İşgalci Siyonist Rejim Filistinli Esir’in Tedavisini Engelliyor

Filistin Esir Kulübü, Siyonist işgal rejiminin birkaç gün önce tutuklanırken polis köpeğinin yaraladığı Filistinli yaralı esir Mebruk Cerrar’ı El-Afule Hastanesinden alıp Mecdu zindanına götürdüğünü duyurdu.
Esir Kulübü bugün (9 Şubat Cuma) yaptığı açıklamada, Cenin’in Berkin beldesinden olan yaralı Filistinli esir Mebruk Cerrar’ın daha önce avukatlarına yaptığı açıklamada işgal askerlerinin üzerine saldıkları polis köpeğinin kendisini yaraladığını ve yaralı bir şekilde tutuklandığını, işgal askerlerinin kendisini saatlerce askeri cipte tuttuğunu ve kan kaybına rağmen bu süre içinde tıbbi müdahalede bulunmadıklarını ifade ettiğini belirtti.
3 Şubat’ta yaralı bir şekilde tutuklanan Cerrar, Esir Kulübü avukatlarına işgal askerlerinin üzerine polis köpeğini nasıl saldıklarını ve köpeğin kendisini yaralamasından sonra nasıl tutuklandığını ayrıntılı bir şekilde anlattı.
Cerrar avukata yaşadığı korkunç olayı şöyle anlattı:
“Evimize yakın iki katlı binada meydana gelen şiddetli patlamalar nedeniyle ben ve ailem saat beş civarında uyandık. Saat altı civarında ise aynı eve atılan ve pencerelerinin parçalanmasına neden olan ikinci bir patlama sesiyle yeniden irkildik. Bunun üzerine ben dışarı çıkıp işgal askerlerinin yanına gidip İbranice yüksek sesle burada çocukların olduğunu söyledim. Çok geçmeden büyük bir köpeğin gelip bana saldırdığını gördüm. Omuzlarımı, sol elimi ve sol bacağımı ısırmaya başladı. Dişleriyle omzumdan tutup beni ikinci kattan birinci kata indirdi. Bu arada dişlerinin parçaladığı yerlerden kan akıyordu. Beni kurtarmaları için bağırmama rağmen müdahalede bulunmadılar ve köpek beni sürükleye sürükleye dışarıda bekleyen işgal askerlerinin önüne getirdi. Oraya varınca işgal askerlerinden biri yüzüme vurmaya başladı. Darp neticesinde burnum kırılıp kanamaya başladı. Köpek beni hala ısırıyordu. İşgal askerleri beni ancak köpeğin ağzındaki giysimi keserek ondan ayırabildiler. Sonra kollarımı plastik kelepçeyle bağladılar. Her tarafımdan kan akıyordu. Omuzum, bacağım ve yüzüm yaralı ve kan içindeydi. Bu halimle beni askeri cipin içine koydular. Saatlerce beklettiler. Bu sürede yaralarımdan sürekli kan akıyordu. Saatlerce sonra Salim karakoluna oradan da El-Afule Hastanesine götürdüler.”
Cerrar verdiği bilgide yaralarının hâlâ kapanmadığını, el ve ayağını hareket ettiremediğini, uzun soluklu bir tedaviye ihtiyacının olduğunu belirterek, geçirdiği travma nedeniyle uyuyamadığını ifade etti.
