
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, İngiliz hükümetinin sığınmacıların Ruanda’ya zorunlu sınır dışı edileceğini ilan etmesini, uluslararası yükümlülük ve sorumluluklarından kaçmak olarak nitelendirdi.
İngiliz hükümeti, artan yasadışı göç eğilimine karşı koymak için, göçmenleri sözde göçmenlik davalarını işleme koymak için Afrika ülkesi Ruanda’ya yerleştirmeye çalışıyor.
Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson, denizleri göçmenler için mezarlığa çeviren şeytani kaçakçılara tepki olarak, yasal sonuçları belirsiz olan hareketi gündeme getirdi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade, Cuma günü yaptığı açıklamada, “İngiltere’de yaşayan sığınmacıları Ruanda’ya gitmeye zorlamak yasaya aykırıdır. Mülteci Sözleşmesinin ruhu ve metnine aykırıdır.” dedi.
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü şunları söyledi: ”İngiliz hükümetinin sığınmacılara yönelik sorumluluk beyanı, üçüncü şahısları sığınma sözleşmelerinde ve insan hakları sözleşmelerinde belirtilen hakları ihlal etme riskiyle karşı karşıya bırakmakta ve insani ve ahlaki hususları tamamen göz ardı etmektedir.”
Hatibzade, sığınmacıların metalaştırılmasını, şiddet eylemlerini ve insanlık onuruna aykırı aşağılayıcı muameleyi reddederek, İran İslam Cumhuriyeti’nin milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapmasına atıfta bulundu ve şöyle dedi: ”İngiliz hükümetinin sığınmacıları sınır dışı etme planı, İngiltere ve diğer Batılı ülkelerin, İran İslam Cumhuriyeti’nin milyonlarca mülteci ve sığınmacıyı yönetme ve onlara bakma çabalarını her zaman görmezden geldiği bir zamanda geldi.”
