
Yaklaşık 72 saat süren gerilimin ardından İran-Pakistan ilişkilerinin düzelmesi, iki komşu ve İslam ülkesi arasındaki güçlü bağların sürdürülmesi konusunda her iki tarafta da ciddi bir irade bulunduğunu bir kez daha gösterdi.
İran’ın Pakistan’daki teröristlerin karargahına saldırısı ve Pakistan’ın da kendilerinin belirttiğine göre Pakistanlı teröristlerin İran’daki çeşitli sınır noktalarındaki barınaklarına karşılıklı saldırısının ardından, iki önemli İslam ülkesi arasında uzun süredir devam eden ilişkilere belirsizlik gölgesi düştü. Ancak iki ülkenin yetkilileri gerilimin tırmanmasının önlenmesinin gerekliliğini vurgulayarak, İslamabad, ikili ilişkilerdeki gerilimi azaltmak için Tahran’la anlaşmaya varıldığını duyurdu.
Bunun üzerine İran Dışişleri Bakanlığı ile Pakistan Dışişleri Bakanlığı da Pazartesi günü ortak bir açıklama yayınladı. Bu açıklamada, İran ve Pakistan dışişleri bakanları arasında yapılan telefon görüşmesinin ardından iki tarafın, iki ülke büyükelçilerinin 26 Ocak 2024 tarihine kadar işyerlerine dönmeleri konusunda mutabakata vardığı belirtiliyor. Ayrıca İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Pakistan Dışişleri Bakanı Celil Abbas Ceylani’nin daveti üzerine 29 Ocak 2024’te Pakistan’ı ziyaret edecek.
İran ve Pakistan ilişkilerinin normale dönmesi, iki ülke ilişkilerinin kararması ve gergin olmasından çıkarları olan tarafların, İran’ın Pakistan’daki teröristlere karşı askeri eylemini öne çıkarmakla büyük göstererek, hem ikili ilişkilerdeki gerginliği yoğunlaştırmaya ve hem de İran’ın eylemin komşularına karşı güç gösterisi ve büyüklük taslama şeklinde lanse etmeye çalıştıkları bir ortamda yaşanıyor.
Halbuki İran ve Pakistan, kendi dış siyasetlerinde karşılıklı olarak birbirine özel saygı duyuyorlar; iki tarafın tarihi ve güçlü ilişkileri uzun yıllara ve yaklaşık Pakistan’ın 1947 yılında Hindistan’dan bağımsızlığını ilan ettiği ilk günlere dayanıyor. Bir çok tarihi, kültürel ve dini ortaklıklara ilaveten en az 900 km ortak sınır çizgisi, iki ülke ilişkilerinin kalıclığındaki etkili faktörlerdir.
İran ve Pakistan Siyonist işgalci rejimin cinayetleri gibi bölgesel ve uluslararası konularda ortak duruşları vardır ve uluslararası kuruluşlarda da genelde karşılıklı olarak birbirlerinin tutumlarını destekliyorlar ki bu da iki ülke ilişkilerinin güçlenmesi ve yoğunlaşmasında bir diğer önemli faktör saylıyor.
Ticaret açısından, iki tarafın Rimdan-Gabad ve Pişin-Mend olmak üzere iki yeni sınır kapısının çalışması için yapılan işbirlikleri, ayrıca 6 ortak sınır pazarların kurulması için imzalanan prensip anlaşmaları, İran İslam Cumhuriyeti ve Pakistan’ın ekonomi alanında ilişkiler düzeyini yükseltme iradelerini gözler önüne seriyor.
Pakistan, İran’ın takım alanındaki ihtiyaçlarını ve İran da Pakistan’ın enerji ihtiyaçlarını karşılayabilir. İran-Pakistan gaz boru hattı, ki bu ülkenin doğalgazını karşılayabilecek en güvenli ve en ucuz yoldur, tam da bu hedef doğrultusunda ve daha önce varılan anlaşma uyarınca İranlı tarafça sınıra kadar döşenen proje olarak nihaileşmesi için Pakistan’ın girişimini bekliyor.
İran-Pakistan ilişkilerinde son yıllarda bazı sorunlara yol açan tek konu, bu ülkede bazı terör gruplarının varlığı ve şimdiye kadar bir çok İranlı ve sınır muhafızın şehadetine sebep olan bazı terörist gruplarının varlığı ve İran’a yönelik saldırı gerçekleştirmeleridir.
İki ülkenin güvenliği birbirine bağlıdır ve terörizm İran ve Pakistan için ortak bir tehlikedir. Buna dayanarak iki ülke yetkilileri terörle ortak mücadele ve ilişkilerin güçlendirilmesi konusunda mutabakata vardı.
Bu bağlamda İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü “Nasır Kenani” Pazartesi günü Tahran ile İslamabad arasındaki ilişkilerdeki son gelişmeleri anlatarak, “Son olay İran-Pakistan ilişkilerinin gücünü azaltmayacaktır, hiç kimse son olayı istismar etmeyi düşünmemeli ve istismar etme konusunda açgözlü olmamalıdır.” diye kaydetti/
