DünyaHaberlerİmam HumeyniİranOrtadoğu

İmam Humeyni(ra), İslami uyanışın gerçek mimarıdır

Bu günlerde İran İslam Cumhuriyeti kurucusu İmam Humeyni’nin (ra) adı ve anısı, insanların düşüncesinde ayrı bir yer alıyor. Hür ve büyük düşünen bu insan, benliğinden sıyrılmayı ve bir milleti izzet ve azamete kavuşturmayı başardı. Şimdi ise Ortadoğu’da şekillenen bağımsızlık hareketleri zirveye tırmandığı ve mazlumların zalimlere ve zorbalara karşı ayaklandığı bir sırada bu insanlar, dünyada uyanış ve kıyamı haykıran bu şahsiyetin anısını hatırlıyor.

Bugün dünyanın siyasi edebiyatında, düşünürlerin ve politikacıların bilimsel oturumlarında ve hatta büyük devlet adamlarının resmi müzakerelerinde İslam inkılabının siyasi ve kültürel dengelerde yarattığı büyük değişimlerden söz ediliyor. Müslümanların özellikle İslam ülkeleri başta olmak üzere bilinçlenmesi, Kuran’ı Kerim’e geri dönmesi, İslam’ın zengin kültürüne dayanması ve İslam medeniyetinin yeniden canlandığını yansıtan işaretlerin ortaya çıkması, bir çok kanaat önderinin itirif ettiği gibi İslami uyanış ve Müslümanların bilinçlenmesinde inkar edilemez etkisi olan imam Humeyni’nin (ra) önderliğini yürüttüğü İslam inkılabının pratik yankılarıdır.

Mısırlı düşünür Dr. Muhammed Farali bu konuda şöyle diyor: İslam uyanış, İmam Humeyni inkılabından sonra yaygınlaşan yeni bir terimdir.

Bugün imam Humeyni’nin (ra) 22. vefat yıldönümünü, tarihin bu büyük mimarının öğretilerinin artan tesirlerinin bereketi sayesinde İslam dini Batı liberalizmi karşısında en güçlü rakip olarak gündeme geldiği bir sırada anıyoruz.

Batı ve siyonistler bu durumdan derin kaygı duyuyor ve her yerde Müslümanlarla mücadele etmekle uğraşıyor. Öte yandan öz İslam’ın hoş ıtrının her tarafa yayılması ile beraber Müslümanlar, büyük bir gurur ve sevinç yaşıyor ve Müslüman milletler arasında özgüven, bağımsızlık ve inanç duygusu gelişiyor. Bu konunun bilincinde olan imam Humeyni (ra) şöyle diyor: İran’ın büyük inkılabının sesi, İslam ülkelerinde ve diğer ülkelerinde yankılanacak ve onurlandıracaktır.

1979’da İslam inkılabı zafere kavuşmadan bir ay önce bir gazeteci imamdan şöyle sordu: Acaba İran gelişmeleri Türkiye’de de uzanacak mı dersiniz? İmam Humeyni (ra) şöyle karşılık verdi: İran’ın kutsal hareketi İslam bir harekettir ve bu açıdan kuşkusuz dünyanın tüm Müslümanlarını etkileyecektir.

Mısır, Tunus, Bahreyn ve Libya’da başta olmak üzere İslam dünyasında gençlerin özgürlükçü ve ecnebi karşıtı hareketlerinin gelişmesi, siyonistlerin Lübnan’dan atılması, işgal altındaki Filistin topraklarında Filistin milletinin mücadelesinin derinleşmesi ve yine fedakarlık, gönül birliği, cihat ve şahadet gibi değerlerin kök salması, zorbaların kolayca hazmedebileceği şeyler değildi. Amerika’nın dışişleri eski bakanı Aleksandr Huge şöyle diyor: Bence uluslararası sorunlardan daha tehlikeli olan şey, İran’da şekillenen ve şimdi Irak ve Arap dünyasının tüm ılımlı rejimlerini tehdit eden İslam’ın yayılmasıdır. Eğer bu olgu kontrolden çıkacak olursa, süper güçlerin çıkarları en tehlikeli biçimde tehlikeye düşecektir.

Gerçi İslami uyanış süreci, İran İslam inkılabından önceki son iki on yılda çeşitli ülkelerde başladı, lakin eğer bu uyanışın gelişme çizgisini çizecek olursak, imam Humeyni’nin (ra) başlattığı bilinçlendirme hareketinin bu çizginin zirvesinde olduğu anlaşılır.

İran İslam inkılabının büyük bir liderin önderliğinde zafere kavuşması müslüman milletlere Allah’a tevekkül etmek, direnmek ve madde ekollere bağlı olmadan İslam’a bağlı olarak istikbar güçlerine bağlı en güçlü rejimlere karşı zafer kazanmanın mümkün olduğunu gösterdi.

Gambia’nın eski Cumhurbaşkanı Yahya Abdulaziz Came İslam inkılabından diğer müslüman milletler için en iyi örnek şeklinde söz ederken şöyle diyor: İslam inkılabı dünyanın acı çeken milletlerine kendilerini nasıl ecnebi sultasının altından kurtulabileceğini öğretti.

Bangladeşli hukuk uzmanı Abdurrahman Çuderi de şöyle diyor: Hiç bir düşünür, bugün dünya ülkeleri arasında İran İslam inkılabı ve devleti direniş simgesi olarak gündemde olduğundan asla kuşku duymaz. Bu yüzden bu inkılap bir nevi direniş ve cihat yapmak isteyen herkese örnek olmuştur.

