
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarfi, ABD Dış İlişkiler Konseyi oturumu ve BM tarafından düzenlenen Kalıcı Barış Konferansı’nda yaptığı konuşmalarda bir kez daha Fars Körfez ülkeleri arasındaki güvensizliğin giderilmesi ve güvenlik alanındaki sorunların çözümü için “Bölgesel Diyalog Forumu”nun kurulması zaruretine vurgu yaptı.
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, BM Genel Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen Kalıcı Barış Toplantısı’nda konuştu.
Zarif, bölgesel sorunlara işaret ederek, “Bölgemizde birçok trajediye tanık olduk. Fars Körfezi’nin Üçüncü veya Dördüncü Savaşı’nın daha fazla aşırılığa yol açacağını tahmin etmiştik. Şimdiki durumda ise tek taraflı politikanın yerine yeni ilişkiler kurulmalı. Bölgede diyalog eksikliği olduğu kanaatindeyiz. Komşularımız özellikle Suudi Arabistan, varlığımızı bir tehdit olarak yansıtmaya çalışıyor. Tersine bölgesel diyalog için kurumsal bir temele sahibiz. Her şeyi içeren bir ortam yaratmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Zarif konuşmasına şöyle devam etti: Bölgesel sorunları çözmek için diğer ülkelerin içişlerine müdahale etmeme gibi ilkeyi göz önünde bulundurduktan sonra güven artırıcı önlemlere başvurmalıyız. Bölgemiz daha kapsamlı bir değişime doğru ilerlemeyip büyük güçler bu süreçte yer almazsa, ABD, ne kadar silah satarsa satsın zarar görerek daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacaktır.
Batı Asaya bölgesi savaş, çatışma ve radikalleşme ateşinde cayır cayır yanarken İran İslam Cumhuriyeti, sorunların çözümü için bölge ülkeleri arasında diyalog önerisinde bulunuyor.
Yaklaşık 20 yıldır, Afganistan, Irak, Suriye, Yemen ve Libya, savaş ve katliamlara maruz kalmıştır ve şimdiye kadar yüz binlerce insan bu savaşlarda yaşamını yitirmiştir.
Oysa bölgesel işbirliği ve bölge ülkeleri arasındaki güvensizlikler ve anlaşmazlıklar giderilmesiyle, bu tür çatışmaların önüne geçilebilirdi.
Ancak son yıllarda özellikle Suriye ve Yemen’de savaşın başlamasından sonra İran İslam Cumhuriyeti, bu krizlerin çözümü için planlar ve öneriler sunmuştur. Örneğin Suriye’de İran ateşkesin sağlanması, yeni anayasanın hazırlanması, kapsayıcı ve kucaklayıcı hükümetin kurulması ve tüm siyasi gruplar ve akımların katılımıyla Suriye’de seçimlerin düzenlenmesine vurgu yapmıştır. İran İslam Cumhuriyeti tarafından Yemen’deki savaşın son bulması için yine benzeri bir öneri gündeme getirilmiştir. Buna rağmen bölgedeki bazı ülkeler, Suriye veya Yemen’de birkaç haftalık zafer ümidiyle bu ülkelerde savaşın sürmesine vurgu yaptı.
Gelinen noktada Suriye savaşının üzerinden 7 yıl ve Yemen’deki savaş üzerinden 3 yıl geçmekte ve hala masum ve sivil insanlar bu iki ülkede yaşamını savaştan dolayı kaybetmekteler. Hatta ABD ve Avrupa gibi bölge dışı güçlerin Batı Asya bölgesindeki savaşlara girmeleri de Suriye ve Yemen’de savaşın sürmesini isteyenlere yardım edemedi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın ifadesine göre bu ülkenin bölgedeki savaşlarının maliyeti 7 trilyon dolardan fazla olmuştur, karşılığında ise Amerikalılar için bu savaşlar bir şey getirmemiştir.
Bu nedenle, bölgesel çatışmalar ve sorunların üstesinden gelinmesi için askeri çözümlerin işe yaramadığının ortaya çıkması ve de Batı Asya bölgesinde yaşanan olaylar ve gelişmelerin seyrinden faydalanmak isteyen bazı Batılı aktörlerin hayal kırıklığına uğramalarının ardından İran’ın “Bölgesel Diyalog Forumu” kurulması için önerisinin duyulması için zemin ve ortam sağlanmış gibi görünüyor.
Bu önerinin hayata geçmesi, bölgenin sadece bölge milletleri için olumsuz sonuçları dahil küresel barışı da endişe verici şekilde tehdit eden savaş, katliam, radikalizm ve tahribatlardan çıkışı için ilk adım olabilir.
