Arabistanİran

İran ile Suudi Arabistan müzakere düzeyinin artması

Irak Dışişleri Bakanı Fuat Hüseyin, İran ile Suudi Arabistan arasında gelecekte aleni bir görüşmenin yapılması için zemin sağlamak bağlamında çalıştıklarını belirterek Tahran ile Riyad arasında bir sonraki görüşme ve müzakerelerin dışişleri bakanları düzeyinde Bağdat’ta yapılacağını belirtti.

İran ile Suudi Arabistan üst düzey makamları arasındaki görüşmelerin beşinci turu iki ay önce Bağdat’ta düzenlendi. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan bu hususta; “5 tur müzakere yaptık. Genel anlamda müzakereler güvenlik düzeyindeydi. 5 turda gelişmeler sağlandı. Hac hususunda da anlaşmalar yaptık. Genel olarak bu yıl iyi bir hacca tanık olduk.” demişti.

Sonuçta bu görüşme gerçekleşirse İran ile Suudi Arabistan arasındaki görüşmeler siyasi, kamusal ve aleni safhaya girecek. Daha önce, Irak’ın ev sahipliğinde ve arabuluculuğunda iki ülke yetkilileri arasında ağırlıklı olarak güvenlik konularıyla ilgili 5 tur görüşme yapılmıştı. Dolayısıyla müzakerelerin siyasi ve üst düzey aşamaya girmesi, güvenlik konularındaki görüşmelerin ve müzakerelerin sonuçlarının başarılı olduğunu ve müzakerelerin siyasi aşamaya girilebilmesi için gerekli güven ve bağların sağlanabildiğini göstermektedir.

Bu müzakereler, görüşmelerde yer alan her üç taraf için de önemlidir:
Yeni Irak, Saddam sonrası dönemde rakip güçler arasında bir köprü olmak ve bu nedenle bu güçler arasında bir denge kurmak istemektedir. İran için Suudi Arabistan ile ilişkileri yeniden başlatmadan 13. hükümetin önceliği ve gündemi olan komşuluk politikası tamamlanmayacaktır ve doğal olarak bu ilişkilere ihtiyaç duyulmaktadır.

Suudi Arabistan İran ile siyasi ilişkilerini kesmeden önce, mevcut cumhurbaşkanından İran İslam Cumhuriyeti liderinin baş danışmanına kadar İranlı yetkililer, ilişkileri sürdürmek ve güçlendirmek için iyi niyet ve ciddiyetlerini göstermek için Suudi Arabistan’a gitmişlerdi. Ancak Suudi Arabistan, Irak’ta yeni bir siyasi sistemin oluşması ve dengelerin İran ve bu ülkenin Şiileri aleyhine değişmesinden kaynaklanan karamsarlığa yakalanmış ve bu görüşmeleri değerlendirememişti.

Ama şimdi görünen o ki, yıllarca düşmanca bir politika benimsedikten sonra, Suudi yetkililer bu politikanın devam etmesinin sadece bu ülkenin enerji ve kaynaklarının israfıyla sonuçlandığı ve artık buna dayanmanın mümkün olmadığı sonucuna varmışlardır. Bu bağlamda Amerika’nın geçmişte olduğu gibi güvenilmez olması ve Siyonizm’e yakınlığın da ağır bedelleri olması ve Suudi Arabistan’ın Müslümanlar ve İslam ülkeleri nezdindeki itibarına ve konumuna onarılamaz zararlar vermesi bu seyri değiştirdi. Öte yandan İran ile ilişkilerin yakınlaşması ve gelişmesi bu ülkeye net faydalar sağlayabilir.

Genel olarak, İran-Suudi ilişkilerinin iyileştirilmesi ve düzelmesinin önündeki bazı engeller devam etse de, Siyonist rejim, Tahran-Riyad ilişkilerinin iyileştirilmesini ve düzelmesini Suudi Arabistan ile ilişkilerini normalleştirme yolunda en önemli engel olarak görüyor. İsrail rejimi Suudi Arabistan’daki etkinlik mafyasını kullanarak İran ve Suudi Arabistan arasındaki siyasi ilişkilerin yeniden canlanmasını engellemek için tüm çabasını sarf etmiş, ancak iki ülkenin siyasi iradesinin, düzeltme ve iyileştirme için en önemli garanti olarak kabul edildiği görülmektedir.

iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde, her iki ülkenin önceliği ekonomik potansiyelleri değerlendirmek iken, İran ve Suudi Arabistan’ın kazan-kazan siyasetine ve yoluna dahil olması iç ve bölgesel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde belirlenmiştir.

Başa dön tuşu
Bugün 27 Haziran 2026 (4) içerik yüklenmiştir.