Bir başka açıdan bakıldığında, İslam inkılabının müslüman milletler arasında yeni bir dalganın oluşmasına sebep olan getirisinin, müslümanların siyasi ve sosyal arenalarda unutulan söylemlerinin yeniden ihya edilmesi olduğunu söylemek mümkün.

İslam’ın özünde yer alan özgürlük, bağımsızlık ve vahdet gibi söylemler İslam ümmetine istikbar güçlerine karşı direnmesi için güç ve cesaret kazandırdı.

Sultacı güçleri İslam ülkeleri arasında nüfuz etmek için Batı kültürünün üstünlüğü telkinleri ve sonuçta müslümanları kendi kültürleri ile yabancılaştırma gayretleri gibi özel taktiklerle devreye girdi. Batı, müslümanların dini kültürünü yok ederek İslami toplumlara kültürel ve siyasi açıdan musallat olmanın yanı sıra bu toplumların Batı’nın askeri ve iktisadi sultasına karşı gücünü de kırabileceklerini anlamıştı.

İmam Huemeyni (ra) İran’da İslam’ı ve yasalarını ihya etmek ve bölge ve İslam ülkelerine bir model şeklinde sunmakla müslümanları kendi kimliklerini yeniden bulmaya ve bu sayede ecnebilerin iktisadi, siyasi ve askeri sultasına son vermeye davet etti.

İmam Humeyni (ra) şöyle diyordu: Umarım müslümanlar içinde yaşadığımız çağda kendi sorunlarını ve kaynağını doğru biçimde algılar ve çok yönlü birlik ve İslam’a dayanmak ve şanlı bayrağının altında toplanmakla sömürücülerin zincirinden kurtulur. Müslümanlar samimi dayanışma ve Allah’a ve aziz İslam’a tevekkül ile çare düşünmelidir veya esas başlangıç şudur ki müslüman milletler ve devletler, eğer halkçı iseler, Batı’ya fikri bağımlıktan kurtulmalı ve kendi kültürü ve asaletini yeniden kazanmalı ve ilahi vahiyden kaynaklanan ilerici İslam kültürünü tanımalı ve tanıtmalıdır.

İmam Humeyni (ra) ecnebi güçlerden bağımsız bir şekilde bilim sahasında kendine yeter hale gelme düşüncesini yaygınlaştırdı. Bu hareket, İslam ülkelerinde maneviyatın gelişmesi, dini kültürün yaygınlaşması ve İslam taleplik ve İslami düşüncenin geliştirilmesi ile birlikte müslüman toplumlara ahlaki, marifet ve maneviyata dayalı kimliklerini kazandırdı.

İmam Hüseyin (sa) Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Hasan Ali Ekberi şöyle diyor: İmam Humeyni’nin (ra) düşüncelerini kısıtlamak ve sınırlandırmak için yapılan bazı şeytanlıklara karşın bugün milletler imamın sözlerini tekrarlıyor. Bugün dünyada şekillenen akımlar aynı düşüncelerin devamıdır. Hatta bazen imamın adı ile anılmayabilir, ya da her hangi bir milleti imamı yeterince tanımayabilir, lakin emperyalizme karşı mücadele şekillenmiştir. Katil rejim İsrail Nil’den Fırat’a kadar yer alan toprakları ele geçirmeyi düşündüğü sıralarda, bu iddia imam Humeyni’nin (ra) düşünceleri sayesinde geriledi, öyle ki güvenlik bahanesi ile ileri sürülen onca iddia sahibi olanlar şimdi kendi bekaları ile çaba harcıyor. Şimdi ise imamın İsrail tamamen yok olmalı, düşüncesi tamamen gelişmiş ve sonuca yaklaşmıştır. Aslında uyanış hareketi beşeriyetin gerçek talebidir. Bu akım, cesur ve alim bir önder istiyordu ve imam Humeyni (ra) bu uyanış sürecini dünyada başlattı.

İmam Humeyni’nin (ra) sözleri, öz İslam’dan kaynaklanan ve insanların fıtratının tercümanıdır. Kendilerinin sarf ettiği sözler, fıtrattan ve halk kitlelerinden kaynaklanan sözlerdir. İmamın sözlerinin beşeriyet arasında büyük ilgi görmesinin sebebi, imamın söylemi bir kavmin diğer bir kavime karşı veya aydın bir akımın başka akımlara karşı söylemi olmaması, bilakis yücelmeyi arzulayan hak ve saadet peşinde olan ve sağlıklı bir toplum yaratmaya çalışan insanların söylemiydi. İmamın dili sade, akıcı ve mantığa dayalı olarak dünyanın acı çeken mağdur insanlarının diliydi. Bu yüzden bu söylem beşeri toplumlarda büyük ilgi gördü. Eğer imam Humeyni’nin (ra) sözleri hala insani fıtratından uzaklaşmayan her hangi bir insanın kulağına ulaşacak olursa, kesinlikle bu söyleme karşı teslim olur. İmamın zulüm karşıtlığı, direniş ruhu ve başkalarının aşırı taleplerine karşı durması, çaba ve ilerleme psikolojisi, insani keramete saygınlığı, milletlere saygı duyması ve haklarına riayet etmesi, imamın dünyada büyük ilgi gören söylemleridir.

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney’in tabiri ile ebedi bir gerçek olan İmam Humeyni’nin (ra) anısını ve yolunu saygı ile anıyoruz.

Başa dön tuşu
Bugün 30 Kasım 2021 (30) içerik yüklenmiştir.