HaberlerDünyaİranOrtadoğu

İran: Tüm Ülkeler ABD Yaptırımlarını Uygulamaktan Kaçınmakla Yükümlüdür

Uluslararası Haber Grubu’nun aktardığına göre; İran İslami Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı yayımladığı resmi açıklamada şu ifadelere yer verdi: ABD hükümeti, İran’a yönelik düşmanca ve yasadışı politikalarının devamı olarak, 24 Ağustos 2026 Pazartesi günü “Ekonomik Tecrit Operasyonu” adı altında yeni bir ekonomik terörizm dalgasını devreye sokmuştur. Bu hamle, ABD’nin İran’a ve dünyaya karşı yürüttüğü devlet terörizminin açık bir tezahürüdür.

ABD’nin doları diğer ülkeleri korkutmak, müdahaleci ve uluslararası hukuku ihlal eden politikalarına uymaya zorlamak amacıyla bir araç olarak kötüye kullanması; Birleşmiş Milletler üyesi tüm devletlerin ulusal egemenliğinin ve kendi kaderini tayin hakkının ihlali anlamına gelmektedir.

ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları, nitelikleri ve sonuçları itibarıyla Birleşmiş Milletler Şartı’nın ağır bir ihlalidir. Söz konusu yaptırımlar, 9 Aralık 1981 tarihli ve 36/103 sayılı “Devletlerin İçişlerine Müdahale ve Karışmanın Kabul Edilemezliği Bildirisi”nin 2(k) paragrafı ile 24 Ekim 1970 tarihli ve 2625 sayılı BM Genel Kurul kararıyla kabul edilen “Devletler Arasında Dostane İlişkiler ve İşbirliğine İlişkin Uluslararası Hukuk İlkeleri Bildirisi”nde vurgulanan “devletlerin içişlerine karışmama” ve “ülkeler arasındaki işbirliğinin engellenmemesi” ilkelerini açıkça çiğnemektedir.

Ekonomik savaş ilanı, ABD ve İsrail rejiminin son bir buçuk yıldır asılsız ve boş bahanelerle İran’a karşı yürüttüğü, bölgesel ve uluslararası barış ile güvenliği tehlikeye atan saldırgan savaşın bir devamıdır.

Bu eylemlerin tamamı uluslararası hukuka aykırıdır. Ne yazık ki Birleşmiş Milletler sisteminin ve üye devletlerin, ABD ile İsrail rejiminin uluslararası hukuku ağır şekilde ihlal etmesine karşı gösterdiği duyarsızlık ve tavizkar tutum; kanun tanımazlığın ve en ağır uluslararası suçların işlenmesinin son derece tehlikeli bir emsal haline gelmesine yol açmış, bu durumun sonuçları tüm insanlık medeniyetini eşi benzeri görülmemiş bir tehditle karşı karşıya bırakmıştır.

“Ekonomik Tecrit Operasyonu” özü itibarıyla, bunu tasarlayan ve uygulayanların İran halkına acı ve ızdırap çektirme, İran vatandaşlarını en temel insani haklarından mahrum bırakma yönündeki suç niyetini kanıtlamaktadır; dolayısıyla uluslararası bir suç ve insanlığa karşı işlenmiş bir suç niteliğindedir.

Bu politika, İnsan Hakları Bildirisi ve Sözleşmelerinde yer alan temel insan hakları kurallarının açık bir ihlali olup, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin 1. maddesinin 2. fıkrasına da aykırıdır. ABD yaptırımları ayrıca, Uluslararası Adalet Divanı’nın 3 Ekim 2018 tarihli kararının da süregelen bir ihlalidir. Söz konusu karar, ABD’yi gıda, tarım ürünleri, ilaç, tıbbi ekipman, sivil havacılık emniyeti için gerekli ekipman ve hizmetler ile bunlarla ilgili mali transferler de dahil olmak üzere serbest ticaretin önündeki tüm engel ve kısıtlamaları kaldırmakla yükümlü kılmıştır. ABD’nin yeni yaptırım politikası yeni bir durum yaratmıştır ve BM organları da dahil olmak üzere uluslararası toplumun hukukun üstünlüğünü ve BM Şartı ilkelerini korumak için gerekli adımları atması gerekmektedir.

ABD’nin İran’a yönelik ekonomik yaptırımları, adı ve unvanı ne olursa olsun, BM Şartı’nı, uluslararası insancıl hukuku ve insan haklarını ihlal eden tamamen yasadışı ve haksız eylemlerdir. Bu doğrultuda tüm ülkeler bu tür yaptırımları uygulamaktan kaçınmakla yükümlüdür. Ayrıca tüm devletler, bu yasadışı eylemlerden doğan durumları veya sonuçları tanımaktan ya da onaylamaktan kaçınmalıdır.

ABD’nin İran’a yönelik tek taraflı yaptırımlarının uygulanmasına ortak olmak, bir devletin yasadışı iradesinin bağımsız devletlere dayatılmasına ve onların meşru ekonomik ve ticari ilişkilerinin engellenmesine suç ortaklığı etmek demektir; bu da BM Şartı’nın en önemli ilkesi olan ülkelerin “egemen eşitliğine saygı” ilkesinin tahrip edilmesine katılmak anlamına gelecektir.

Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin ekonomik terörizmini kınarken, İran milletinin vatanı ABD-İsrail askeri-ekonomik saldırısı ve hibrit savaşına karşı savunmak için tüm kapasiteleri kullanma kararlılığını vurgulamaktadır. Hiç şüphe yok ki İran milleti, birlik ve beraberlik içinde, muazzam medeniyet mirasına, ilham verici dini ve milli öğretilerine dayanarak ve son birkaç on yılın büyük tecrübelerinden yararlanarak kötü niyetli düşmanların şerrini defedecek ve vatanımızın gücünü ve kudretini günden güne artıracaktır.

Başa dön tuşu
Bugün 06 Ekim 2026 (63) içerik yüklenmiştir.