
İran Savunma Bakanı General Emir Hatemi Amerikan terör ordusu ile Fars körfezinde son yüzleşme hakkında yaptığı açıklamada, Amerikalıların bu bölgede illegal ve saldırgan varlığı güvensizliğe yol açan etken olduğunu belirtti.Tahran’da 17 Nisan Ordu Günü dolayısıyla düzenlenen “Hizmet geçidi” töreninin kulisinde Amerikalıların Fars körfezinde İranlı güçlerce tacize uğradıkları iddialarına tepki gösteren Savunma Bakanı General Emir Hatemi, asıl Amerikalıların Fars körfezinde illegal varlığı bölgeyi güvensiz hale getirdiğini belirtti. General Hatemi, Amerikalılar dünyanın öbür ucundan bizim sınırlarımızın yakınına geldiklerini, bir de bu tür yersiz iddialarla bulunduklarını kaydetti. General Hatemi, Amerika dünyanın öbür ucundan geldiğini, bizse kendi evimizde olduğumuzu, Amerika bölge ülkelerine tehdit ve yaptırımla sorun yarattığını vurguladı. Geçen Perşembe günü CENTCOM, İran’a ait 11 hücum botunun 6 Amerikan savaş gemisine yaklaşarak, tacizde bulunduğunu iddia etmişti. İran İslam cumhuriyeti dışişleri bakanı terörist örgüt CENTCOM’un İran gemilerinin Fars Körfezi’nde Amerikan savaş gemisine yaklaşmasına dair iddiasına tepki olarak, iki yıl önce paylaştığı tweet mesajına “yıllık hatırlatma” yazısını ekleyerek tekrar paylaştı.
İran dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif o dönemde “Amerikan deniz kuvvetleri İran sularında yolunu bulamıyor” şeklinde yazmıştı. Zarif Fars Körfezi’nin ABD oluşmadan 2000 yıl önce de aynı isimle bilindiğine işaretle, “muhtemelen onlar Fars Körfezi adını veya kendi evlerinden 7000 mil uzakta İran etrafında ne yaptıklarını bilmiyorlar.” şeklinde ekledi.
İran Dışişleri Bakanı ve Savunma Bakanı’nın ABD’nin Fars Körfezi’ndeki askeri varlığına gösterdikleri tepki, açık mesajlar taşıyor.
ABD yüzlerce kilometre öteden gelip, bölge ülkeleri için tehdit ve yaptırım ile sorun oluşturuyor. İran İslam Cumhuriyeti’nin hava kara ve deniz sahalarını savunan güçler defalarca, Amerikalı yetkilileri, en ufak hata yapmaları konusunda uyararak, herhangi bir kötü eylem ve niyete İslam Cumhuriyeti’nin en ağır şekilde yanıt vereceğini deklare etmişlerdir.
Geçen yılın haziran ayında ABD’ye ait bir casus İHA’sı İran hava sahasına girdikten sonra Devrim Muhafızları uçaksavarları tarafından hedef alınarak düşürüldü.
Bir süre önce de ABD’ye ait bir savaş uçağı İran hava sahasına girmeye çalışırken İran İslam Cumhuriyeti’nin hava savunmasının uyarısıyla rotasını değiştirmek zorunda kaldı.
Amerikalar, güvenlik sağlama bahanesiyle attıkları her adım ve eylemleriyle pratik anlamda bölge milletleri için daha fazla tehdit dayatmıştır. ABD’nin Fars Körfezi’ndeki askeri hareketliliği için de aynı konu geçerlidir. ABD’nin bölgedeki askeri varlığının sebebi 3 hedef çerçevesinde açıklanabilir.
Birinci hedef; İran İslam Cumhuriyeti’ni bölgeyi istikrarsızlaştıran bir güç gibi göstermektir.
İkinci hedef ise; bölgeyi istikrarsızlaştırıp, İranofobi çerçevesinde Tahran aleyhinde koalisyon kurmaktır ve 3. hedef de, İran’ın savunma kabiliyetini sınırlandırmaktır.
ABD’nin bölgede gerilime yol açmaktaki stratejik hedefi ise, bölge ülkeleri arasında güvenlik işbirliğini önlemektir. Gelinen noktada Amerikalılar, İran’ı tehdit olarak gösterme ve askeri varlığını güçlendirme stratejisi ile, kendini Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini savunan bir ülke gibi göstermeye çalışıyor, oysa bölgedeki tüm güvensizliklerin kaynağı bizzat ABD’dir.
Aynı gerçeğinin farkında olan İran İslam Cumhuriyeti “Hürmüz Barış Planı”nı sunarak, bölge ülkelerini toplu güvenliğin korunması doğrultusunda işbirliğine çağırmıştır.
İran İslam Cumhuriyeti, düşmanlar ve bölge güvenliği ve istikrarını bozan eylemlere de kuşkusuz sert şekilde yanıt verir.
