FilistinHaberlerOrtadoğu

İsmail Heniyye’nin Kuruluş Yıldönümü Konuşması

İslami Direniş Hareketi (Hamas)’ın 21. yıldönümü münasebetiyle düzenlediği görkemli etkinlikte konuşan Başbakan İsmail Heniyye, hükümet ve hareketin gelecekteki siyasetiyle ilgili çok önemli bir panorama sundu.

Konuşmasına başlamadan önce Filistin halkının gösterdiği direnişten dolayı şükür secdesi yapan Heniyye konuşmasında, Filistin içi diyaloğun başlaması için Hamas hareketinin fazlasıyla istekli olduğuna değinerek, 1948 yılında beri işgal edilmiş Filistin topraklarının tümünün kurtarılması için Hamas’ın tarihi tavrını da kitleyle paylaştı.

Gözlemciler, Hamas’ın 21. kuruluş yıldönümü münasebetiyle yapılan bu gösteriyi Filistin tarihinde yapılmış en büyük gösteri olarak ifade ederek bir araya gelmiş bu insanların sayısını yüz binlerle ifade ediyorlar.

Konuşmasının başında yaptığı şükür secdesinden başını kaldıran Heniyye’nin, Fetih liderlerinden birinin “Bir cami imamının başbakan olmasına rıza göstermeyiz” sözünü hatırlatarak “Alınlarımız Allah’a secde ettiğinde, O’nun gözetiminde oluruz” demesi üzerine halk coşkuyla “O (alın) makam ve mevki için değil Allah içindir” diye haykırdı.

Heniyye, Hamas hareketiyle Filistin hükümetinin değişik konularla ilgili görüşlerini anlatan bir konuşma yaptı. Başbakan, konuşmasında şu hususların altını çizdi:

Kuşatma

Konuşmasında Gazze kuşatmasına değinen Heniyye bu konuda şunları söyledi: “Bu bir halkı kuşatmak değildir. Bu kuşatma var olan bir projenin kuşatılmasıdır. Bunlar bu projenin başarıya ulaşmasını veya bu şekilde devam etmesini istemiyorlar. Bu kuşatma kesinlikle bir halkın veya bir hareketin kuşatılması değildir.”

“Bu kuşatma sadece Hamas hareketiyle Filistin hükümetini hedef almıyor. Bu kuşatma Camp David ile başladı, Hamas’ın seçimlerde başarı kazanmasıyla arttı ve Gazze’deki askeri operasyonla zirveye ulaştı. Bu kuşatma sadece Filistin halkının sıkıntısını ortaya koymuyor aynı zamanda kuşatma karşısında susan uluslararası camianın işlediği cürümü de gözler önüne seriyor.”

Ey Filistin biz geliyoruz!…

Kuşatma altındaki Gazze ile Batı Yaka’nın işgal güçlerinin birçok zulmüne şahit olduğunu belirten Heniyye, işgal devleti Dışişleri Bakanı Tzipi Livni’nin Siyonist devletin Yahudiliğini korumak için işgal edilmiş 1948 topraklarındaki Filistinlilerin buradan çıkarılması talebine de değinerek şöyle dedi: “Biz buradan Livni’ye, Siyonistlerin diğer liderlerine ve tüm dünyaya şunu haykırmak istiyoruz: İşgal edilmiş 48 topraklarındaki Filistinliler bize gelmeyecek, Allah’ın izniyle biz onlara gideceğiz.”

Filistin içi diyalog ve başarı şansı

Heniyye bütün Filistinlileri Annapolis ve Yol Haritası projeleri çerçevesinde değil, direniş ve sabiteler esası üzerinde diyaloğa çağırdı.

Heniyye bu konuda da şöyle dedi: “Geçmişte olduğu şimdi de diyaloğu önceliyor ve alternatifsiz bir tercih olduğuna inanıyoruz. Zorunlu bölünmüşlükten kurtulmanın tek yolunun diyalog olduğuna inanıyoruz. Fakat başka hesapların peşinde olan karşı taraf, Amerika ve çete devletinin vetosundan dolayı diyalogtan kaçıyor.”

“Filistin içi barışın sağlanması için beş ana unsurun göz önünde bulundurulması gerekir. Bunlar: Birlik hükümetin kurulması, emniyet güçlerinin yeniden yapılandırılması, FKÖ’nün yeniden şekillendirilmesi, iç barışın sağlanması, başkanlık seçimiyle milletvekili seçimlerinin yapılmasıdır.”

İç barışın sağlanması için ortamın hazırlanması gerektiğini söyleyen Heniyye, Batı Yaka’daki bütün siyasi tutukluların serbest bırakılması ve buradaki tutuklamalara son verilmesinin gerekli olduğunu, fakat şimdiye kadar Ramallah yönetiminde böyle bir eğilim görmediklerini sözlerine ekledi.

