halka
zulmedilmektedir.Batılılar Bahreyn’de yeni bir Şii-Sünni meselesi
yaratarak bölgeye dâhil olmak istiyorlar. Bahreyn halkı Şii olduğu
için kimse onlara yardım etmemeli diyorlar.Bölge hadiseleriyle ilgili
en ayrıntılı noktaları yayınlayan televizyonlar Bahreyn’deki hadiseler
ve halkın katliama uğratılması hakkında yayın yapmıyorlar.
Körfez ülkelerinden bazı siyasetçiler ve gazeteciler de boş boş konu-
şarak Bahreyn meselesinin Şii-Sünni savaşı olduğunu söylüyorlar.
Oysa asla böyle bir şey yok.Bu ülkenin meselesi bir milletin kendisine
yapılan zulme itiraz etmesidir.Bahreyn meselesininTunus, Mısır, Libya
ve Yemen sorunlarıyla hiçbir farkı bulunmamaktadır

Amerikalılar bölgedeki propaganda borazanları ile Bahreyn meselesini
Şii ve Sünni ihtilafı olarak lanse etmekten dolayı çok mutlular.Onlar
bu yolla hem bu mazlum halka yapılacak olan yardımların önünü almak,
hem de olayın mahiyetini değiştirmek istemektedirler.

Batılılar ‘İran Bahreyn halkına niçin yardım ediyor?’ diye soruyorlar.
Bizler tüm mazlum milletlere destek sunduk. 32 yıldır Filistin halkını
destekliyoruz.Hangi devlet ve millet böyle bir yardımda bulunmuştur?
Yoksa Filistin halkı Şii mi? Gazze için halkımız ne büyük çabalar sarf etti.
Gençlerimiz İsrail ile savaşmak için havaalanlarını doldurdular.Oysa yol
kapalı idi, bizler yolda kalıp perişan olmamaları için onlara izin vermedik.
Halkımız Gazze, Filistin, Tunus ve Mısır konusunda, bu ülkeler Şii olmama-
larına rağmen hassasiyet gösterdiler. Aslında Şii ve Sünni meselesi söz
konusu bile değildir burada.

Ne yazık ki insanın kötü niyetli olmadığını düşündüğü bazı adamlar da
bu tuzağa düştüler.Eğer iyi niyetliler ise onlara buradan ilan ediyorum,
sorunu Şii-Sünni meselesi yapmayın.Zira bu Amerika’ya ve İslam ümme-
tinin düşmanlarına yapılacak olan en büyük yardım olur.Bir milletin tama-
mının iştirak ettiği istibdat karşıtı bir hareketi Şii ve Sünni kavgası olarak
sunmak -ki Şii ve Sünni kavgası yok ortada- düşmana hizmet etmektir.

Bizler Gazze, Filistin, Tunus, Libya, Mısır, Bahreyn ve Yemen arasında bir
fark görmüyoruz ve nerede olursa olsun milletler karşısındaki zulmü mahkûm
ediyor, İslam şiarı ve özgürlük yolundaki hareketleri destekliyoruz.

Amerikalılar,Suudilerin Bahreyn’deki tanklarını bu ülkenin içişlerine karış-
mak olarak görmeyip,bizim iyi niyetli ulemamız ve taklit mercilerimiz
‘halkı öldürmeyin’ dediklerinde bize ‘siz karışmayın’ demekle iğrençliğin
zirvesine çıkmış oldular.Bizim zalim bir rejime ‘halkını öldürme’ deyişimiz
içişlerine karışmaktır, öyle mi? Yabancı tankların şehirlere girmesi iç
işlerine karışmak değil ama bizim yaptığımız dışarıdan müdahaledir!

Suud Rejimi Bahreyn’e Askeri Müdahale ile Halkların Nefretini Celp Ediyor

Suudiler Bahreyn’e asker göndermekle büyük yanlışa imza attılar Bu işle
bölge halkı arasında kendilerini menfur kılıyorlar. Amerika’nın bölge halkı
tarafından nefret duyulmaktan yana fazla bir endişesi yok,buradan bin-
lerce kilometre ötede yer alıyor.Ama eğer bu bölgenin halkları Suudiler-
den nefret ederse bu onlar için ağır bir kayıptır Bu nedenle Suudiler
yanlış yaptılar, her kim aynısını yaparsa o da büyük yanlış yapmış olur.

Allah’ın yardımı ile bölgedeki halkların ve İslam Ümmetinin bu hareketi,
İslam şiarı ile ve İslami hedeflere doğru yol almaya başlamıştır.Bu,
halkların genel uyanışının bir işaretidir ve ilahi vaad gereğince de
bu hareketler kesinlikle zafere ulaşacaklar.

Vesselamu eleykum ve rahmetullâhi ve berakâtühu…

Başa dön tuşu
Bugün 20 Eylül 2026 (38) içerik yüklenmiştir.