Filistinİşgalci İsrail Rejimi

İşgalci İsrail Yüksek Mahkemesi El-Han El-Ahmer kararını yakında vereceğini duyurdu

İsrail işgal yönetiminin Yüksek Mahkemesi, Kudüs’ün kırsalında bulunan El-Han El-Ahmer yerleşim alanının yıkımıyla ilgili davada kararını yakında vereceğini duyurdu.

İşgalcilerin orduya yakın duran haber sitelerinden Walla, İsrail Yüksek Mahkemesi’nin dün (29 Kasım Pazar) bir kapalı oturum gerçekleştirdiğini ve oturumda bu konuyu görüştüğünü haber verdi.

Haber sitesinde bu konunun tartışılmasının, işgal yönetimi başbakanı Netanyahu ile Savaş Bakanı Benny Gantz arasındaki birtakım siyasi konularla bağlantılı olarak işgal yönetiminin El-Han El-Ahmer’in boşaltılması kararının dondurulmasından sonra gerçekleştiğine dikkat çekildi.

Sitede devletin nihai hükümlerinin uygulanmaması konusunda alınan kararın bazı siyasi gerekçelerinin olduğuna dair bildiriye Gantz’ın imza atmak istemediği belirtildi.

İsrail işgal rejimi, işgal güçlerinin gasp ettiği Necef çölünden zorla göç ettirilen 250 civarında Filistinli bedevinin yaşadığı El-Han El-Ahmer bölgesini tamamen yıkmak ve buranın tümüne el koymak istiyor.

İsrail Yüksek Mahkemesi 2018’de buranın yıkılmasına dair bir karar almış ancak uluslararası kamuoyundan gelen tepkiler sebebiyle bu kararını uygulayamamıştı.

Bölgenin ahalisi işgal rejiminin yıkım çabalarına karşı 2018’den beri mücadele ediyor. Bugün de Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü münasebetiyle El-Han El-Ahmer bölgesinin yıkılması girişimlerini protesto amacıyla bir gösteri düzenlendi.

Aşağıda Filistin konusunda uzman Dr. Usame El-Eşkar’ın, Filistin Enformasyon Merkezi’nin Türkçe sitesinde de yayınlanan ve konuyu bütün ayrıntılarıyla ele alan makalesini bir kez daha yayınlıyoruz:

El-Han El-Ahmer, kırmızı tuğlalarla yapılmış bir han olduğu için bu isimle anılmaktadır. Musa Peygamber’in türbesine yakın olan Han hâlâ dimdik ayaktadır. İçinde su kuyuları, zindan, odalar, değişik amaçlı alanlar var. İslam’ın eski dönemlerine ait bir han olduğu söylendiği gibi onu Bizans dönemine kadar götürenler de vardır. Çünkü buradaki kazılarda Bizanslıların kullandığı tarzda tabutlara rastlanmıştır. Han önceleri Ephtimus Manastırı olarak biliniyordu. Manastır 428 yılında içinde bir kilisenin de bulunduğu manastırı inşa eden Aziz Ephtimus (Optimus)’a nispetle bu isimle meşhur oldu. Tarihin değişik dönemlerinde restore edilen Han, Eriha ve Kudüs yolu üzerindeki önemli duraklardan biriydi.

Bölgeye asılları Taif’in güneyinde bulunan bölgeye dayanan Becile kabilesinin Beni Malik koluna mensup Cehalin Arapları olarak bilinen bir grup bedevi yerleşti. Sahabeden Cerir bin Abdullah bu kabiledendir. Onları Şam’ın meşhur El-Huvaytat kabilesine nispet edenler de var. Bu iddiayı ileri sürenlere göre bunların dedeleri El-Huvaytat’ın dedesi İkbal’in çocuklarındandır. Bir kısmı Hızma ve bugün Suudi Arabistan’ın kuzey batısında yer alan tarlalarda yerleşti. Ardından Ürdün ve Filistin’e göç ettiler. Diğer bazıları ise onları meşhur Beliy El-Kaiyye’ye ve Cehl bin Malik El-Kahtaniye’ye nispet etmektedir.

