HaberlerDünyaİranOrtadoğu

İran ve Suudi Arabistan ilişkilerinin durumu

Siyasi uzmanlar ve bölge araştırmacıları, İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hüseyin Emirabdullahiyan’ın bu özel dönemde Suudi Arabistan’a yaptığı ziyareti iki ülke arasındaki işbirliğinin ufukları hakkında istişareler açısından önemli olarak değerlendiriyor.

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı, Suudi Arabistan’daki görüşmelerinin devamında Cidde’de Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile bir araya geldi.
Emir Abdullahiyan, Muhammed bin Selman ile yaptığı görüşmede, İran İslam Cumhuriyeti’nin bölge ülkeleri ve Suudi Arabistan ile ilişkileri geliştirme konusundaki kararlılığını vurguladı.
İran Dışişleri Bakanı, iki ülkenin önündeki fırsatlara vurgu yaparak şunları söyledi: “İran İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan, siyasi, ekonomik, ticari, ulaşım, bilim ve teknoloji, kültürel ve popüler alanlar da dahil olmak üzere kapsamlı işbirliğini geliştirerek bölge için daha fazla büyüme ve refah sağlayabilir.”
Emir Abdullahiyan, uluslararası sistemdeki gelişmelere değinerek bugün tarihi bir sorumlulukla karşı karşıya olduklarını vurguladı.
Arap uzmanları ve siyaset araştırmacıları İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı’nın bu dönemde Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaretin Tahran ve Riyad arasındaki işbirliği ufuklarını incelemesi için gerekli olduğuna inanıyorlar. Arap dünyası uzmanları, Çin’in yeni diplomasisinin ve arabuluculuk yapmasının 130’dan fazla ülkeyi kapsayan bir kuşak bir yol projesinin hizmetinde şekillendiğini belirterek, İran ile Suudi Arabistan arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden canlanmasında Çin’in rolünün farklı olduğunu söylüyorlar. Çinlilere göre diplomatik adımlar, ekonomik adımlar uğruna gerçekleşir.
Çin’in ekonomik gelişimine ve Pekin’in hem İran hem de Suudi Arabistan ile olan dostluğuna ve ilişkilerine değinen uzmanlar, “Bu konu Amerikalıları endişelendiriyor. ABD’ye göre İran ve Suudi Arabistan’ın bölgedeki önemi göz önüne alındığında bu durum daha da kaygı verici. Amerika siyasi ve askeri olarak hakimiyet kurmak istediği Batı Asya’ya daha çok mezhep savaşı yoluyla sızmaya çalışmak istese de  Çin, bölgenin ekonomik çıkarlarını güvence altına almak için bu iki ülke ile ilişkileri yeniden başlatma aşamasına girdi.
Arap dünyası uzmanlarına göre, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin salman’ın üzerinde çalıştığı ve kurduğunu bu yeni stratejinin başarısını artırmak için İran ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin var olmasını gerekli gördüğünü, bunun Çin’e de hizmet ettiğini ve ABD’nin bu konudaki rolünü zayıflattığını söylüyor. Bu uzmanlara göre İran ile Suudi Arabistan arasındaki anlaşmalar da olumludur ve uluslararası ve bölgesel arenada mevcut verilere göre bu süreç değişmeyecektir.  
Aynı zamanda siyaset araştırmacısı ve yazarları da, Suudi Arabistan’ın, İran İslam Cumhuriyeti ve diğerlerine yönelik politikasının değiştiğini belirtiyor ve şu notu düşüyor: Suudi Arabistan’ın önceki mantığı savaş mantığıydı, bugün ise barış mantığı. Suudi Arabistan ve İran İslam Cumhuriyeti anlaşmasının geçici olduğu ve siyasi çıkarlara dayandığı söyleniyor, fakat bu doğru değil, Suudi Arabistan ve İran İslam Cumhuriyeti savaşın yerini, barış mantığının alacağı çok kutuplu yeni bir dünyaya dayalı olarak görüyor. ” 
Aynı uzmanlara göre Suudi Arabistan’ın İran İslam Cumhuriyeti ile gerilimleri canlı tutma konusunda hiçbir güvenlik, siyasi, sosyal veya dini çıkarı yok. Bu nedenle Riyad’ın, İran’la ilişkilerinde herhangi bir ülkeden daha fazla iyileştirmeye istekli olduğu görülüyor./ 

Başa dön tuşu
Bugün 04 Temmuz 2026 (10) içerik yüklenmiştir.