HaberlerİranOrtadoğu

İran halkının direniş sembolü: Hürremşehr’in Fethi…

İran İslam Cumhuriyeti’nin kahraman savaşçıları Hürremşehr’i düşman elinden kurtararak, hiç bir mütecavizin, ağır bedeller ödemeden İran topraklarından bir karışı bile işgal edemeyeceğini ispatladı.

Hali hazırda da bu mesaj geçerlidir ve günümüz İranlı gençleri de, Hürremşehr’i işgalden kurtaran cesur savaşçıların mirasçısı olarak, her mütecavize karşı İslami İran’ın toprak bütünlüğü ve İslam inkılabı ülkülerini korumaya hazırdırlar.

Hicri şemsi 1361 yılı 3 Hordat günü, İran İslam İnkılabı tarihinde ilahi yardımların tecelli bulduğu en önemli ve güzel günlerinden biridir. Düşmanların saldırısına karşı bir aydan fazla direnmesine rağmen düşerek 20 ay boyunca düşmanın işgalinde bulunan İran’ın güney batı kentlerinden Hürremşehr, bir kez daha İslam savaşçıları tarafından fethedildi ve İslam bayrağı kentin ulu cami kubbesinde dalgalandı. Hürremşehr’in işgalden kurtulma haberi hızla yayılarak tüm İran halkını sevince boğdu. Müslüman İran halkı camilerde şükür namazı kılarak Allah-u Ekber nidası ile sevinç gösterisinde bulundular. Hürremşehr’in işgalden kurtarılmasına sebep olan Beytül-Mukaddes harekâtı, 23 gün önce başlamış ve 4 etabın ardından nihayet Baasçı düşmana ağır zayiat ve kayıplar verdirerek nihayete ermişti.

Saddam, batılı ve Arap destekçileri ile İran’a karşı geniş çaplı savaş başlatarak, yeni zafere ermiş İslam inkılabının kökünü kurutarak bu mübarek fidanı yok edebilmeyi umuyorlardı. Fakat İran’ın 3 gün içinde fethedilecek sloganı ile başlayan saldırı İran halkının 8 yıllık direnişi ile karşılaştı ve 20.y.y.ın en uzun askeri savaşı olarak tarihe geçti. Bu savaş birçok açıdan kendine has özelliklere sahipti. İran halkının kutsal savunma ve özellikle Hürremşehr’in kurtuluşu sürecindeki direniş ve dayanışması, unutulmaz sahnelere sebep oldu. Bu kentin halkı, daha önce bu saldırıya her hangi bir hazırlığı olmaksızın düşmanla mücadeleye başladı. Onlar iman ve İslami anavatanlarına olan aşk ve sevgi ile boş elleri ile tarihin altın yapraklarına direniş hamaseti yazdırdılar. Yorumculara göre; Saddam’ın bu eşitsiz tecavüzdeki en büyük hatası, İran halkının iman, inanç ve direnişinden yanlış bilgiye sahip olmasıdır. Hürremşehr’in işgalden kurtuluşunu, kesinlikle İran’ın son 150 yıldaki en büyük askeri zaferi sayılıyor; zira İran Müslüman halkına milli gururunu iade ederken diğer ülkelerin hayrete düşmelerine de sebep oldu. Bir çok ülke tarafından mali ve askeri desteğe sahip olan Saddam’ın askeri güçleri, bu harekâtta birçok can kaybı ve askeri hasarla geri çekilmek zorunda kalınca, sonsuza kadar İran topraklarında kalacakları hayalleri, çocuk efsanesine dönüştü.

İran İslam Cumhuriyeti nizamın kurucusu İmam Humeyni(ra) Hürremşehr’in kurtuluşu nedeni ile yayınladığı mesajında; İran halkı ve İslam savaşçılarını tebrik edip onlara teşekkür ederek, ‘ Kendi isimleri ve ülkelerinin adını ölümsüzleştiren bu cesur evlatların varlığı, yüce İran halkına mübarek olsun ve hem iç ve hem dış düşmanlarla iki cephede savaşan ve bu imtihandan başı dik zafer kazarak İslam’ın yücelmesine sebep olan bu gençler, büyük İslam için mübarek olsun’.

Hürremşehr’in kurtuluşu, Dünya çapında inanılmaz bir olaydı; böylece Hürremşehr’in mütecavizlerden temizlenmesi ile İran’ın Irak’a karşı siyasi ve askeri üstünlüğü gözler önüne serilip savaşın seyri değişti. İlk başta İran İslam Cumhuriyeti’ni devirmek ve ülkenin bir kısmını işgal etmek hedefi ile başlayan savaş, tüm tahminlere rağmen İran içinse siyasi birliktelik ve vahdetin güçlenmesine sebep oldu. Hürremşehr’in İranlı güçler tarafından fethedildiği zaman Dünya medya grupları 24 saate kadar suskun kaldılar ve batının propaganda araçları ise İranlı savaşçıların zaferi ile ilgili her hangi bir haber yayınlamadılar. Onlar için İran güçlerinin böyle hayret verici bir harekâtı gerçekleştirebilmeleri ise inanılmazdı. Nitekim İngiltere devlet radyosu Hürremşehr’in ikinci kurtuluş gününde hayretler içinde itirafta bulunarak: Batılı muhabirlerin Hürremşehr’de Iraklı güçleri ziyaretinde morallerinin iyi olduğunu bildirmelerinden 3 veya 4 gün geçmeden tüm kent onların elinden çıktı’ dedi.

