BilimselHaberler

İran’ın bilimsel ve teknolojik ürünleri

İran’da 1 – 11 şubat tarihleri arasında Şafakta on gün olarak anılan süreç, İran milletinin despot şah rejimi ve batılı hamileri ile 1979 yılında sürdürdüğü mücadelenin son günlerini hatırlatır.

İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonra her yıl bu günlerde İran halkı inkılabın zaferini kutlar ve İslam inkılabının yüce ilkeleri ile biat tazeler.

Şafakta on gün ayrıca bir başka açıdan da önemlidir. Bu günlerde genellikle İran’ın en son bilimsel, teknolojik, savunma ve iktisadi alanlardaki en son kazanımları sergilenir ve yine bazı milli projelerin açılışı gerçekleşir.

Bu yıl özellikle bu kazanımların çoğunun sadece İslam inkılabının gerçekleşmesi ve İranlı genç bilim adamları arasında özgüven duygusunu geliştirmesi sayesinde elde edildiği belirtilmelidir.
Bu yıl yine Şafakta on gün etkinlikleri çerçevesinde İran genelinde bir çok sanayi ve imar projeleri hizmete açıldı. Bu arada söz konusu projelerin açılışın bölge ve dünya medyasında da geniş yankı buldu.
Bu yıl 3 – 8 şubat tarihleri arasında başkent Tahran’da Lazer teknolojisi ile ilgili İranlı bilim adamlarının başarılarını sergileyen bir fuar açıldı. Fuarda, İranlı bilim adamlarının yeni buluş ve icatlarından oluşan yeni kazanımlar halkın ilgisine sunuldu.

Gönümüzde Lazer teknolojisi bir çok alanda kullanılıyor ve bu alanların sayısı her geçen gün daha da artıyor. Örneğin Lazer teklojisinden tıp, tarım, besicilik, çeşitli sanayi sektörleri, nücum, meteoroloji, biyoloji, hava uzay, savunma alanları gibi alanlarda yararlanılıyor.

Tahran fuarında İran Lazer bilim ve teknoloji milli merkezi başkanı Dr. Cemşid Sabbağzade İran’ın hali hazırda çeşitli Lazer ürünlerinin üretiminde Ortadoğu bölgesinde birinci ve Asya kıtasında Japonya’dan sonra ikinci sırada yer aldığını ve dünya çapında da onuncu olduğunu belirtti.

Lazerin en önemli kullanım alanlarından biri tıp bilimidir. Tahran fuarında bu bağlamda bir çok icat sergilendi. Örneğin böbrek taşını ameliyatsız yok etmek için geliştirilen ve hastaların daha az acı çekmesini sağlayan bir nevi Lazer sistemi dikkat çekiciydi. Veya yine deri dokularının hasarları gidermek için üretilen CO2 Lazer cihazı büyük ilgi gördü.

Fuarda sergilenen bir başka Lazer cihazı, dünyada son zamanlarda büyük ilgi gören Lazertrapi cihazıydı. Bu cihaz çeşitli yaraların tedavisi, kas ve mafsal ağrıları, artroz ve migren hastalıklarının tedavisinde kullunılıyor.

Tıp alanında Lazerin en önemli kullanım alanlarından biri de göz ameliyatlarıdır. Hali hazırda göz üzerinde yapılan ameliyatların yüzde 90 kadarı Lazer teknolojisi ile gerçekleşirken Tahran fuarında Lazerle yapılan ameliyatlarda kullanılan cihazlar dikkat çekiyordu.

Tahran fuarında sergilenen bir başka yetenek, teknolojisi sadece bir kaç gelişmiş ülkenin tekelinde olduğu söylenen Lazer disket üretim sistemiydi.

Bu cihaz sanayi sektöründe büyük önem arz ediyor ve çok dakik kesim ve kaynak işlerinde kullanılıyor.
İran Lazer bilim ve teknoloji milli merkezi uzmanlarının belirttiğine göre bu merkezde üretilen bir başka önemli Lazer cihazı, çok dakik ölçümler yapan optik Lazer cihazıdır. Bu tür cihazlar hedep tespit cihazlarında, dakik radarlarda, mücevher ve saat sektöründe, kesim ve kaynak işlerinde kullanılıyor.
Bu yıl Şafakta on gün etkinlikleri, İran İslam cumhuriyetinin uzay alanında attığı büyük adımlara şahit oldu. İranlı uzmanlar geçen yıl inkılabın 30. zafer yıl dönümünde Ümit uydusunu Sefir 2 uydu taşıyıcı füzesi ile uzaya göndermişti. İranlı bilim adamlarının bu başarısı dünyayı şaşkına çevirdi, çünkü uydu yapımı ve uzaya fırlatılması çok ileri bir teknoloji gerektiriyor.
Bu yıl ise İran cumhurbaşkanının katıldığı özel bir törende içinde bir kaç canlı bulunan kapsül, Kavoşger 3 uydusu ile uzaya gönderildi.

Bu adım, İran’ın uzaya insan gönderme programının ilk adımı olarak değerlendiriliyor.

