AmerikaDünyaHaberlerİranOrtadoğu

İran Dışişleri Bakanı: ABD ile Aramızda Hiçbir Mesajlaşma Gerçekleşmedi

İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Arakçi, dün gece özel bir televizyon programında Trump’ın İran’ın ateşkes planını desteklediğini iddia etmesine ilişkin olarak şunları söyledi: “Trump’ın Dışişleri Bakanlığı açıklaması ve İran İslam Cumhuriyetinin tutumu üzerine yaptığı yorumu, onun kendi iç değerlendirmesidir. Evet, biz netiz; o planın yalnızca suçların durdurulmasını öngören kısmını destekledik. Onların yorumu, açık tutumlarımızdan hareketle kendi çıkarımlarıdır. Ancak aramızda hiçbir mesajlaşma yapılmadı ve hiçbir müzakere gerçekleşmedi.”

Arakçi şöyle devam etti: “Geçmişte ABD, bölgesel meseleleri nükleer müzakerelerle birleştirmeye çalıştı; örneğin bölgesel konuları nükleer görüşmelerin içine sokmak istedi. Ancak biz her zaman net bir dille geçmişte de bugün de nükleer mesele dışındaki hiçbir konuda ABD veya başka hiçbir taraf ile asla müzakere yapmadığımızı açıkladık.”

Arakçi devamında: “Eğer dikkat ederseniz, bölgedeki tüm yetkililer, ateşkes müzakerelerine katılan tüm taraflar ve hatta direniş güçleri bile şimdilik yalnızca ilk aşamadan bahsediyorlar. Bu aşama tamamlandıktan sonra çok daha zorlu süreçler başlayacak. O zaman ABD yetkililerinin ve diğer tarafların, verdikleri vaat ve iddialara ne ölçüde bağlı kalacaklarını göreceğiz.” dedi.

Dışişleri Bakanı: “Trump genellikle kendi çıkarlarına hizmet edecek şeyleri farklı şekillerde dile getirir. ‘İbrahim Anlaşması’, kutsal bir isimle bezendirilmiş olsa da aslında Filistin halkının meşru haklarından mahrum bırakılmasını, yasadışı, işgalci bir rejimin meşrulaştırılmasını ve bu soykırım, çocuk katili, işgalci rejimle normalleşme çabalarını öngören hain bir plandır. Bu rejimin işlememiş bir suç kalmamıştır; bu alanda ona yakışan her sıfat doğrudur. İran İslam Cumhuriyeti’nin tutumu başından beri açıktır: Bu plan bizim ideallerimize hiçbir şekilde uygun değildir ve asla gerçekleşmeyecektir.”

Dışişleri Bakanı, açıklamalarının bir başka bölümünde şunları kaydetti: “Üç Avrupa ülkesi de ABD de müzakere istiyor. Ancak şu anda Avrupalılarla müzakere zeminini görmüyoruz. ABD ile ilgili tutumumuz ise her zaman şudur: Eğer ABD, eşit bir zeminde, karşılıklı saygıya dayalı, ortak çıkarlara yönelik ve ‘diktadan’ ibaret olmayan adil ve dengeli bir müzakereye hazır olursa, biz de böyle bir müzakerede yer almaya hazırdır.”

Arakçi, “kapsamlı anlaşma” ifadesine ilişkin olarak şunları söyledi: “Ne bu terimin ne anlama geldiğini anlıyoruz ne de kabul ediyoruz. Geçmişte olduğu gibi, gelecekte de herhangi bir müzakere yalnızca İran’ın nükleer programı çerçevesinde ve yalnızca bu çerçevede yürütülecektir.”

Dışişleri Bakanı, Avrupalı taraflarla görüşmeler sırasında ABD özel temsilcisinin İran ile doğrudan görüşme talebine ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi: “Talep ABD’den geldi. Witkof, İran ile doğrudan müzakere yapmaya hazır olduğunu iletti. Bizim yanıtımız şuydu: Geçmişte olduğu gibi, çok taraflı bir çerçevede görüşmeye hazırdık; ancak bu toplantıda üç Avrupa ülkesinin yanı sıra, nükleer maddenin teknik doğası nedeniyle Grossi’nin de katılımı şarttı. Ancak o bu şartı kabul etmedi ve bu çerçevede toplantıya katılmayı reddetti. Aslında talep ondan geldi, biz şartlar koyduk, o da kabul etmedi. Çünkü toplantıdan önce taleplerini kabul etmemizi ve ancak sonrasında müzakerelere girmemizi istedi.”

Arakçi: “New York’ta görüşmeler yapıldı. Biz, ‘Snapback’ mekanizmasının ve eski yaptırımlı kararların tamamen geri alınmaması durumunda, yüzde 60 zenginleştirilmiş malzemeyi müzakere konusu yapmaya ve bu konuda düzenlemeler yapmaya hazır olduğumuzu söyledik.
ABD’nin tutumu ise şuydu: ‘Eğer İran yüzde 60’lık malzemeyi teslim ederse, Snapback’i sadece altı ay erteleyeceğiz.’ Bu, aşırı talepkarlık, tamamen mantıksız ve yüzde yüz kabul edilemez bir tutumdu.”

