HaberlerDünyaİranOrtadoğu

İran’ın askeri tatbikatlarının düşmanlara mesajı

İran İslam Cumhuriyeti’nin politikası gerilim ve savaştan kaçınmaktır. Ancak İran, sınırlarına yakın tehditlere asla müsamaha göstermeyecek ve istikrar ve güvenliğin bozucu unsurlarına tam yetkiyle karşı çıkacaktır.

İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri’nin düzenli tatbikatlar yapması bu konuda düşmanlara açık bir mesaj veriyor.

Bu bağlamda Kuzeybatı bölgesinde zırhlı ve topçu birlikler, İHA’lar, elektronik savaş ve helikopterlerin ateş desteği ile bugün (Cuma) “Hayber Fatihleri” tatbikatı gerçekleştirildi.

ABD’nin özellikle son yıllardaki stratejik hedeflerinden biri, azami güvenlik baskısı uygulamak ve İran’ı bölgesel tehditlerle meşgul etmek amacıyla bölgede bir kriz yaratmak olmuştur. Bu süreci askeri ittifaklar ve Siyonist rejimin bölge ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirmeye yönelik komplolar gibi tedbirler takip etmektedir. 

ABD ve İsrail, bölgedeki bazı ülkeleri etkileyerek, aslında bölge milletlerinin tarihsel kimliğini değiştirmeye çalışıyorlar. Siyonist rejim ile bölgedeki bazı ülkeler arasında ilişkilerin kurulması, İslam ülkeleri arasında farklılıklar ve boşluklar yaratmak için aynı amaca sahiptir. Başka bir ifade ile Siyonist rejimin bu bağlamdaki siyasi-askeri stratejisi, bölünmeler ve farklılıklar oluşturarak bölgeyi etkilemektir.

İran İslam Cumhuriyeti bu hareketleri her zaman yakından takip etmiş ve Siyonist rejimin bölgedeki varlığının, her isim altında, gerilimin ve krizin nedeni olduğuna ve bölgenin toplu güvenliğine açık bir tehdit olduğuna inanmaktadır; Dolayısıyla İran, bölgenin güvenliğini bozanlara bu fırsatı asla vermeyecektir.

Silahlı Kuvvetlerin tatbikatının düşmanlara verdiği en önemli mesaj, ordunun güçlü kuvvetleri ile Devrim Muhafızları ve ülke güvenliğinin diğer savunucularının her türlü tehdide karşı tam olarak hazır olduğudur.

İslam inkılabı rehberi ve başkomutan Ayetullah Hamenei HŞ 19 Behmen 1399 tarihinde Hava Kuvvetleri ve Hava Savunma komutanlarıyla bir görüşmede yaptığı konuşmada, güç üretiminin tezahürlerinden biri de silahlı kuvvetlerin bölgesel ve uluslararası ihtiyaçlar doğrultusunda güçlendirilmesi olduğunu ifade etti.

Kanıtlar, Siyonist rejimin İslam ülkeleri arasındaki ilişkilerde ve Direniş Cephesi’nden ağır darbeler aldığı bir durumda gerilim ve kriz oluşturmaya çalıştığını gösteriyor; Aldatıcı bir yaklaşımla, İran’ın komşularının topraklarını saldırgan amaç ve hedeflerini ilerletmek için bir platform haline getirmeye çalışıyor.

“Rayel-Yovm” gazetesinin baş editörü “Abdul Bari Atvan”, bölgedeki bazı ülkelerin Siyonist rejimle ilişkilerine ve rejimin bölgeye açılmasına atıfta bulunarak şöyle diyor: İsrail rejimi, İran’la yüzleşme bahanesiyle ve ABD’nin doğrudan liderliğinde bölge ülkeleriyle askeri ve güvenlik anlaşmaları imzalamıştır.

Bazı ülkelerin İran İslam Cumhuriyeti ile ilgili provokatif açıklamaları ve duruşları da bu bağlamda değerlendirilebilir.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir-Abdullahiyan, İran’ın bu tür hamlelere müsamaha göstermediğini açıkça belirtti.

Emir Abdullahiyan Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Tahran’daki yeni Büyükelçisi Ali Alizade ile görüşmesinde  Siyonist rejimin İran’ın ortak sınırlarındaki hareketlerine atıfta bulunarak şunları kaydetti: ” İran İslam Cumhuriyeti, Siyonist rejimin ulusal güvenliğine karşı varlığına ve faaliyetlerine müsamaha göstermez ve bu konuda gerekli adımları atacaktır.”

İran İslam Cumhuriyeti’nin bölgedeki herhangi bir jeopolitik değişikliği iç güvenliğine zarar verici olarak gördüğü ve bunu her zaman kırmızı çizgi olarak ilan ettiği açıktır.

İran’ın bu konudaki kararlı duruşu krizlerin önlenmesinde stratejik öneme sahiptir. Son on yılların tecrübesi, uluslararası sınırlardaki birçok gerilim ve sorunun ve bölge ülkeleri arasındaki farklılıkların ve güvensizliğin Siyonist rejimin çıkarları ve hedefleri ile uyumlu olduğunu göstermektedir ve bölgedeki ABD-İsrail ortak politikalarıyla manidar bir ilişkisi var.

Başa dön tuşu
Bugün 10 Ağustos 2022 (15) içerik yüklenmiştir.