Kavoşger 3, İranlı bilim adamlarının uzay alanındaki tek başarısı değildi ve bu başarının yanı sıra üç yeni uydu ve bir uydu taşıyan füzenin tanıtımı da gerçekleşti.
Sefir 2 füzesinin gelişmiş versiyonu olan Simorg uydu taşıyan füzesi, 100 kg ağırlığındaki uyduları 500 km yükseklikteki yörüngelere yerleştirebiliyor.

İranlı bilim adamlarının bir başka başarısı, Tülu adlı uydu idi. Bu uydunun esas misyonu, yer yüzünde görüntü ve diğer bilgileri toplamaktır. Bu görüntüler, jeodezi, doğal kaynaklar, tarımsal alanlar, ormanlar ve meralar ve bulutların gözetimi gibi alanlarda kullanılıyor.

Şafakta on gün etkinliklerinde tanıtımı gerçekleşen bir başka İranlı uydu, Misbah 2 uydusuydu. Bu uydunun görevi de yer yüzünden gönderilen bilgileri toplamak ve tekrar yer istasyonuna göndermektir.
İranlı genç öğrenciler de uydu yapımında faaliyet yürütüyor ve bu yıl ilk uyduları Nevid adı ile tanıtımı gerçekleşti. Bu uydu da yer yüzünden görüntü toplayabiliyor.

Cumhurbaşkanı Ahmedinejad İran yapımı uyduların tanıtımı gerçekleştiği törende İranlı bilim adamlarının yeteneklerine vurgu yaptı. Ahmedinejad İran’ın ayrıca uranyumu yüzde 20 düzeyinde zenginleştirebileceğini belirterek bu bağlamda gereken talimatı verdiğini belirtti.

İran, Tahran nükleer araştırma reaktörünün nükleer yakıtı için yüzde 20 düzeyinde zenginleştirilmiş uranyuma ihtiyacı bulunuyor ve bu merkezde 850 bin İranlının radyoaktif içerikli ilaç ihtiyacını karşılıyor. Bu yakıt geçmiş yıllarda UAEA’nın gözetiminde yurt dışından temin edilirken bu kez batılı devletler asılsız iddialar ve yersiz mazeretler ileri sürerek bu yakıtın İran’a verilmesini engellemeye kalkıştılar.
İran İslam cumhuriyeti batılı devletleri nükleer yakıt alımı veya takası için öneri verdi. Ancak batı mantıksız şartlar dayatarak İran’ın barışçıl nükleer faaliyetleri yolunda engel oluşturmaya çalışıyor.
Amerika ve İngiltere nükleer yakıt konusunda şartlarının kabul edilmediği takdirde güvenlik konseyi üzerinden yaptırım dayatacakları tehdidini savuruyor. Ancak İslam inkılabı sayesinde bağımsızlık ve izzetine kavuşan İran milleti bu kez da batılı devletlerin zorbalıklarına karşı direnmeyi, İslam inkılabı getirilerini korunmanın tek yolu olarak görüyor. Bu yüzden batılı medya ve yetkililerin tüm sansasyonel propagandalarına karşın İran’ın nükleer bilim adamarı geçen 9 şubat tarihinde UAEA denetçilerinin gözetiminde uranyumu yüzde 20 düzeyinde zenginleştirme çalışmasına başladı.
İran İslam cumhuriyeti her zaman huzur ve güvenlik peşinde olmuş bir devlettir, ancak bölgede artan gerilimler ve Amerika’nın tehditleri yüzünden savunma gücünü geliştirmek zorunda kalmıştır. Bu bağlamda iranli bilim adamları büyük başarılara imza attı. Şahab 3 ve Siccil gibi çeşitli füzeler, insansız savaş uçakları, tanklar, zırhlı araçlar, uçak ve helikopterler, deniz taşıtları, İranlı uzmanların tamamen yerli imkanlarla ürettikleri savunma teçhizatları arasında yer almaktadır. Bu yıl da Şafakta on gün etkinliklerinde iki yeni füze İran silahlı kuvvetlerine katıldı.

Zırh delen Tufan 5 füzesi bu füzelerden biridir. Bu füze düşman tankları ve zırhlı araçlarına karşı kullanılır.
Şafakta on gün etkinliklerinde başarı ile denenen bir başka füze, helikoptersavar Kaim füzesiydi. Bu füze de alçaktan uçan her hedefi yok edebilecek güce sahiptir.
İran savunma bakanı General Vahidi, füzenin deneme töreninde yaptığı açıklamada Kaim füzesinin Lazer teknolojisi ile donatıldığını ve bu yüzden düşmanın elektronik savaşına karşı dirençli olduğunu vurguladı.
BMT Kalkınma programı bürosu yayınladığı son raporunda İran İslam cumhuriyetinin son 30 yılda kalkınma ve ilerleme hızı bakımından dünyada üçüncü sırada yer aldığını kaydetti.
Gerçekte tüm bu gelişmeler, İran İslam cumhuriyeti son 30 yılda batının çeşitli yaptırımları altında bulunduğu halde gerçekleşti ve şimdi de İran, barışçıl nükleer faaliyetleri yüzünden batılı devletlerin yeni yaptırımları ile karşılaşabilir. Buna karşın İran milleti ve uzmanları Allah’a tevekkül etmek sureti ile ilerleme ve kalkınma yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam edeceği kesindir.

Başa dön tuşu
Bugün 11 Mayıs 2021 (15) içerik yüklenmiştir.