HaberlerFilistinOrtadoğu

İşgal Topraklarında Gösteriler Sürüyor

İşgal altındaki topraklarda protesto gösterileri devam ettiği sırada atılan sloganlar göstericilerin Netanyahu’nun ötesine geçip, işgal altındaki iktidar yapısını eleştirmeye odaklandığını gösteriyor.

İşgal altında bulunan topraklardaki protesto gösterileri bir kaç haftadan önce başlamış ve sürekli olarak her Pazar gününde binlerce protestocunun toplanması ile devam etmektedir. İsrailli protestocuların attığı sloganlar arasında iki tür slogan duyulmaktadır. Sloganların bir kısmı Siyonist Rejim başbakanı Netanyahu aleyhinde olup onun işlevsizliğine ve suçlarına odaklanmaktadır.

Bu çerçevede protestocular baş bakan yerine suç bakanı yazılı pankartlar açtılar. Bir diğer grup ise Siyonist Rejim İsrail’deki yönetim ve iktidar yapısına yönelik sloganlar atıp Arap baharından esinlenerek İsrail baharı sloganları attılar.

Binyamin Netanyahu’nun başbakan yerine suç bakanı olarak adlandırmasının belli başlı nedenleri vardır. Binyamin Netanyahu 2009 yılından bu yana işgal altında iktidar olmuştur. Sadece bir yıl içerisinde üç parlamento seçimi düzenlenmiş ve Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi bu seçimleri kazanamamıştır. Bu da işgal altındaki bölgelerde yaşayan Siyonistlerin onun 11 yıllık iktidarından rahatsız olduklarını gösteriyor.

Bu rahatsızlık ve memnuniyetsizlik özellikle de sağlık ve ekonomik alanlarında göze çarpmaktadır. Sağlık alanında Netanyahu kabinesinin koronavirüs ile mücadeledeki başarısızlığı işgal altındaki topraklarda binlerce kişinin protestosuna yol açmıştır.

World Meters istatistik sitesinin son verilerine göre şimdiye dek işgal altındaki topraklarda 105 bin kişi koronavirüse yakalanmış ve 847 kişi de hayatını kaybetmiştir.

Siyonist Rejimin i-24 News kanalınca ekonomik alanda yapılan son ankete göre katılımcıların yüzde 62’si Netanyahu’nun ekonomik krizi yönetmesinden hiç de memnun olmadığını gösteriyor. Buna ilaveten insanlar Netanyahu’nun dörtlü yolsuzluk dosyalarını da protesto edip Siyonist Rejim başbakanının bu topraklardaki yargı sistemi içerisindeki gücünden dolayı bu dosyalara adil bir şekilde bakılmasına mani olacağını düşünüyorlar. Bu durumdan dolayı protestocular Netanyahu’nun makamını suç işlemek için suistimal eden bir başbakan olduğunu düşünüyorlar. Buna esasen şimdi de kapsamlı bir şekilde onun başbakanlıktan uzaklaştırılması isteniyor. Protestocular ise her hafta kaç binlik protesto gösterileri oluşturarak Netanyahu’nun görevden alınmasına vurgu yapıyorlar.

Zamanın geçmesi ile belirginleşen bir kısım sloganlar da İsrail baharı ile ilgili olmuştur. Bu sloganlar çerçevesinde işgal altındaki toprakların iktidar yapısında sistematik değişiklikler istenmektedir. Aslında İsrail baharı kavramı Arap baharından alıntılanan bir kavramdır. Kimi Arap ülkelerinin halkları 2011 yılında hükümetlerine karşı gösteriler düzenleyerek iktidarda bulunan yöneticilerin görevden alınmasını ve sistem değişikliğine ve demokratik düzenin oluşturulmasına gidilmesini istemişlerdir. Şimdi de aynı durum işgal altındaki topraklarda geçerlidir. Bir yandan işgal altındaki topraklarda çok az sayıda insan Netanyahu’nun başbakan olarak kalmasını istiyor. Ancak Binyamin Netanyhau öyle iktidarı elinde tutmuştur ki Likud partisi bile onu bu görevden uzaklaştıramıyor. Bir diğer yandan ise işgal altındaki siyasi ihtilaflar ve çatlaklar o kadar büyümüştür ki Likud Partisi ve Mavi-Beyaz Partisinin koalisyonu ile kurulan son kabine bile geçmişteki kabinelerden daha erken iç ihtilaflar yaşadı ve dağılma aşamasına yaklaşmış oldu.

Böylece geçim sıkıntısı bile yaşayan Siyonist göstericiler geleceklerine yönelik umudu keserek Netanyahu’nun görevden alınmasının ötesine geçmiş ve şimdi de iktidar yapısında sistem değişikliğini istiyor.

Başa dön tuşu
Bugün 29 Ocak 2022 (24) içerik yüklenmiştir.