Haberlerİmam Ali HamaneyİranÖrnek ŞahsiyetlerOrtadoğu

İslam İnkılâbı, tüm entrika ve komplolara rağmen kalıcılığını isbatlamıştır

İslam İnkılâbı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei bu sabah Kürdistan bölgesi uleması ve din talebelerini kabulü sırasında yaptığı konuşmada “fikir aktarımı metodundaki hassasiyet ve ilerleme” ile “İran’da İslam devletinin varlığı”ndan mevcut dönemin iki önemli özelliği olarak söz etti ve “ulema, zamanın şartlarını iyi tanımak ve bu iki özellikten tam olarak yararlanmak suretiyle hak ve adaletin ikamesi, zulüm, fesad ve fitneyle mücadele yolundaki ağır sorumluluklarını yerine getirmelidirler” dedi.
Senendec Merkez Camiinde gerçekleşen bu görüşmede milletin ilerlemesi ve ıslahı sürecinde din ulemasının öncü rolü oynadığını hatırlatan Ayetullah Hamanei konuşmasının devamında: ‘Ulema ve bilginlerin vazifesi yalnızca Allah’ın haram ve helallerini açıklamakla tamamlanmıyor bilakis onlar, peygamberlerin varisleri olarak tüm tağuti özellikler ve kendilerini milletler karşısında putlaştıran kimselere karşı kıyam ve mücadele etmek zorundadır” dediler.
Mevcut dönemin özelliklerini açıklarken düşünce ve inancın aktarımı yöntemleri ve araçlarındaki derin değişime temas eden İslam İnkılâbı Rehberi, “Günümüzde müstekbirlik tehdit kılıcını göstermenin yanı sıra yanlış düşünceleri ve zalimane metotlarını halklara dayatabilmek için tüm modern iletişim araçları ve gelişmiş kültür ve sanat imkânlarından yararlanmaktadır. Bu karmaşık saldırı karşısında ise ulema da halkı “Sıratı Müstakim”e, doğru yola yönlendirebilmek için zamana uygun hareket etmeleri gerekir” dediler.
Ayetullah Hamanei, yabancıların gençlerin gönlünü kazanmak ve orta ve yüksek eğitim gören öğrencilerin kafasını karıştırmak ve yeni şüpheler oluşturabilmek için harcadıkları çabalara işaretle din ulemasına nasihatte bulunarak şöyle dediler: “Akide sınırlarının koruyucuları olarak genç kuşağın düşünce ve duygularını önemseyerek, düşmanın hücumuna günün şartlarına uygun metotlar geliştirerek mukabele etmek gerekir” dedi.
İslam İnkılâbı Rehberi, İran’da Kur’an ve şeriata dayalı bir devletin var olmasının mevcut dönemin ikinci özelliği olduğunu hatırlatan İslam inkılâbı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei, “Elbette asla bu devletin tamamen Kur’ani olduğu gibi bir iddiamız yok. Ancak, hareket ve çabaların istikametinin doğru olduğuna inanmaktayız. Başta ulema olmak üzere hemen herkes İslam maarifi ve İslami hakikatlerin yaygınlık kazanması ve milletin hidayeti ve ilerlemesi yönünde Asr-ı Saadet’ten sonra bu istisnai olaydan ve bu eşsiz fırsattan azami yarar sağlamalıdırlar” dedi.
Ayetullah Hamanei konuşmasının devamında, İslam Cumhuriyeti’nin yok oluşunu beklemek veya İran’ın ilerlememesini istemenin, yabancıların kaybolmuş iki arzusu sayarak şöyle dediler: “İslam İnkılâbı, tüm entrikalar ve komplolara rağmen kalıcılığını ortaya koydu ve kök hücreleri ve uzaya uydu fırlatılması gibi birçok mucizevî bilimsel ilerlemeler ışığında dini bir devletin milletlerin ilerlemesi yolundaki kudretini ispatlayarak tüm Müslümanların iftihar ve izzet vesilesi oldu.”
