
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, İran’ın nükleer programıyla ilgili müzakerelerin İran ulusunun haklarını güvence altına alma aracı olduğunu söyledi.
Cumartesi günü Tahran merkezli “Radio Goftegoo”ya verdiği röportajda konuşan Esmaeil Baghaei, ülkesinin ABD hükümetine olan güveninin neredeyse sıfıra düştüğünü belirterek, müzakerelerin İran halkının haklarını elde etmek için bir araç olduğunu vurguladı.
“Bugün artık herkes İran İslam Cumhuriyeti’nin diyalog ve diplomasiden yana olduğunu açıkça görmektedir” diyen Cumhurbaşkanı, İran’a yönelik suç teşkil eden bir eylemin hiçbir hukuki, ahlaki veya siyasi kriterle haklı gösterilemeyeceğini ve bunun Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ve uluslararası hukuka dayalı bir saldırganlık eyleminin açık bir örneği olduğunu belirtti. Bu ifadeler, ülkeye yönelik son ABD-İsrail saldırganlığına da gönderme yapıyor.
İranlı diplomat, İsrail’in İran topraklarına yönelik saldırganlığını “haksız” olarak nitelendirerek, suçlu Siyonist rejimin İran’a yönelik saldırganlığının bölge ve dünya tarafından oybirliğiyle kınandığını belirtti.
İran’ın nükleer programıyla ilgili müzakerelerin ortasında, suçlu İsrail rejiminin İran topraklarına karşı bir saldırı savaşı yürüttüğünü belirten Ahmedinejad, İran’ın etkili bir aktör olarak görüşmelerde bulunduğunun herkes tarafından görüldüğünü ve karşı tarafın diplomasi ve etkileşim mantığını sorguladığını kaydetti.
ABD hükümeti, diplomasinin temel ilkelerini zayıflattı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ise konuşmasında, İsrail’in İran’a yönelik suç teşkil eden saldırganlığına işaret ederek, apartheid İsrail rejiminin 13 Haziran’da İran’a karşı sebepsiz yere saldırgan bir savaş başlattığını ve bu saldırıda üst düzey İranlı askeri komutanların, nükleer bilim insanlarının ve sivillerin öldürüldüğünü söyledi.
İran Dışişleri Bakanlığı, konuyu uluslararası örgütler ve insan hakları kuruluşları nezdinde belgelemeye çalışıyor ve bu konuyu titizlikle takip ederek ABD ve İsrail rejimini bu iğrenç eylemden sorumlu tutuyor.
