İran

İran Genelkurmay Başkanı’nın savunma gücünün geliştirilmesine vurgusu

İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri, İslam İnkılabı’nın şanlı zafer yıldönümü dolaysıyla yaptığı açıklamada, düşmanların karşısında İran’ın savunma gücünü geliştirme sürecinin devam etmesine vurgu yaptı.

Tümgeneral Bakıri, İran Silahlı Kuvvetleri’nin İslami vatan ve devrimin, savunma ve emniyet sağlayan güçlü kolu olduğununu belirtti.

İslami İran Silahlı Kuvvetleri’nin hatta bir an bile düşmanlara İran’ın sağlam ve kalıcı güvenliği ve toplumun eşsiz huzuruna zarar vermesine izin vermeyeceğine dikkat çeken Komutan Bakıri, Silahlı Kuvvetleri’nin İran İslam Cumhuriyeti’nin Büyük Kurucusu Rahmetli İmam Humeyni -ra- ve İslam İnkılabı’nın şehitlerinin yüce ülküleri ve hatıralarını saygıyla anarak, İslam İnkılabı’nın şanlı zafer yıldönümünde bir kez daha Başkumandan ile biat yinelediğini kaydetti.
İslam İnkılabı Rehberi ve Başkumandan Ayetullah Hamanei son günlerde Ordu Hava Kuvvetleri komutanları ve mensuplarını kabul ettiği görüşmede savunma başta olmak üzere her alanda İran’ın güçlenmesine vurgu yaparak, savaşın çıkmaması ve tehditlerin son bulması için güçlenmek zorunda olduklarını beyan etti.

Zayıflığın düşmanı girişimde bulunmaya teşvik edeceğini ifade eden İslam İnkılabı Rehberi, “Biz, hiçbir ülke ve milleti tehdit etmek peşinde değiliz. Ancak ülkenin güvenliğini korumak ve tehditleri önlemek istiyoruz.” diye açıklamalarda bulundu.

İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri, savunma alanında büyük başarılara imza atarak, caydırıcılık açısından önemli bir kabiliyet ve güce ulaşmıştır.

Amerikan Uluslararası Stratejik Araştırma Enstitüsü, bu bağlamda yayınladığı bir yazıda, İran’ı en büyük ve en çeşitli balistik füze depolarına sahip olan bir ülke olarak niteledi.

İran Savunma Bakanı General Emir Hatemi de bu bağlamda şöyle diyor:

“… Bazıları İran’a karşı tehdit dilini kullandığı sürece, İran’ın savunma bünyesi güçlendirilmeye devam edecek.”

Savunma gücü herhangi bir ülkenin düşmanların askeri tehdit ve saldırıları karşısında korunması için bir gereksinimdir. Bu nedenle askeri donanım gücündeki herhangi bir zafiyet, ülkeye telafi edilmeyecek hasarlara yol açabilir. Bu gereksinim ve ihtiyaçların farkında olan İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri, tehditlere uygun biçimde karşı koyacak şekilde kendi savunma ve askeriye gücü ve caydırıcılığını geliştirmiştir. İslam Cumhurieyti’nin bereketli hayatı boyunca, ordu ile devrim muhafızları arasında güçlü ve insicamlı bir ilişki olmuştur ve bu sağlam birlikteliğin sonucu olarak İran’ın savunma gücü tehditlere karşı koymak için caydırıcılık ve taarruz gücünün en yüksek seviyesine kavuşmuştur. Bu çerçevede İran’ın en önemli savunma gücü arasında sahip olduğu füzeleridir. Savunma amaçlı füzeler caydırıcılık konusunda stratejik öneme sahiptir.

Arap dünyasının ünlü uzmanlarından gazeteci-yazar Abdul-Bari Atvan bu hususta şöyle diyor:

“Trump, İran’ın istikrarını bozmaya çalışıyor; Ancak İran güçlü ve stratejik plana sahip bir ülkedir ve kendi füze gücü ve askeri kabiliyeti ile durumu kontrol altına alabilir ve karşı tarafı erken pes ettirebilir.”

Kuşkusuz, İran İslam Cumhuriyeti’nin izlediği politika, savaş ve gerilimden uzak bir politikadır, ancak İran’ın savunma doktrini etkin ve aktif caydırıcılık temeli üzerine kuruludur ve İran her hangi bir tehdide en sert yanıt verebilir.

İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Bakıri’nin ifade ettiği gibi, İslam öğretileri ve İslam Cumhuriyeti ülküleri uyarınca İran’ın hiçbir ülkenin topraklarında gözü yok ve saldırı niyetinde değil, ancak kendi çıkarlarını korumak için gerekirse savunmadan taarruz pozisyonuna geçebilir.

Başa dön tuşu
Bugün 07 Ekim 2026 (12) içerik yüklenmiştir.