İran

İran Silahlı Kuvvetleri, yaptırımlar ve baskılara rağmen ilerleme yolunda hareket ediyor

ABD’nin yaptırımlarına rağmen, İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri savunma ve askeriye alanında ilerlemeye devam ediyor. Bu bağlamda bugün de yeni kazanımlar ilk kez görücüye çıkarıldı.

Bu bağlamda, Deniz Kuvvetleri’nin Simurg adlı yeni İHA’sı Konarek limanında düzenlenen törenle ilk kez görücüye çıktı.

Simurg İHA’sı, donanmanın en yeni taarruz, taktik ve keşif İHA’sıdır. Simurg İHA’sı bu gün İran’ın güneydoğusunda Konarek limanında İSK Başkomutan Yardımcısı amira Habibullah Seyyari ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Hüseyin Hanzadi’nin katıldığı törenle bölgede bulunan donanmaya katıldı.

Simurg İHA’sı 1500 km uçuş menzili ile taarruz, taktik, keşif ve elektronik savaş operasyonlarını yürütebiliyor.

Simurg İHA’sı 24 saat aralıksız 25 bin fit yükseklikte uçabiliyor.

Öte yandan, İran Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Yardımcısı Amiral Habibullah Seyyari, donanmanın Hint okyanusunun kuzeyi ve uluslararası açık denizlerde varlığını takviye etmek amacıyla Konarek limanında yeni bir kruvazör donanmaya katıldığını açıkladı.
Yeni kruvazörün donanmaya katılması dolaysıyla düzenlenen törende bu açıklamayı yapan Amiral Seyyari, pek yakında Dena kruvazörü, Fatih ve Tarık denizaltıları da donanma envanterine katılacağını belirtti.

Amiral Seyyari ayrıca İran İslam Cumhuriyeti deniz sınırlarını ve karasularını korumakta asla tereddüt etmeyeceğini vurguladı.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei Kasım 2018’de deniz kuvvetleri komutanları ile görüşmesinde, deniz kuvvetlerinin şimdiki kuşağı yeteneklerine derinden inandığını ve yeni kruvazörlerin ve denizaltılarının donanmaya katılmaları bu kuvvetin gelişen gücünü ortaya koyduğunu belirtti.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei ayrıca, defalarca Silahlı Kuvvetleri’nin her alanda hazırlığı ve tam teşekkülü kabiliyetlerinin geliştirilmesine vurgu yapmıştır.

Öte yandan, Rusya tarafından BM Genel Sekreterine hitaben yazılan mektupta, İran’ın BM üyesi ve NPT gibi kitle imha silahlarının yasaklanması konvansiyonu gibi bir çok kurumun üyesi olduğunu belirterek, hiçbir süreçte ve BM Güvenlik Konseyinin 2231 nolu kararında İran’ın uzay ve füze programının yasaklanmadığının altı çizildi.

Mektupta, İran’ın nükleer silah ürettiği veya geliştirdiğine dair her hangi bir delil bulunmadığı ifade edilerek, İran’ın 2231 nolu BM Güvenlik Konseyi kararını yerine getirerek, nükleer başlık taşıyabilecek balistik füze planlaması ve üretimi yapmadığı vurgulandı.

Mektupta bunun aksi yönünde de hiçbir bilginin BM Güvenlik Konseyine ulaşmadığı ifade edilirken, bazı BM Güvenlik Konseyi üyelerinin füze teknolojisi hususunu tahrif etmelerinin üzüntü verici olduğu ifade edildi.

Mektupta İran aleyhindeki ithamların sadece nükleer anlaşmadan ayrılan tek bir ülke (Amerika) tarafından ortaya atıldığı ifade edilerek, bu ülkenin çıkışının esasen BM bildirgesinin 25. Maddesine aykırı olduğu ifade edildi.

BM Güvenlik Konseyi’nin 11 aralık tarihinde BM genel sekreterinin 2231 sayılı kararnamenin durumuyla ilgili son raporunu incelemek üzere oturum düzenlemesi bekleniyor.

Başa dön tuşu
Kapalı
Bugün 19 Eylül 2020 (25) içerik yüklenmiştir.