ArabistanIrak

Irak’ta Suudi Arabistan’a Arazi Devredilmesinin Sonuçları Hususunda Uyarıların Artması

Irak hükümetinin Suudi Arabistan’a yatırım yapmak hedefi ile arazi devretme girişimi Irak’ta geniş çaplı tepkilere yol açtı. Suudi Arabistan ile Irak ilişkileri 25 yılın ardından 2015 yılında tekrar normalleşti. Böylece Suudi Arabistan 2015 yılında Bağdat’taki büyükelçiliğini açtı.

Son beş yıl içerisinde ise iki ülke ilişkileri süreklilikten yoksun bir şekilde devam etti. Suudi Arabistan Samir El Sabhan’ı büyükelçi olarak Bağdat’a atadı ancak Irak kısa bir süre sonra El Sabhan’ın Riyad’a geri dönmesini istedi. Bu çerçevede Irak hükümeti elinde bulunan belgelere dayanarak onun Irak hükümeti karşıtı gösteriler ve kaos olaylarına karıştığını belirtti. Suudi Arabistan ise bu sürecin devamında Almanya’daki askeri ataşesi Abdülaziz el Şimri’yi 15 Ekim 2016’da bir yılın ardından maslahatgüzar olarak Bağdat’taki büyükelçiliğine atadı.

Al-ı Suud son yıllarda Irak ile ilişkilerini geliştirmek amacı ile çabalarını arttırdı. Bu doğrultuda da iki ülke arasında diplomatik görüşler gerçekleştirildi. Bu çabalara rağmen Irak’ta Suudi Arabistan’a yönelik olumlu bir görüş söz konusu değildir. Kimi Iraklı gruplar ve şahsiyetler ve genel olarak da Irak halkı Suudi Arabistan’ın IŞİD terör örgütünün hamisi olduğunu ve şimdi de Irak çıkarları doğrultusunda adım atmadığını düşünüyor.

Dış siyasette Araplık öğesine önem veren Mustafa El Kazımi hükümeti Riyad ile ilişkileri güçlendirme doğrultusunda adım atıp Irak’ın da karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunlardan yola çıkarak Suudilerin ekonomik gücünden yararlanmak istemiştir. Bu doğrultuda da Irak hükümeti, ülkenin Batısı ve Güneyinde Suudilerin yatırımı için araziler ayırmıştır. Irak’ın 375 milyon metre kare kadar araziyi Suudilere devrettiği söylenmektedir. Riyad’ın Kerbela, Müsenna, El Anbar ve Basra eyaletindeki bu arazileri tarım ve hayvan yetiştirmeciliği için kullanacağı bildirilmiştir.

Irak hükümetinin bu girişimi ise ülke genelinde geniş çaplı uyarılar ve eleştirilere de neden olmuştur. Nuri El Maliki liderliğindeki Yasalar Hükümeti Koalisyonu, Kays Hazali genel sekreterliğindeki Asaib Ehli Hak hareketi, Ali El Esedi liderliğindeki Nüceba İslami Direniş Hareketi ve bir kaç siyasi aktivist ve temsilci de bu girişimi eleştiren en tanınan isimlerden olmuşlardır.

Eleştirilerin ekseni ise Suudi Arabistan’a yatırım yapma bahanesi ile toprak ve arazi devredilmesinin Irak içişlerine müdahale anlamına gelmesidir. Eleştiriler Suudi Arabistan’ın daha önce özellikle de ülkenin Batısındaki aşiretleri Riyad’a yandaş olarak toplamak istemesi ancak bunda başarılı olamaması durumu daha da kuşkulu hale getirmiştir. Şimdi de ekonomik mazeretlerle aynı hedeflerin kovalandığı belirtilmektedir.

Kimileri Suudi Arabistan’ın Irak’ta parlak bir geçmişe sahip olmadığını kaos ve kargaşalarda rolü olduğunu Irak’ta hep zayıf yönetimden yana olduğunu belirtiyorlar. Bir başka eleştiri konusu da, Suudilerin Irak çöllerinde ekimini yapacağı ürünler ile ilgilidir. Bu ekimin Irak yeraltı su kaynaklarına zarar vereceği kısa vadede kâr elde edilmesine rağmen uzun vadede ülkeye zarar vereceği söylenmektedir.

Buna rağmen Irak parlamentosu üyesi Naim El Abud gibi kimi temsilciler de Suudi Arabistan’ın yatırım bahanesi ile bu toprakları sahiplenmek istediğini söylüyor. Iraklı yazar Ahmed Abdüssade ise El Kazımi hükümetinin bu girişimini eleştirerek Suudi Arabistan’ın ekonomi bahanesi ile Irak’ı işgal etmek istediğini belirtti.

Eleştirilerde bulunanların bir çoğu da iki hususa vurgu yapıyor. İlk olarak Suudi Arabistan’ın bu yatırım projesi çerçevesinde kimi İsrailli şirketlerin de Irak’a gelmesidir. Gerçekte Suudi şirketleri asıl olarak İsrailli şirketlerin başka bir şeklidir. İkinci olarak Suudi Arabistan’ın bölgeye yatırım yaparak kendi bölgesel hedeflerini izlemesidir. Burada Irak çıkarları söz konusu değil, İran İslam Cumhuriyeti ile Irak’ta rekabet söz konusudur.

Başa dön tuşu
Bugün 27 Eylül 2022 (18) içerik yüklenmiştir.