Halkların, İslam nizamına yürekten bağlılığı ve İslam dünyasındaki güzide insanlar ve öğrencilerin bu nizama olan ilgisinin, emperyalistler ve bölgedeki gerici devletlerin İslam Cumhuriyetine karşı düşmanca tavır takınmaları sebep olduğunu hatırlatan İslam İnkılâbı Rehberi, “Şii ve Sünni Müslümanlar arasında kavgayı körüklemek ve hatta halkı Ehl-i Beyt’e muhabbet besleyen Sünni bir ülkede insanlar arasında Şia’nın yaygınlaştırılması gibi gerçek dışı ithamlarda bulunmak, dünyadaki zorbalar ve bölgesel uşaklarının İslam inkılâbı ve nizamından korkmakta olduklarının bir başka delilidir.”
Ayetullah Hamanei, İran İslam Cumhuriyetine karşı emperyalistlerin düşmanlık ve entrikalarının sürmesinin, mü’min İran halkının dev sulta düzenine ne denli büyük bir darbe indirmiş olduğunu gösterdiğini belirterek, İslam nizamı ve İran halkını güçlü dağlara benzetti ve “İran halkı ve yöneticilerinin bilinçli duruşunun derinliklerinde ilahi rahmeti hissetmekteyim. Bu büyük ilahi destek, herkesin, özellikle de ulemanın sorumluluğunu daha bir arttırmaktadır” dediler. İslam İnkılâbı Rehberi, dost ve düşmanın tanımı konusunda uyanık davranılması zaruretini vurgulayarak, emperyalistlerin bazı karmaşık yöntemlerine temasla: ‘Gazze’deki 22 günlük savaş sırasında İran halkı ve devleti Filistinli mazlumları desteklerken, ansızın şeytani ve tahripkâr bir virüs toplumda çoğalmaya başlayarak Filistinlilerin Ehl-i Beyt (as) düşmanı ve nasibi oldukları yayıldı ve böylelikle Ehli Sünnet hakkında kötümser bir atmosfer oluşturularak halkın kışkırtılması suretiyle İslam Cumhuriyeti’nin geri adım atması ve Filistin halkına olan yardımlarını kesmesi amaçlanmıştı. İslam İnkılâbı Rehberi konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bunun mukabilinde, bir grup da bazı Şii kitapları ve konuşma metinlerini irdeleyerek Ehli Sünnet’in mukaddesatına yönelik hakaretamiz ifadeler aramaya koyuldular. Böylelikle onları (Sünni Müslümanları) da Şiiler karşısında kötümser hale getirmeye yeltendiler. Ancak milletin tüm bireyleri ve özellikle de Şii ve Sünni uleması, İslam düşmanlarının entrikalarını derinlemesine algılayıp düşmanın gizli ve açık kışkırtmaları karşısında mukavemet etmeli ve tefrika, suizan ve ihtilafların mevcut vahdet, gönül birliği ve samimi dayanışmanın zedelemesine izin vermemelidirler.”
İslam İnkılâbı Rehberinin konuşmasından önce kısa bir açıklama yapan Veliyi Fakih’in Kürdistan eyaleti temsilcisi Huccet’ul İslam Musevi, Kürdistan bölgesinde 70 kadar âlimin şehid olduğunu hatırlatarak, “şu anda da Şii ve Sünni uleması tek bir saf halinde İslam nizamının hedefleri doğrultusunda görevlerini yerine getirmeye hazırdır” dedi.
Kürdistan halkının Fakihler Meclisi’ndeki temsilcisi Mamusta Şeyhülislam ise yöre halkının iman ve ihlâsına değinerek “Kürdistan’daki Sünniler ve Şiiler, İslam İnkılâbı’nın zaferinin başından beri İmam Humeyni’nin emirlerine bağlıydılar ve şimdi de dini inançları uyarınca, İslam İnkılâbı Rehberi’ne bağlıdırlar” dedi.

Başa dön tuşu
Bugün 19 Eylül 2021 (13) içerik yüklenmiştir.