Haberler

Kalibaf, savaş ve ülkenin güncel gelişmeleri hakkında açıklama yaptı

Kalibaf: Sürekli olarak savaşmaya hazır olmalıyız ve ulusal güvenliğimizi ve çıkarlarımızı korumak için canımız pahasına mücadele etmeliyiz. Hiçbir zaman savaşı desteklememiş veya desteklememişiz, ancak sürekli olarak savaşmaya hazır olmalıyız ve ulusal güvenliğimizi ve çıkarlarımızı korumak için canımız pahasına mücadele etmeliyiz. Ulusal çıkarlarımızı gerçekleştirmek ve sağlamlaştırmak için diplomasi ve müzakere araçlarını da kullanmalıyız.

🔹Bu günlerde savaşın alevleri yeniden yükselirken, halk arasında ve farklı gruplar arasında sorular soruluyor ve herkes kendi bakış açısına göre cevap veriyor. Savaş mı arıyoruz? Savaş ve savaşın gölgesi sona erecek mi? Müzakere yoluyla hedeflerimize ulaşabilir miyiz? Kötü niyetli Amerika ile karşı karşıyayken, müzakerenin ne anlamı var? Ve en önemlisi, haklarımızı nasıl elde edeceğiz ve bu savaşta nasıl zafer kazanacağız?

🔹Ulusal çıkarları, ulusal güvenliği ve siyasi çıkar odaklı olmayan bir bakış açısıyla bu konuya bakarsak, açık, net ve doğru cevaplara ulaşabiliriz. Öncelikle şunu bilmeliyiz ki, Amerika ile özünde ve varoluşsal bir savaş içindeyiz. Bu savaşın amacı, kutsal İslam Cumhuriyeti rejimini, hak cephesinin temel unsuru olarak devirmek ve sevgili İran’ımızı parçalamaktır. Bu düşmanın stratejisi değişmedi.

🔹İkinci olarak, daha önce de birçok kez söylediğim gibi, Amerika her zaman İran’a zarar vermek ve kendi çıkarlarını ilerletmek için fırsat kolluyor. Bu sadece savaş, müzakere veya sadece mevcut Amerikan başkanı ile sınırlı değil. Bu nedenle, savaşta veya müzakerede yaklaşımımız ulusal çıkarlar ve güvenlik temelinde, gerçekçi ve uzun vadeli olmalıdır. Bu nedenle, başka bir çaremiz yok: Kendimize güvenmeli ve güçlenmeliyiz. Üçüncüsü, İran halkının ve silahlı kuvvetlerimizin birleşik direnişi, düşmanın 40 günlük savaş planını bozdu ve onları ateşkes talep etmeye ve müzakere yapmaya zorladı, ancak kesinlikle yanlış stratejilerini değiştirmemiştir. Amerika her zaman emperyalist bir zihniyete sahiptir ve güçlü bir İran’ı hiçbir zaman kabul etmez.

🔹Bu varsayımlarla, yukarıdaki sorulara cevap vermemiz gerekiyor. Hiçbir zaman savaşı desteklememiş veya desteklememişiz, ancak sürekli olarak savaşmaya hazır olmalıyız ve ulusal güvenliğimizi ve çıkarlarımızı korumak için canımız pahasına mücadele etmeliyiz. Buna ek olarak, ulusal çıkarlarımızı gerçekleştirmek ve sağlamlaştırmak için diplomasi ve müzakere araçlarını da kullanmalıyız.

Başa dön tuşu
Bugün 19 Temmuz 2026 (19) içerik yüklenmiştir.