HaberlerİranOrtadoğu

İran askeri güçleri, her türlü saldırıya karşı hazır

İran ordusu hava kuvvetleri komutanı Tuğgeneral Aziz Nesirzade, başta ABD olmak üzere emperyalist ülkelerin İran’a yönelik 40 yılı aşkın düşmanlığına temasla, ‘İran silahlı güçlerinin düşmanların ülke topraklarına saldırısına asla izin vermeyecek’ dedi.

Tuğgeneral Nesirzade, Fars Körfezi’nde güvenliğin durumuna dair açıklamasında ise ‘İran askeri birliklerinin bölgenin güvenliğini temin etmekte çok ciddi olarak varlığını sürdürdüğünü’ söyledi.
Hava kuvvetleri komutanı Tuğgeneral Aziz Nesirzade, İran’ın bölgede barışı koruyan bir ülke olarak, düşmanların İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik her hangi bir saldırısına asla izin vermeyecek güçte olduğunu belirterek, ‘düşmanlar da İran’ın bu gücünü ve kararlılığını pekala bilmekteler’ dedi.
İran İslam Cumhuriyeti, bu kritik bölgede güvenliğin ancak komşuların işbirliği ve toplu katılımıyla mümkün olacağına inanıyor.
Bu doğrultuda İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, BM Genel Kurulu’nun 2019 yılındaki toplantısında bölge güvenliği ve istikrarının pekiştirilmesi amacıyla “Hürmüz Barış” planını gündeme getirdi. Bu plan, Tahran’ın Fars Körfezi’nde güvenlik ve istikrarın sağlanması için bölgesel yaklaşımla çok taraflı düşüncelere sahip olduğunu ortaya koydu.
Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nın özel jeopolitik şartları, bu bölgede güvenliğin sağlanması için tek güvenilir seçeneğin Fars Körfezi’ndeki komşu ülkelerin katılımı ve işbirliği olduğunu kanıtlamıştır.
ABD’nin ise Fars Körfezi’ndeki askeri varlığından amacı 3 konu etrafında ele alınabilir:
Birincisi; bu bölgede sahte güvensizlik hareketlerinden siyasi-ekonomik olarak yararlanılmasıdır.
Bu bağlamda Tunuslu uzman Lütfi el Ubeydi şöyle diyor: ABD, İranofobi projesinden çok yararlanmıştır. ABD, Fars Körfezi bölgesinde gerilim yaratmak suretiyle, silah anlaşmalarını imzalamak için zemin sağlamasının yanısıra, Arap ülkelerinin siyonist rejimi le ilişkilerini normalleştirmeye, böylece Yüzyılın Anlaşması’nı hayata geçirmeye çalışıyor.
İkincisi ise; ABD’nin İranofobi temelinde askeri koalisyonlar kurmak suretiyle Fars Körfezi’nde güvenliğinin korunmasını uluslararası bir mesele olarak göstermesidir.
Bu hedef iki senaryo çerçevesinde ele alınabilir. Birinci senaryo, ABD, Fars Körfezi’nde uzun süre kalabilmesini haklı göstermek için Fars Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi’nde yeni uluslararası kuralların sağlanması için psikolojik ortam hazırlamasıdır.
İkinci senaryoda, ABD, Hürmüz Boğazı’nda askeri koalisyon oluşturmak suretiyle İran’ı bölgede uluslararası koalisyon ile karşı karşıya getirmeye çalışıyor.
Ancak ABD’nin Fars Körfezi’ndeki askeri varlığı ile ilgili 3 konu ise, İran’ın çevresinde güvenlik sorunları oluşturup, buna paralel olarak İran’ın füze ve savunma gücünü zayıflatmasıdır.
Esasında, Amerikalılar, İranofobi stratejisi ile kendilerini Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin savunucuları gibi göstermeye çalışıyorlar, oysa esas amaçları, Fars Körfezi’nin güvenliği ve istikrarını bozmak ve bölgeyi istikrarsızlaştırmaktır.
İran İslam Cumhuriyeti Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanı’nın bu bağlamdaki açıklamalar, İran’ın askeri güçlerinin bölgede her türlü maceracılık ve kışkırtıcı eyleme sert şekilde yanıt vereceği ve bunun sonuçlarından ABD dahil düşman güçlerinin sorumlu olacağına dair net ve sarih mesajlar taşıyor.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, iktidar unsurlarından birinin Askeri Güç olduğunu belirterek , “İran füze gücü ile ilgili koparılan yaygara bundan dolayıdır. Biz füzelere sahibiz, füzelerimizin dikkati çok yüksektir ve binlerce kilometreden hedeflerini yüksek dikkatle hedef alabilirler ve bunu koruyup güçlendireceğiz’’ buyurmuştur./

Başa dön tuşu
Kapalı
Bugün 04 Ağustos 2020 (20) içerik yüklenmiştir.