İran

İran’da 13’üncü Dönem Cumhurbaşkanlığı Adaylarının Münazarası

13’üncü dönem İran Cumhurbaşkanlığı seçimleri adaylarının ilk televizyon münazarası 7 aday arasında Cumartesi akşamı düzenlendi ve 3 saat kadar sürdü.

Koronavirüs pandemisinin var olduğu bir sırada, ulusal medya, cumhurbaşkanlığı seçimleri adaylarını tanıtmak için en önemli platform sayılıyor. Her aday radyo-televizyondaki programlarda kendi programlarını açıklamaya, özellikle de cumhurbaşkanlığı münazaralar programında planlarını sunarak rakiplerinin uzman görüşlerine ve eleştirilerine cevap vermeye çalışıyorlar.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri münazaralarında üç önemli durumun karşılanması söz konusudur: İlk olarak cumhurbaşkanlığı adaylarının cumhurbaşkanlığının yetkileri ve sorumlulukları ve ona yönelik beklentiler çerçevesinde görüşlerinin ve programlarının ölçülmesidir. İkinci durum, yumuşak rekabetin şekillenmesi ve her adayın görüşlerini, programlarını sunarak kendini kabullendirmeye çalıştırması ve toplumun elit kesimindeki uzmanlar ve muhataplar tarafından makro görüşlerin karşılaştırılmasıdır.

Üçüncü durum, diğer iki durumdan daha önemli olup halkın farkında olarak oy sandıklarının başına gitmesi için onları cezbetmek ve motive etmektir.

Seçimlere yakın günlerde münazaraların düzenlenmesi rekabet ortamını hararetlendirmektedir. Bu münazaralarda ise kurayla belirlenen ve belli bir zamanlamaya tabii olan ekonomik sorular ve yanıtlar esnasında adaylar marjinal konuları da işin içine dahil ettiler. Ancak münazaranın devamında programın üçüncü aşamasında adayların planlarını ve görüşlerini açıklamak için daha iyi bir fırsat sağlandı ve adaylar marjinal konulardan uzaklaşmaya başladılar.

İlk televizyon münazarasında ileri sürülen, ekonomik sorunlar ve sıkıntılar, geçim ve sosyal zorluklarının farklı nedenleri ve faktörleri bulunmaktadır. Makro açıdan, bu sorunların çözümünü, ekonomik kaynakların yönetiminde, özellikle de mali ve parasal kaynakların yönetimi, istihdamın yaratılması ve üretim engellerinin kaldırılmasında aramak gerekiyor. Buna esasen, adaylar da ileri sürülen sorunlar ve sıkıntıları çözmek için çözümlerini açıklamaya çalıştılar.

Bu açıdan, münazaralar, İslam Cumhuriyeti’nin halka daha şeffaf görüntü ısrarından kaynaklanmaktadır.

Bugünlerde, kimilerinin halkın düşük katılımı hususunda kaygılarını ileri sürdüğü bir sırada, cumhurbaşkanlığı seçimleri münazaralarının coşkulu bir şekilde düzenlenmesi, seçim ortamını hararetlendirmek ve halkın oylarını kazanmakta etkili olacaktır. Her seçimin iki temeli söz konusudur. İlk temel, seçimlere meşruiyet kazandıran katılım temelidir. Yüksek katılım, seçimleri, ülkenin siyasi kaderinin belirlenmesine etkili kılacaktır. Seçimlerin ikinci temeli, önemli bir sorumluluğu kabul etme ve üstlenme adına kendilerini halkın seçimine sunan kişilerdir. Şimdi de seçimlere sayılı günler kaldığı bir sırada 7 cumhurbaşkanlığı adayı kampanyalarını hararetli bir şekilde sürdüreceklerdir.

Şimdi de tüm bakışlar seçim kampanyalarına yöneliktir. Adaylar seçim münazaralarında ve kampanyalarında kendi programlarını ileri sürmekte ve savunmaya çalışmaktadır. Bu aşama ise seçim ortamına önemli bir heyecan ve zindelik kazandırabilir. Bu seçim heyecanı ve coşkusunu iki açıdan görmek mümkün. Bu durumun bir yanı oyları ile kaderlerini belirlemek isteyen halktır. Diğer tarafı ise sorumlulukları kabullenmek isteyen, kişilerin zor seçim sahasına inmeleridir. Bu kişiler, 80 milyon İranlının gözleri önünde, gelecek 4 yıl içerisinde ülkeyi idare etmek için karnelerini ve programlarını sunmaya çalışacaklardır.

Bu aşama, seçimlerin en hassas aşaması olarak adlandırılabilir. Bu durum ise iç ve dış medyanın ilgisini çekmektedir. Şimdi de ikinci münazara için tahminler yürütülmeye başlanmıştır. İkinci münazaranın birinci münazaradan daha coşkulu ve daha sağlam olması beklenmektedir.

Başa dön tuşu
Bugün 29 Temmuz 2021 (27) içerik yüklenmiştir.