Bugün Kudüs’ün doğu kesiminde bulunan bedevi topluluğun aslı ise, El-Halil ve Biri Sab’a arasında bulunan çölde yer alan Tel Arrad bölgesinde yaşayan Cehahin Arapları olarak bilinen Ebu Dahuk ve El-Kerşan ailelerine mensupturlar. Bunların kaldığı yer El-Halil ovasına daha yakındır. Siyonist işgal rejimi 1948 yılında onları bulundukları bölgeden zorla çıkardı. Askeri bölge iddiasıyla burayı boşalttıktan sonra kendilerine çalışan Arap ajanlarını yerleştirip bölgede askeri ve casusluk merkezlerini kurdu.

Siyonist işgal rejimi daha önce bölgede yaşayan bedevi Arapları Ürdün ve Filistin içine sürgün ettikten sonra geri kalanları geçici olarak buraya yerleştirdi. İşgal rejimi, bunların yerleşim birimleri kuşağında olduklarını ve gittikçe çoğaldıklarını, Filistinli oldukları için günün birinde kendilerine güvenlik açısından sorun olacaklarını ve düşman olacaklarını görünce, bunun yanında bu bölgeden Ölü Deniz’e kadarki alanı Filistinlilerden boşaltma politikasını esas aldığından ve Kudüs çevresinde daha büyük yerleşim birimlerinin inşaatı için Batı Yaka’yı Orta kesimden ayırma stratejini güttüğünden onlara yönelik baskılarını artırdı. Özellikle 1967 savaşının ardından bütün Batı Yaka’yı işgal eden işgal rejimi, onlara yönelik sindirme ve baskı politikalarını uygulamaya başladı. Yine onların Kudüs ve Eriha arasında stratejik öneme sahip yol üzerinde olmaları nedeniyle de işgal ordusu kendilerine baskı yapmaya ve hareketlerini sınırlandırmaya başladı. Sadece onların hayvanlarını otlatma alanlarını sınırlama ve yerlerini değiştirmekle kalmadı, kaldıkları yerleri çöp ve atık alanları yapmaya başladı. Çoğunluğunu çinko ve kalaydan yaptıkları çadır ve evlerini elektrik ve sudan mahrum bıraktı. Çocukları için ilkokul açmalarına müsaade etmedi. Buna rağmen bu Bedevi Arap aileler işgalciye meydan okuyup hayırseverlerin ve dayanışmacıların yardımıyla oldukça mütevazı bir okul inşa ettiler. Ancak buradaki insanlara hizmet edecek sağlık binası ve sağlıkçılar yok. El-Han El-Ahmer toprakları Kudüs’ün Ebu Dis beldesi sakinlerine ait olmasına rağmen işgal rejimi buraları devlet toprakları kapsamında gasp etti. Buradaki halkı yerlerinden edip yerlerine Yahudi yerleşimcileri yerleştirmek için birçok karar çıkardı.

Kudüs’ün doğusunda bulunan Han’ın toprakları dağlık bir bölgedir. Bölgede sınırlı tarım arazisi var. Buranın çevresi yarı askeri konumda olan büyük Yahudi yerleşkeleriyle çevrilmiştir. Çevresinde Mealiye Adumim ve Kefar Adumim gibi yerleşkeler var. Çölde yaşamanın zorluğu nedeniyle yağmur yağdıktan sonra sınırlı sayıda bedevi buralarda kalmakta ve hayvanlarını otlatmaktadırlar. Bu zor bölge, koyun ve keçiler için kullanılmaktadır.

Burada yaşayan Bedevi Araplar hâlâ Filistin Arap kültürünü yaşamakta; onlara ait türkü, kıyafet ve bedevi mirasları bulunmaktadır. Onların yanık melodileri Kudüs ovalarında yankılanmaktadır. Daha önce babalarına ve dedelerine yapıldığı gibi mübarek topraklarından çıkarılmaya izin vermeyeceklerini ifade ediyor, kendileri için sadece namus ve toprağın kaldığını söylüyorlar.

Başa dön tuşu
Bugün 24 Ocak 2021 (37) içerik yüklenmiştir.