İranKuzey Amerika

Kanada’da İranlıların haklarının ihlaline karşı itiraz

İran İslam Cumhuriyeti yargı erki insan hakları komite sekreteri, “Kanada hükümetinin bu ülkede yaşayan 400 bin İranlının haklarını ihlal ettiğini” söyledi.

İran yargı erki insan hakları komitesi sekreteri Kazım Garibabadi bu bağlamda yaptığı açıklamada şöyle dedi: İran İslam Cumhuriyetine karşı insan hakları kararın kurucusu olan Kanada bizzat İran halkının haklarının ihlalcisi sayılıyor ve hiçbir şekilde Kanada’da yaşayan İranlılara konsolosluk hizmetleri verilmesi için işbirliğine hazır değildir; şimdi eğer bir suçlu hakkında bir karar verilirse onların insanhakları itiraz feryatları yükselir.
Kanada hükümeti İran’a karşı yalan ve boş iddialarla hazırlanan insan hakları bildirisinin kurucu batılı ülkelerindendir. Bu yıl da 17 kasım tarihinde BM 3. Komitesi oturumunda da İran’a karşı hazırladığı bildiri onaylandı.
Fakat İran İslam Cumhuriyeti her zaman insan haklarına destek ve yükselmesine yardım için azimli ve iradeli olduğunu göstermiş, üye ülkeler ve de BM insan hakları çalışmalarında işbirliğine hazır ve sorumlu olduğunu göstermiştir.
Kanada hükümeti ve bildirinin diğer kurucularının İran karşıtı son girişimi ve kendi siyasi hedeflerini ilerlettirmek için yüce insan hakları değerli ve kavramlarının suiistimal edildiği bu bildiri, aralarında Kanada’nın da bulunduğu batı ülkelerinin bizzat insan hakları konusunda sorgulanmaları gerektiğini, zira hala insan haklarını bağımsız ülkelere baskı uygulamak için kullandıklarını gösteriyor.
Kanada gibi bazı ülkeler yerlilere karşı insan haklarını ihlal etmek ve ırkçı davranmakla suçlanıyorlar. Son aylarda yerlilerin okullarında birkaç toplu mezar bulundu, bu konu söz konusu ülkelerde insan hakları ihlal konusunu bir kez daha ilgi odağına yerleştirdi.

Kanada tarihinde bu utanç lekesine rağmen başbakan Justin Trudeau, “Kanada barış ve gerçek komisyon”un 2008-2015 yılları arasında ülkenin yerlilerine karşı kötü davranışları incelemek için çalıştığını iddia etti. Buna rağmen yapılan incelemelerin sonucu hakkında ciddi şüpheler bulunuyor ve kanada başbakanı da ülke yerli toplumundan geçen on yıllarca işlenen cinayetler nedeni ile özür dilemekten kaçındı.

Çin uluslararası araştırma enstitüsü üst düzeyli araştırmacısı Yang Jio’ya göre kanada gibi ülkelerin mantığı, diğer ülkelerin içişlerine müdahale edebilecekleri fakat kendi içişlerinin başkalarını ilgilendirmediği yönündedir.
Burada önemli olan konu, Kanada’nın farklı kimlik gruplarına sahip çok uluslu ve çok etnikli bir ülke olmasıdır fakat göçmen kabul eden bir ülke olmasına rağmen kendini uluslararası yasalara uymak zorunda hissetmiyor ve 100 binlerce İranlı göçmen bu ülkede konsolosluk hizmetlerinden mahrum bırakılıyor.
Kanada ayrıca “1989 Yerli ve Kabile Sözleşmesine”, “Tüm Göçmen İşçilerin ve Aile Üyelerinin Haklarına İlişkin Uluslararası Sözleşme”, “Uluslararası Çalışma Örgütü “ve” Vatansızlar Sözleşmesi”ne katılmamıştır.
Hiç şüphesiz insan hakları konusunda kabul edilebilen bir karneye sahip olmayan Kanada gibi ülkeler ülke içinde ve dışında insan hakları konusundaki çalışmalarının ıslak edilmesi yönünde çalışmaları gerekir.
Uluslararası meseleler uzmanı Said Muhammedi, Kanada’nın insan hakları geçmişi hakkında şöyle diyor:,
Kanada insan hakları alanında bir nevi çelişkiye düşmüş bir ülkedir. Bunun sebebi ise bu ülkenin insan hakları konusuna siyasi açıdan yaklaşmasıdır, zira Kanada’nın insan hakları konusunda bir çok ciddi eksikliklerine şahidiz. Kanada genelde etnik azınlıktan olan bir çok vatandaşının haklarına riayet etmiyor.

Başa dön tuşu
Bugün 27 Ocak 2022 (42) içerik yüklenmiştir.