Arakçi şunu da vurguladı: “Eğer bize dengeli, adil, makul ve mantıklı bir teklif sunulursa, eşitlik ve karşılıklı saygı temelinde İran’ın çıkarlarını gözeterek, her zaman diyaloga açığız. Müzakere bayrağı hep bizim elimizdeydi ve bugün de teyit ediyorum: Makul ve adil bir teklif gelirse, onu mutlaka değerlendireceğiz.”

Dışişleri Bakanı, mevcut koşullarda Ajans ile iş birliğinin durumuna ilişkin olarak şunları belirtti: “Bugün itibarıyla Kahire Mutabakatı askıda tutulmuştur. Ajans ile iş birliğimiz yalnızca Meclis’in çıkarttığı yasal çerçevenin sınırları içinde yürütülmektedir.”

Arakçi, İran devletinin Üçlü Adalar konusundaki net tutumunu şöyle ifade etti: “Bu adalar İran toprağı’nın ayrılmaz parçasıdır ve ebediyen İran’a aittir. Kimse İran toprağına en ufak bir tecavüzde bulunamaz. Bu tutumumuzu tüm Avrupa ülkelerine aynı netlikle ilettik; aynı şekilde Fars Körfezi’ndeki komşularımıza da açıkça söyledik.”

Arakçi ayrıca şunları kaydetti: “12 günlük savaş tecrübesi, İran devleti’nin dış saldırıya karşı asla geri adım atmayacağını ve susmayacağını açıkça göstermiştir. Kesinlikle gemilerimize yönelik bir saldırı olursa, buna orantılı ve karşılıklı bir şekilde cevap vereceğiz. Umuyoruz ki taraflar bölgede gerginliği artırmasın ve gerilimi azaltma yönünde hareket etsin; çünkü bölgedeki gerginlik kimseye yarar sağlamaz.”

Dışişleri Bakanı, “Hem askeri hem ekonomik alanda düşmanın psikolojik savaşıyla aldatılmamalıdır,” diyerek şöyle devam etti: “Ben, Snapback’ten önce defalarca söyledim ki, eski kararlar geri gelirse bu bize hiçbir fayda sağlamaz; aksine siyasi ve stratejik zararlar doğurur. Ancak ekonomik zararı, şu anki durumdan daha fazla olmayacaktır.”

Dışişleri Bakanı, İran’ın Rusya ve Çin ile imzaladığı stratejik anlaşmalara da değindi: “Bu anlaşmalar artık yürürlüğe girmiştir. Süreç İran’da tamamlanmış, Rusya’da da onaylanmıştır. Bugün itibarıyla anlaşma fiilen uygulanmaktadır. Çin ile imzalanan iş birliği belgesi gibi, bu stratejik anlaşmadan da somut projeler ve ikili iş birliği anlaşmaları türetilecektir. Bu anlaşmalar, her biri pratik projeleri ve ikili iş birliklerini tanımlayacaktır.”

Dışişleri Bakanı: “Aslında bu anlaşmanın imzalanması, Tahran ile Moskova arasında uzun vadeli bir güven ortamı yaratmıştır. Bu güven, iki tarafın ekonomik, siyasi ve hatta güvenlik projelerini güvenle hayata geçirmesine olanak tanımaktadır. Bugün İran-Rusya ilişkileri, bu güven ve stratejik yaklaşıma dayanarak yüksek bir istikrar ve dayanıklılık sergilemektedir.”

Seyyid Abbas Arakçi, İran’ın doğu komşuları Afganistan ve Pakistan ile yaşanan son gerginliklere de değindi: “Hem Afganistan hem Pakistan ile iyi ilişkilerimiz vardır. Pakistan ile olan bağlarımız özellikle uzun süredir devam eden ve çok sağlam bir dostluktur. Afganistan ile de tarihi ilişkilerimiz vardır; ancak yeni Afgan yönetimiyle iş birliklerimiz ve iyi ilişkilerimiz olmasına rağmen bazı sorunlar da mevcuttur. Yeni Afgan hükümetini henüz resmen tanımadık; ancak iki hükümet düzeyinde iş birliği içindeyiz.”

Dışişleri Bakanı: “Ben bugün öğleden sonra (Cumartesi) Pakistan Dışişleri Bakanı ile görüştüm ve bana mevcut anlaşmazlıklar, sorunlar ve attıkları adımlarla ilgili açıklamalarda bulundu. Tutumumuz şudur: İki taraf da ölçülü davranmalıdır. İran, Pakistan ve Afganistan arasındaki istikrar, bölgenin genel istikrarını beraberinde getirir. Bu çerçevede Afganistan özel temsilcilerimizin bir araya gelmesine karar verdik. Danışmalar yapılacak ve bu sorunu farklı bir yaklaşımla çözmeyi hedefliyoruz.”

Başa dön tuşu
Bugün 02 Temmuz 2026 (8) içerik yüklenmiştir.