İran’dan Josep Borrel’in BERCAM Hususundaki Önerisine Yanıt

İran İslam Cumhuriyeti Avrupa Birliğinin BERCAM Nükleer anlaşması koordinatörü Josep Borrel’in gayri resmi toplantısı zamanlamasını uygun görmüyor.
İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanlığı sözcüsü Said Hatipzade bu meselenin nedenini Amerika ve üç Avrupalı ülkelerin son tutumları olarak açıklamaktadır.
İran diplomasi kolu sözcüsü Pazar akşamı bu hususa değinerek Amerika’nın tutumları ve yaklaşımlarında hiçbir değişikliğin yaşanmadığına değinerek sözlerine açıklık getirip Biden hükümetinin Donald Trump’ın maksimum baskı siyasetini bırakmamasının yanı sıra BERCAM nükleer anlaşmasındaki Washington’un görevlerinin ve 2231 sayılı kararın genel olarak uygulanmasını da dile getirmediğini belirtti. Hatipzade şu açıklamada da bulundu: ” Tüm tarafların BERCAM anlaşmasında taahhütlerin uygulaması müzakere konusu değildir. Olamaz da. Çünkü tüm teatiler 5 yıl önce yapılmıştır. ”
İran İslami Şura Meclisi’nin yaptırımların kaldırılması ve İran milletinin çıkarlarının korunup kollanması doğrultusundaki kararının uygulanması ve BERCAM nükleer anlaşmasının 26 ve 36’ıncı paragrafları çerçevesinde karşı tarafların yasa dışı yaptırımları kaldırmaktaki taahhütlerine bağlı kalmaması yüzünden İran’ın nükleer anlaşmadaki gönüllü olarak sürdürdüğü girişimleri durdurması aslında önemli bir adım sayılır. Bu yüzden BERCAM nükleer anlaşmasının korunması için yeni bir anlaşmaya ihtiyaç yoktur. Bu bağlamda BERCAM nükleer anlaşmasına geri dönmek için belli bir protokole, anlaşmaya, sözleşmeye veya belgeye ihtiyaç yoktur.
İran İslam Cumhuriyeti tüm bu yıllar içerisinde BERCAM Anlaşmasındaki taahhütlerini yerine getirmiş ve Avrupalı devletlerin BERCAM nükleer anlaşmasındaki İran çıkarlarını korumaktaki başarısızlığından bir yıl sonra BERCAM’daki taahhütlerini kademeli olarak beş aşamada azaltmış ve taahhütleri ile hukukları arasında bir denge kurmaya çalışmıştır. İran İslam Cumhuriyeti bu mantıklı kararının uygulanması çerçevesinde, 23 Şubat tarihinden itibaren BERCAM anlaşmasında gönüllü olarak üstlendiği taahhütleri, ” yaptırımların kaldırılması ve İran milletinin haklarının savunulması yönündeki stratejik adım”çerçevesinde durdurmuştur.
Doğal olarak görünen o ki her şey çok açık ve nettir, ve BERCAM anlaşmasının tekrar canlanmasının en kolay ve basit yolu yerine getirilmemiş taahhütlere geri dönülmesidir. Amerika tek taraflı ve yasa dışı yaptırımlarına son vermeli ve BERCAM nükleer anlaşmasındaki taahhütlerine geri dönmelidir. Bu değişimin ne müzakereye ne de Ajansın başında bulunanların karar çıkarmasına ihtiyacı vardır.
Bu bağlamda İran’ın BMT’ndaki daimi temsilcisi El Jazeera kanalına yaptığı son konuşmasında müzakerenin her zaman gündemde olması gerektiğine değinerek bu sürecin baştan sona kadar şeffaf olması gerektiğini belirtip şöyle bir açıklamada bulundu: ” Bizim 4 artı bir diye bir çerçevemiz vardır. Ona göre oturumlar düzenliyoruz. Amerika bu gruba katılmak istiyorsa taahhütlerini yerine getirmeli, İran’a karşı yaptırımları ve son 5 yılda uyguladığı tüm yaptırımları kaldırmalıdır. Böyle olursa İran da taahhütlerini tam olarak uygulayacaktır. ”
İran İslam Cumhuriyeti’nin siyaseti karşılıklı işbirliği ve koordineli hareket etmektir. Bu yüzden İran mevcut durumda BERCAM anlaşması üyesi olan ülkeler ile yakın istişarelerini sürdürmektedir. Ancak Josep Borrel ile devam eden iki taraflı ve çok taraflı görüşmeler bile tek başına yeterli değildir. İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanının bu alandaki açıklamaları net ve açıktır.
BERCAM karşı taraflarca ihlal edildiği müddetçe, Amerika ve Avrupa’nın tavırlarında değişiklik görülmediği müddetçe BERCAM anlaşmasının tek taraflı olarak uygulanmasının da bir anlamı ve kavramı yoktur.
Çünkü esasında BERCAM Anlaşması iki taraflı taahhütlere dayalıdır. Bu noktadan yola çıkarak Hatipzade İran İslam Cumhuriyeti’nin sırf yaptırımların azaltılmasına uygun olarak BERCAM taahhütlerine geri döneceğini belirtti. Bu bağlamda hasmane girişimlere aynı şekilde cevap verilecektir.