Direniş gruplarının Ateşkese bakışları olumsuz

Ateşkes kararının Mısır gözetiminde ulusal bir uzlaşıyla alındığını belirten Heniyye, 19 Aralık’ta son bulacak ateşkese göre işgal yönetiminin bütün sınır kapılarını açması, kuşatmaya son vermesi ve altı ay sonra da ateşkesin Batı Yaka’ya da uygulanması gerektiğini ancak bunun gerçekleşmediğini söyledi.

Ateşkesin uzatılıp uzatılmamasının içeride ve dışarıdaki Filistinli gruplar tarafından masaya yatırıldığını söyleyen Heniyye, işgal devletinin ateşkes konusundaki tutumundan dolayı grupların ateşkesin uzatılmasına olumsuz baktıklarını belirtti.

Mahmut Abbas’ın başkanlık süresi uzatılmayacak

9 Ocak’ta süresi dolacak olan Mahmut Abbas’ın başkanlık süresinin hiçbir surette uzatılmayacağını belirten Heniyye, bu konuda Merkez Konseyin karar almasının pratikte hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini belirtti.

Hamas hareketinin seçimlerden kesinlikle korkmadığını söyleyen Heniyye sözlerine şöyle devam etti: “Seçimlerden kesinlikle korkmuyoruz. Biz Allah’tan başka hiç kimseden ve hiçbir şeyden korkmayız. Biz seçim sandıklarından ve halk iradesinden korkmayız.”

2009 yılının öncelikleri

Hamas hareketiyle Filistin hükümetinin 2009 yılı önceliklerine de değinen Heniyye, öncelikle iç barışı sağlamak için çalışacaklarını belirterek şöyle dedi: “Buna çok istekliyiz. Toprak birliği, halkın iradesiyle meydana gelebilecek barışla mümkün olur.”

İkinci önceliklerinin kuşatmayı kırmak olduğunu belirten Heniyye bu konuda da şunları söyledi: “Bu kuşatmaya teslim olmayacağız. İslam ümmetine ve dünyanın özgür insanlarına sesleniyoruz: Gemi intifadasını sürdürün. Arap başkentlerinden de gemileri harekete geçirin. Ama sonunda, kuşatmayı biz kendi yöntemimizle yerle bir edeceğiz.”

Heniyye, diğer bir önceliklerinin direniş projesini, onu suçlu görmek, boğmak ve silahını elinden almak isteyenlere karşı korumak olduğunu belirtti.

Önümüzdeki dönemde siyasi katılımı daha güçlü hale getirmek için, Filistinli grup ve güçlerle ortak bir yönetim mercii oluşturmak istediklerini belirten Heniyye, bu konuda diyaloğ çabalarını sürdürdüklerini belirtti.

Davet, direniş ve adil bir yönetim

Hamas hareketinin 21 yıllık süre içinde davetten, direnişe, direnişten de adil yönetim’e ulaştığını belirten Başbakan Heniyye, Hamas hareketinin Filistin tarihinde büyük değişimler meydana getirdiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Hamas, Filistin davasına itibarını geri getirdi. Bu davanın akide, hak ve özgürlük olduğunu kanıtladı. Bu davanın taviz verilecek bir tarafının olmadığını herkese gösterdi. Politikaların dehlizlerinde kaybolan itibarını geri getirdi. Bazılarının hararetli tokalaşmaların, kucaklaşmaların ve öpüşmelerin esirleri kurtarabileceğine, gasp edilmiş hakları iade edeceğine ve Kudüs’ü geri getireceğine inandığı bir sırada Hamas, cihad ve direniş projesinin itibarını geri getirdi.”

“Hamas hareketi bu uğurda büyük zulümlere uğradı. Siyonistlerden, yakınlardan, uluslararası camiadan ve yol haritasından… Bu zulümlere maruz kalması; hak ve sabitelerine bağlı kalmasından dolayıdır. Bu zulümlerde her türlü vasıtayı kullandılar. Suikastların ardı arkası kesilmezken, kuşatmalar, siyasi baskılar ve dış dünyadan koparmalar devam etti. Her alanda liderlerimizin kanları şelaleler gibi aktı. Duvarlarda hala liderlerimizin kan izleri var. Savunmasız sivil halkın kanları düşmanın saldırılarıyla her tarafı kırmızıya boyadı. Fakat tüm bunlara rağmen Hamas hareketini siyasi ve askeri olarak bitiremediler.”

Heniyye konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: “İçtenlikle şunu söylüyorum, Hamas hareketi 21. yıldönümünde siyasi bir mucize gerçekleştirdi. Direnişin yok edilmeye çalışıldığı bir dönemde direniş bayrağını dalgalandırıyor.”

Başa dön tuşu
Bugün 16 Haziran 2026 (48) içerik yüklenmiştir.