FilistinHaberlerOrtadoğu

İşgalci siyonist halk savaşın çilesini çekiyor

Siyonist işgal devleti kara saldırısında hedeflediklerini gerçekleştiremedi. Bölgenin içlerine doğru giriş için gerçekleştirdiği tüm operasyonlarında başarısız kaldı. Ayrıca bu girişimlerinde tahmin ettiğinden fazla kayıp verdi ve çok sayıda askeri yaralandı. Bu yüzden kara saldırılarında, sınır bölgelerinden tank ve top atışlarına ağırlık vermeye başladı. Bu saldırılarında sınıra yakın meskûn mahallelerdeki evleri yıkmaya ve yakmaya çalışıyor. Ayrıca Filistinlileri yıldırmak ve teslim olmaya zorlamak amacıyla deniz ve hava saldırılarına ağırlık veriyor. Filistin direnişinin özellikle hava saldırılarına karşı savunma gücünün ve teknolojisinin olmaması işgalcilerin hava saldırıları vasıtasıyla büyük katliamlar ve şiddetli yıkımlar gerçekleştirmesine sebep oluyor. Başta BM olmak üzere muhtelif uluslararası kuruluşların, işgalci Siyonistlerin beyaz fosfor bombası kullanmaya varacak kadar savaş yasaklarını ihlalde ileri gitmeleri karşısında suskunluğu hava saldırılarının tahribat ve tehditlerinin derecesini artırıyor.

Bütün bunlara rağmen savaşın sürüp gitmesi işgalcileri de bayağı zorluyor. Çünkü savaşın acısı işgalci Siyonistlere de dokunuyor. Kara operasyonlarında verdikleri can kayıplarının yanı sıra Filistin direnişinin Siyonistlerin saldırılarına cevap niteliğindeki füze saldırıları işgalci göçmenlerin de savaşın acısını derinliklerinde hissetmelerine yol açıyor.

Filistin direnişinin 50 km. menzile kadar ulaşan füzeler fırlatmaları bu menzile giren tüm bölgelerde olağanüstü durum uygulanmasına sebep oluyor. Füzelerin fırlatılmasıyla birlikte tehlike sirenlerinin çalması işgalci göçmenlerin ciddi korku halleri yaşamalarına ve zaman zaman şoka girmelerine sebep oluyor. Uyarı sinyallerinin sebep olduğu korku halinden dolayı çok sayıda işgalci psikolojik şok yüzünden hastaneye kaldırıldı. Füze menzillerine giren yerleşim alanlarındaki işgalci göçmenler 15 günden beri zamanlarının yarıdan çoğunu sığınaklarda geçiriyorlar.

15 günden beridir işgal devletinin “risk altında” ilan ettiği bölgelerde en az 15 bin öğrenci ya okullarına hiç gidemiyor ya da sığınaklarda ders yapmak zorunda kalıyor. İşgal yönetiminin bugün yaptığı açıklamada güney bölgelerdeki bazı okullarda derslerin başlatılmasına karar verildi. Ancak buralarda şimdilik öğretim sığınaklarda devam edecek.

Bu durum işgal devletinin saldırısının devam etmesinin kendi tarafında da korku ve sığınak eziyetinin sürmesine yol açacağını gösteriyor. Böyle bir şeyin uzun sürmesi ise işgalci saldırgan devleti de zorlayacak. Çünkü risk altında gösterilen bölgelerde yaşayan ve rahatlarına son derece düşkün Yahudi göçmenlerin tepkileriyle karşılaşması, seçim yatırımı için başlatılan saldırının ters teperek seçim kaybına sebep olması ihtimali de bulunuyor.

Başa dön tuşu
Bugün 21 Ağustos 2026 (22) içerik yüklenmiştir.