HaberlerIrakİranOrtadoğu

Irak’ın İran karşıtı bildiriye kullandığı çekimser oyu

Amerika’nın Birleşmiş Milletler genel kurulunda İran karşıtı bildirisine Irak’ın kullandığı çekimser oy, bir çok tepkilere sebep oldu.

Washington yönetimi Birleşmiş Milletler 5. Komitesinin son oturumunda yeni bir bildiri taslağı gündeme getirerek, Birleşmiş Milletler’in 2021 yılı bütçe tasarısında İran’a yönelik yaptırım komitesinin tekrar kurulması için 2 yeni madde eklenmesini talep etti. Amerika’nın önerdiği bildiri taslağı ise 41 ülkenin hazır bulunmadığı oturumda 10 evet ve 32 çekimser oya karşı 110 ülkenin hayır oyu sonucu reddedildi. Bu arada çekimser oy kullanan ülkeler arasında ise Irak’ın da yer alması büyük tepkilere sebep oldu.
Bu konuda iki farklı görüş gündemde. Birincisi hali hazırda Bağdat’ta görevde olan yönetimin İran İslam cumhuriyetine karşı pozitif ve olumlu bir tutuma sahip olmaması ve hatta bu ülkedeki çeşitli grupların sahip oldukları güç ve yaşanan güvenlik harekatların ise İran İslam Cumhuriyeti siyasetine bağlı olduğunun düşünülmesidir. Bu görüşe göre Bağdat yönetimi, Birleşmiş Milletler gibi toplumlarda İran İslam Cumhuriyeti konusunda sahip olduğu gerçek görüşü açıklama fırsatı buluyor.
Bu bağlamda İran’ın Norveç ve Macaristan eski büyükelçisi Abdulrıza Fereci Rad Irak’ın Birleşmiş Milletler’de çekimser oyunun dostça olmadığına işaretle, “Irak çekimser oyu ile İran ile ilgili izlediği dış siyasette uygun süreci izlemediğini” söyledi.
Bir diğer görüşe göre Irak halen Amerika tarafından işgal edilmiş bir ülke olarak dış siyasetinde özellikle de İran İslam Cumhuriyeti ile ilgili tutumlarında fazla inisiyatife sahip olmamasıdır. Halen Bağdat’ta görevde olan hükümet de kendi çalışmalarına ve görevini sürdürmek için Amerika’nın desteğini zaruri görüyor.
Bu yüzden hem Amerika tarafından baskı altındadır ve hem aynı zamanda Washington’un desteğini kaybetmek istemiyor. Tabi bu arada Birleşmiş Milletler’de Amerika’nın İran karşıtı önerdiği taslağa da evet oyu vermemekle İran’ın da desteğini kaybetmek istemiyor. Bu yüzden çekimser oyu kullanarak arada bir karar sergilemiş oldu.
Aslında Irak hükümetinin Amerika’nın İran karşıtı karar taslağına verdiği çekimser oy ve sergilediği tutum, Bağdat’ın dış siyasetinde olumsuz bir noktadır. İran İslam cumhuriyeti özellikle son yıllarda IŞİD terörizmi ile mücadeleye sağladığı katkı ile Irak’ın toprak bütünlüğünün korunmasında seçkin bir konuma sahip olduğu, inkar edilemez bir gerçektir.
Diğer yandan Irak hükümeti, bu ülkede IŞİD terörün yok olmasında büyük etkileri olan Kudüs günü eski komutanı korgeneral Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi komutanlarından Ebu Mehdi Mühendis’in şehadet yıl dönümünde, Amerika’nın İran’a yaptırımları tekrar uygulamak istediği maddeleri içeren önerisine çekimser kalması da dikkat çekti. Direniş komutanları şehit Süleymani ve Muhendis 3 Ocak 2020’de Bağdat havaalanı yakınlarında terörist Amerikan güçleri tarafından düzenlenen terör saldırısında şehit oldular. Bu yüzden bir çok İranlı şahsiyet ve grup Bağdat’ın çekimser oyunu eleştirdiler.
Batı Asya meseleleri uzmanı Sabah Zengene, Irak’ın karar alma mekanizmalarında tarafsız kalmaya çalışmasını, uygun bir açıklama bulmazken, “Irak hükümetinin İran ve Amerika meselelerinde tarafsız ve orta tutum sergilemesinin acemice olduğunu ve dostça telakki edilmediğini, zira İran’ın bir komşu ülke olduğunu ve önemli bir bölgesel konumda yer aldığını” belirtti.
Fakat Bağdat’ın İran karşıtı Amerikan bildirisine çekimser oyunun bu ülkede bir çok siyasi grup ve ülke nüfusunun çoğunluğunun görüşüne aykırı olduğunu da unutmamak gerekir zira Irak’ın bağımsızlığı ve milli hakimiyetinin korunması ise Iraklıların çoğunluğunun görüşüdür. /

Başa dön tuşu
Bugün 18 Haziran 2026 (37) içerik yüklenmiştir.