AvrupaHaberler

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Belçika’yı terör konusunda eleştirdi

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch-HRW) Cuma günü yayınladığı bildirisinde, Belçika’da terörle mücadeleye yönelik önlemlerin insan haklarına yönelik ciddi kaygılara neden olduğunu belirtti.

Örgüt polisin bazı operasyonlarda dayak ve diğer aşırı güç kullanımlarıyla görevini suistimal ettiğini belirtildi. İnsan Hakları İzleme Örgütü, Belçika’nın terörle mücadelesi hakkında yayınladığı raporunda, bu ülkede 22 Mart saldırıları sonrası başlanan terörle mücadele uygulamalarının, endişe verici olduğunu bildirdi.

Belçika hükümetinin terörle mücadele için yeni hazırladığı en az 6 kanun ve düzenlemenin insan haklarına tehdit oluşturduğu belirtilen raporda, çifte vatandaşların, Belçika vatandaşlıklarının ellerinden alınabilmesine imkan sağlayan kanunun etnik ve dini olarak ikinci sınıf vatandaş algısı yarattığı vurgulandı. İnsan Hakları İzleme Örgütünün Raporunda ayrıca, Belçika’nın ceza kanununda yapılan değişikliklerle ülkeden terör amacıyla ayrılmanın suç kabul edildiği hatırlatılarak, düzenlemenin belirsiz bir dile sahip olduğu ve insanların seyahatlerini sınırlandırabileceği vurgulandı. Raporda, halkı saldırılardan korumanın ve sorumluları belirlemenin Belçika hükümetinin görevi olduğu anımsatılarak, “İncelemeler sonucunda, Belçika’nın terörle mücadele önlemlerinin insan haklarına yönelik ciddi kaygılara neden olduğu belirtiliyor. Belçika’da yargı kontrolü olmaksızın pasaportların ve kimlik kartlarının 6 aya kadar askıya alınabildiğine veya alıkonulabildiğine dikkatin çekildiği raporda, veri saklama kanununun telekomünikasyon firmalarının müşterileri ile ilgili bilgileri hükümetle paylaşmak zorunda bıraktığını, bunun ciddi mahremiyet kaygısı ortaya çıkardığı kaydedildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü söz konusu raporunda, terör suçu şüphelilerinin kanıt gerekmeksizin mahkeme öncesinde alıkonulmasına yönelik düzenlemeyle orantısız olarak özgürlüklerin kısıtlandığı, geniş bir önlem olarak terörün dolaylı teşvikinin suç sayılmasının, ifade özgürlüğünü bastırabileceği belirtildi.

Belçika’da terör iddiası veya terörizm cezasıyla hapishanelerde bulananların uzun süre hücrelerde tecrit edildiğe, bu durumun “acımasız, insanlık dışı, aşağılayıcı ve işkence” seviyesinde olduğuna işaret edilen raporda, Belçika şehirlerinde güvenliğin askerler yerine polis güçlerince sağlanması gerektiği anlatıldı.

Belçika’da selefi Vahahbi tekfirci DAEŞ yanlısı teröristler insanlık ve İslam dışı kanlı saldırılar gerçekleştirdikten sonra Belçika hükümeti Müslümanları suçlu göstermeye ve baskı altında tutmaya başladılar. Halbuki İslam ile DAEŞ teröristlerin anlayışı tamamen farklıdır. Müslümanları taciz eylemleri, İnsan Hakları İzleme Örgütü raporunda da kaydedildi. Nitekim söz konusu raporda, Belçika’da polisin terör operasyonlarında özellikle Müslümanlara yönelik yaklaşımının taciz edici olduğu, polislerin ayrımcı davranışlar sergilediği ve aşırı güç kullandığına işaret edildi.

Belçika hükümetinden terörle mücadele yasasını mercek altına alması istenilen raporda, terör ile ilgili yasa ve düzenlemelerinin net olması, gerekli hukuki gözetime imkan sağlaması istendi.

Başa dön tuşu
Bugün 04 Temmuz 2026 (39) içerik yüklenmiştir.