İran

İran milletinin geçen 41 senede konum ve görkemini anlamayan Amerikalılar

İslam İnkılabı’nın şanlı zaferinin 41. yılında, milyonlarca İranlı ülkenin dört bir yanında 22 Behmen Zafer Yürüyüşüne görkemli şekilde katılarak, ABD liderliğindeki küresel emperyalizmin komplolarına karşı koyup, direniş göstereceklerini vurgu yaptılar.

41 sene önce 22 Behmen’de (11 Şubat) büyük İran milleti, güçlü iradeyle hiçbir gücün arkasına yaslanmadan görkemli İslam İnkılabı’nı zafere kavuşturdular. İran milleti geçen bu seneler boyunca azılı ve yemin etmiş düşmanlarla karşı karşıya kalmışlar, ancak bu nizam ve devrime karşı düşmanlıklar nereden kaynaklanıyor? Bu husumetlerin sonu niçin gelmiyor?

Bu düşmanlığın en bariz nedenini, İslam İnkılabı’nın sınırların ötesinde etki bırakmasında görülebilir. İslam İnkılabı aslında, zaferinin başından itibaren sulta düzeninin zulmü altındaki milletlerin kurtuluşu için ümit kaynağı ve modeli oldu. Bu nedenle, İran milletinin büyük zaferi ve ABD gibi süper gücü bu topraklardan kovması, böyle bir güç için kabul edilmez bir şeydi. ABD ve devrim düşmanları, geçmişteki döneme geri dönmek için elinden geleni yaptılar, ancak bir kez daha böyle bir dönemi yeniden canlandırmayı asla başaramadılar. Sorulması gereken başak bir önemli soru şu dur ki, Niçin ABD ve İran milletinin düşmanları bu seneler boyunca kendi hedeflerine ulaşamadılar?

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’in dün Azadi Meydanı’nda 22 Zafer Yürüyüşü’ne katılanlara hitaben yaptığı konuşmada, aslında bu soruya cevap vermiş oldu.

Cumhurbaşkanı Ruhani konuşmasının bir kısmında şöyle dedi:

“Bizim yolumuz ve rotamız bu ülkenin ilerleyişi ve yükselişi içindir ve bu nedenle görüyorsunuz ki bu husumet ve düşmanlık geçen 41 senede farklı şekillerde ortaya çıkmıştır, ancak Devrimin yolu, ilk günündeki gibi aynen devam ediyor.

Cumhurbaşkanı’nın doğru biçimde ifade ettiği gibi, Devrim’i sağlamlaştıran ve güçlendiren husus, halkın sahnedeki varlığı ve oylarıdır.

Cumhurbaşkanı sözlerinin devamında ABD’nin tüm bu senelerde en büyük hatalar işlediklerine işaretle, şimdiye kadar Amerika’nin bir çok cinayete imza attığını ve en son olarak Irak’ın konuğu olan Korgeneral Kasım Süleymani’ye suikast düzenlendiğini vurguladı.

İran milletinin çok görkemli ve yoğun şekilde Şehit Süleymani’nin cenaze törenine katıldığına dikkat çeken Ruhani, hatta bu nizam ve devrimin düşmanlarının gerçekleri itiraf etmek zorunda kaldığını, Şehit Süleymani’nin Irak halkı ve ordusuna yardım ederek, Irak, Suriye ve Lübnan’a istikrar ve bölgeye güvenlik armağan ettiğini belirtti.

Amerikalılar İslam İnkılabı’nın zaferinin ilk günlerinden itibaren yanlış hesaplar yaptılar. Bu yanlış hesapların nedenin iki etkende görmek gerekiyor:

Birincisi, dini ve manevi unsurlar ve inançlar bu hesaplarda bir yeri yoktur.

İkincisi ise, düşmanlar şimdiye kadar İran milletini doğru dürüst şekilde tanıyabilmiş değiller.

Yanlış hesaplar ve hatalar, büyük bir gücü hezimet ve yenilgiye uğratabilir. İran milletinin 41 sene ABD karşısında durması de bu çerçeve dışında değildir.

Ancak ABD geçen 41 senede İran milletinin konum ve azametini anlayamadı.

Trump, aptalca yaklaşım ve eylemleriyle, ABD ve İran’ın geçmişi ve şimdiki durumundan gerçekçi bir anlayışa sahip olmadığını gösterdi.

İslam İnkılabı Rehberi’nin tabiriyle Obama’nın demir yumruğunu kadife eldivenin içine gizleyip, değişimden söze ederken heyecana kapılmayan İran milleti, bugün de Trump’ın tehditlerinden korkmuyor.

Başa dön tuşu
Bugün 30 Kasım 2020 (32) içerik yüklenmiştir.