Savunma savaşı tüm Müslümanların şer’i ve milli görevidir. Nitekim yüze Allah da Hac suresinin 39 ve 40.ayetlerinde O’nun yolunda cihad edenlere yardım vaadinde bulunup şöyle buyuruyor: “Kendilerine savaş açılan Müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah’ın onlara yardım etmeye gücü yeter. Onlar, haksız yere sırf, “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı yurtlarından çıkarılmış kimselerdir.” Bu ilahi vaat İran ve Irak arasında 8 yıl süren savaşta İslam savaşçıları için gerçekleşti ve İslam inkılabını gerçekleştirerek zalimlerle mücadeleye kalkışan ve düşmanın geniş kapsamlı saldırısına uğrayan İran halkı ise, Allah’ın yardımı ile bu büyük saldırıyı defettiler. İslam savaşçılarının Hürremşehr zaferi ve tüm kutsal savunma dönemindeki başarısını bir diğer özelliği, İslam ve inkılap değerlerini korumaktır. Bu bariz özellik, İran halkının kıyamının başından itibaren zafere kadar devam etti.

Kahraman İran halkı mücadelenin en zor şartlarında yılmadı. Bugün de aynı moral ile ülkeleri için büyük ilmi ve teknolojik başarılara imza atıyorlar. Günümüzde İran halkının, batı hükümetlerinin tüm baskılarına rağmen, yaptırımları bir fırsata dönüştürdüğü, onların aşırı tamahkârlığına karşı direndiğini, öyle ki İslam Cumhuriyeti’nin bilim ve teknoloji alanında dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yer aldığını bilmeyen yok.

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney eşsiz Hürremşehr fetih harekâtını sadece toprakların bir bölümünün geri alma olayı olmadığını belirterek, önemli olan konunun ise Dünyaya örnek oluşturacak İran halkının büyük vahdeti sayesinde hedeflere bağlı kalmak ve görevleri yerine getirmek olduğunu söyledi. Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney Hürremşehr’in düşman işgalinden kurtuluşunun takdir konuşmasında; bu kenti, İran halkının direniş, yücelik ve mücadele bayrağı sayıldığını belirterek, şöyle dedi: İran halkının saldırganlara karşı eşsiz direnişinin en önemlisi Hürremşehr halkına aittir. Zira bu kentin kadın, erkek, genç ve yaşlısı bu kentin adının her zaman seçkin olmasına sebep olan bir hamaset yarattı. Düşman bizim zafer sırrımızı Hürremşehr ve Hürremşehrler’de gözleri ile gördü ve bu milletin İslam ve iman bayrağını dalgalandırdığı müddetçe tüm meydanlarda zafer kazanacağını anladı; bu yüzden bu bayrağı alaşağı etmeye çalıştırlar. Günümüzde Amerika ve müstekbirler cephesinin tüm faaliyetleri direniş ve güç unsurlarını bizden almaya çalışıyorlar; yani aramızda iman, özgüven, umut ve birliği zayıflatmaya çalışıyorlar. Hürremşehr’in düşman işgalinden kurtuluşundan yıllar geçmesine rağmen, İran halkı hala bu büyük ve gurur verici olayı anarak bugünü ‘Direniş ve Zafer’ günü olarak adlandırdı. Zira İran halkı bugünde, hiç bir saldırıyı cevapsız bırakmayacakları, her türlü askeri saldırıya karşı yetkililerin yanında vahdet ve dayanışma içinde canlarından geçerek her türlü fedakârlığa hazır olduğunu Dünyanın gözleri önüne serdi. İran İslam Cumhuriyeti’nin kahraman savaşçıları Hürremşehr’i düşman işgalinden kurtararak, hiç bir mütecavizin, ağır bedeller ödemeden İran topraklarından bir karışı bile işgal edemeyeceğini ispatladı. Hali hazırda da bu mesaj geçerlidir ve günümüz İranlı gençleri de, Hürremşehr’i işgalden kurtaran cesur savaşçıların mirasçısı olarak, her mütecavize karşı İslami İran’ın toprak bütünlüğü ve İslam inkılabı ülkülerini korumaya hazırdırlar. İran halkı bağımsızlığını ve özgürlüğünü, bu değerli fetihte kan ve canlarının pahasına rol alan gençlere borçludur. İran halkı ise, bu fedakârlığı telafi etmenin yolunun; İslami İran topraklarına saldırı düşüncesinden olan her mütecavize karşı, direniş ve teyakkuzda olmaktan geçtiğinin bilincinde.

Başa dön tuşu
Bugün 28 Ağustos 2026 (29) içerik yüklenmiştir.