HaberlerAsyaDünyaJaponya

Japonya başbakanının tartışmalı sözleri 

Japonya Başbakanı Fumio Kishida’nın, ülkesinin başkanlığını yürüttüğü Yediler Grubu’na üye ülkelere yaptığı dönemsel ziyarette ABD’de Çin’e ilişkin açıklamalarda bulunması küresel tepkilere yol açtı.

Japonya Başbakanı, Tokyo hükümetinin askeri planlarını izah ederek, Japonya ve Amerika için en önemli zorluğun Çin olduğunu iddia etti. Kişida’nın bu açıklamaları, Çin’i ABD ve dünya için en büyük küresel meydan okuma olarak gören ABD Dışişleri Bakanı’nın son dönemdeki iddialarının birebir tekrarı olarak değerlendiriliyor. Japonya Başbakanı’nın Çin karşıtı açıklamalarının ardından Rusya, Kişida’nın ABD politika ve programlarına hizmet ettiğini açıkladı. Son yıllarda, Japonya’nın iktidardaki Liberal Demokrat Partisi, güçlü bir orduya sahip olmak ve Amerikan militarizminin çeşitli bölgelerde ve uluslararası alandaki planlarında yer almak için yoğun çabalar başlattı.

Buna rağmen, Japonya anayasasının bu ülkenin hükümetine böyle bir izin vermemesi dikkat çekmektedir. Son yıllarda iktidar partisinin, bu anayasanın maddelerini değiştirmek için Japon halkının% 50’den fazlasının fikrini alamaması gerçeğine rağmen bu ülkenin ordusu git gide içi boş bahanelerle güçlenmektedir. Bu nedenle Japon hükümeti militarizasyon alanındaki planlarını hayata geçirebilmek için bir yandan Amerika’nın desteğine, diğer yandan da bunu haklı gösterecek çeşitli bahanelere ihtiyaç duyuyor.Bu alanda ise Japonlar sürekli olarak Kuzey Kore ve Çin’i kendilerine direkt tehdit olarak göstermektedirler. 

Uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. İkbal, bu konuda şunları söylüyor: “Japon hükümeti, Amerika’nın bölgesel politikalarına göre hareket ederek, Washington’un bölgesel politikaları içindeki konumunu güçlendirebileceği ve bölgedeki jandarmanın rolünü oynayabileceği kanaatindedir. Ancak Amerika Japonya’yı güçlü bir ordu kurdurmaya teşvik etmesinin ötesinde Doğu Asya’daki askeri haracamalarını ve masraflarını da düşürmek ve Tokyo’yu maşa olarak kullanmak istiyor. ”  

Amerika’nın dünyanın tüm bölgelerindeki genel politikası, silahlarını satmak için gerginlik yaratmak ve bölgeyi daha güvensiz hale getirmek olduğundan, politikalarını Doğu Asya bölgesine de uygulamaktadır. Amerika’nın politikası, Barack Obama’nın başkanlığından beri Doğu Asya’daki askeri varlığını güçlendirmeye ve Çin’i çevrelemeye doğru yön değiştirdi ve Amerika askeri planlarını esas olarak bölgeye odakladı. Bu nedenle güçlü orduya sahip olmak için fırsat kollayan Japon hükümeti, Kendini Savunma Teşkilatı ile ilgili kanunları değiştirerek ve onu Savunma Bakanlığı haline getirerek askeri gücünü güçlendirme yoluna gitmiştir.

Ancak Japonya halkı, böyle bir yaklaşımın sonuçlarından duydukları endişe nedeniyle bu ülkenin anayasasını değiştirmeye istekli değil. Çünkü halk Japon hükümetinin geçmişin sömürgeci politikasını benimseyerek ülkeyi tekrar dışa açmasından ve Japonya’yı bölgede yeniden topyekun bir savaşa sokmasından endişe duyuyorlar. Bu endişe, Çin ve hatta Güney Kore de dahil olmak üzere gelişmiş ülkeler tarafından birçok kez dile getirildi. Çünkü Japon sömürgeci ordusu döneminden en çok bu ülkeler zarar gördü.

Uluslararası ilişkiler uzmanı Ismail Bakıri şöyle diyor: “Japon İmparatorluk Ordusu’nun savaşta iyi bir sicili yok, aynı zamanda Doğu Asya kamuoyu için de korkutucu. Çünkü Japon ordusu Çin’de birçok suç işledi. Bu ülkenin sömürge döneminde büyük cinayetlere imza atıldı. Güney Kore’deki  cinsel köleleri de dahil olmak üzere,cinayetler söz konusu.  Tokyo hükümetinin güçlü bir orduya sahip olma arzusunun aslında bu trajik tarihsel olayların tekrarlanabileceği anlamına geldiği söylenebilir. “

Ancak Japon toplumu içinde iyi bir konuma sahip olmayan Kişida hükümeti, militarist yaklaşımını güçlendirerek Japon kamuoyunun kendisine ve hükümetine olan desteğini kaybetmiş görünüyor.

Başa dön tuşu
Bugün 15 Haziran 2026 (42) içerik yüklenmiştir.