İşgal altındaki topraklarda geniş çaplı gösteriler

Tel-Aviv, Hayfa, Mudiain ve Beir Saba başta olmak üzere işgal topraklarının çeşitli kentlerinde Benyamin Netanyahu kabinesi karşıtı gösteriler, 8. haftasında on binlerce kişinin katılımıyla düzenlendi.
Siyonist rejim tarihinin en dinî ve radikal kabinesinin Benyamin Netanyahu tarafından kurulması, Siyonist toplumunun geniş çaplı infial ve tepkisine sebebiyet vermiştir. Kabineyi düşürmek için Siyonist rejimin askerî komutanları ve siyasi liderleri bile, itirazlar ve protestolara katılıyor.
İşgal topraklarındaki şimdiki olayların esas nedeni, sağcı gruplar ve partilerin toplum ve hükûmeti, kendi aşırıcı düşünce ve bakışları çerçevesinde yönetme çabalarından duyulan endişe ve kaygılardır. Bu aşırıcılık, gelinen aşamada, yargının yetki alanını daraltma şeklinde görünmekte.
İşgal parlamentosu ve kabinesi, yargı sisteminde reform için harekete geçmiştir. Geçtiğimiz hafta Knesset, bu bağlamda ilk tasarıyı 47 hayıra karşı 63 evet oyuyla onayladı. Bu karar uyarınca yargı sisteminin yargıç ve hâkim atama dâhil yetki alanı azaltılarak, kabinenin yetkisi artırılıyor.
Netanyahu kabinesi, bu tasarıyı, reform olarak nitelerken, ancak karşı çıkanlar, bunu yargıya karşı bir darbe olarak görmekte. Karşı çıkanlar ve eleştirenler, bu karar ile yargı sisteminin bağımsızlığının yok olacağını bildiriyor. Diğer yandan, eleştirenler, Netanyahu ve kabine üyelerinin bu karar ile kendi yolsuzluk davalarını kapatmaya çalıştığına inanıyor. Bu karşılaşma, Siyonist rejim kabinesini yeni bir krize sürüklemiştir.
Diğer önemli bir konu da, on binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen gösterileri İsrail rejimindeki siyasi çatlağın giderek büyümekte olduğu şeklinde yorumlamak gerek. Yair Lapid ve Beni Gants başta olmak üzere Netanyahu’nun siyasi rakipleri itirazlara öncülük etmekte. Bu nedenle, bu itirazlar bir nevi siyasi kavga olarak da görülebilir. Haaretz gazetesi, Netanyahu’ya karşı gösteriler devam ederken, kabine üyelerinin yargı tarafından başbakanlığın kifayetsizliğinin ilan edilmesine engel olacak bir tasarıyı hazırlamakta olduğunu duyurdu.
Diğer önemli bir mesele de, bu itirazların işgal topraklarında siyaset ve güvenlik arenasının ne kadar düzensiz ve kırılgan olduğunu ortaya koymuş olmasıdır, öyle ki, bu itirazların ardından işgal topraklarında iç savaş çıkabileceğine dair endişeler artmakta. İşgal topraklarındaki protestolar, kargaşa ve çatışmaya dönüşmekte. Bu doğrultuda, eylemciler sokak ve caddelerde ateş yakıp, yolları kapatıyor. Polis de şimdiye kadar onlarca eylemciyi gözaltına almıştır.
Netanyahu yaptığı açıklamada, muhalefetin yumruk ile geriletilmesine vurgu yaparken, İşçi Partisi de başbakan aleyhinde bu sözleri nedeniyle dava açtı.
Böylece, bu gösteri ve eylemlerin görünüşteki sebebi, yargı sisteminde Netanyahu kabinesinin reform yapması olsa da, gerçek nedeni, İsrail’in radikalleşme yolunda hareket etmesidir. Muhalefet ve karşı çıkan taraflar artık İsrail’in varlığının tehdit altında olduğuna inanıyorlar. İşte bugün işgal topraklarında görünenler, Siyonist rejimin bir nevi çıplak yüzünü ortaya koymakta.
