
İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanlığı Afganistan’da kapsayıcı hükümet kurmaya yardımcı olma hedefi ile Kabil’de yeni tur görüşmeler ve müzakereleri başlattı. İran dışişleri bakanlığının özel temsilcisi ve bakan yardımcısı Muhammed İbrahim Taheriyan ile birlikte Kabil’de bulunan İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanlığı Batı Asya Genel Müdürlüğü yöneticisi ve bakan yardımcısı Seyyid Resul Musevi Salı günü bir Tweet paylaştı.
Seyyid Resul Musevi bu Tweet’inde bu ziyaretin sonuçları hususunda pozitif düşündüğünü söyleyerek Afganistan makamlarının kapsayıcı bir hükümet kurmakla Afganlar arasında diyalogların başlatılması ve bu ülkede barış ve istikrarın sağlanması yönünde büyük bir adım atacaklarını umut ettiğini belirtti.
İran dışişleri bakanlığı Afganistan özel temsilcisi Muhammed İbrahim Taheriyan ise Kabil ziyaretinde eski Cumhurbaşkanlar Abdullah Abdullah ve Hamid Karzai, Afganistan dışişleri bakanı Muhammed Hanif Etmer, Afganistan ulusal güvenlik danışmanı Hamdullah Muhib, İslami Cemiyet Partisi lideri Salahaddin Rabbani ve Afganistan İslami Davet Düzeni Partisi lideri Abd Rab Resul Siyaf ile görüştü.
Taheriyan ayrıca BMT’nın özel Afganistan temsilcisi vekili İngrid Hayden ile görüşüp Afganistan’daki mevcut gelişmeleri konuştu ve BMT’nın bu ülkenin işlerinde daha fazla rol oynamasına vurgu yaptı.
Halihazırda Afganistan zor ve çetrefillik bir durumdadır. Bir yandan Amerika ile Taliban’ın yaptığı müzakereler bu ülkedeki siyasi gelişmelere gölge düşürmüş ve bir diğer yandan da Afganistan cumhurbaşkanlık seçimlerindeki sorunlar ciddi bir siyasi krize dönüşmüştür. İran ise Afganistan’da siyasi makamlar ve şahsiyetler ile istişarelerinde hep Afganistan anayasasına dayalı olarak siyasi yapılanmaların güçlendirilmesine vurgu yapıp Afgan gruplar arasındaki siyasi müzakerelerin başlatılması ve devam etmesini istemiştir.
Pakistan’da bulunan eski Afganistan diplomatı Ahmed Saidi ise bu ülkenin siyasi durumunun çetrefilleştiğinden söz edip şunları belirtti:” Seçimlerin ardındaki gerilimler, Amerika’nın Taliban ile gizli işbirliği yürütmesi ve kimi ülkelerin terörizmi desteklemesi her şeyin tahmini ve ön görülmesini çok zor bir yere taşımıştır. “
Böyle bir durumda Afganistan içindeki siyasi çabalar bu ihtilafları bitiremezse güvensizliğin artması ve yabancıların müdahaleleri için yeni bahaneler ortaya çıkabilir.
İran İslam Cumhuriyeti ise Afganistan’da tüm siyasi gruplar ve kanatların katılımı ile kapsayıcı bir hükümetin kurulması ile bir an önce Afganlar arasında tüm siyasi hareketlerin katılımı ile barış müzakerelerinin başlamasını umut ediyor.
Bu çerçevede İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif bir süre önce İstanbul’da düzenlenen Asya’nın kalbi ” konferansında şöyle bir açıklamada bulunmuştu:”Elimizde bulunan tüm araçları, 2001 Bonn konferansının getirileri özellikle de siyasi çözümün temeli sayılan Afganistan İslam Cumhuriyeti Anayasasının korunması çerçevesindeki barış sürecini kolaylaştırmak için seferber etmeliyiz. “
Batı Asya on yılı aşkın süredir Amerika’nın doğrudan müdahalelerin hedef olmuştur. Amerika bölgede bölücü planları ve komploları ve de El Kaide ve IŞİD gibi terör örgütlerini kurup destekleyerek bölgede siyasi ve güvenlik denklemleri bozmak ve kendi hegemonyasını bölgede hakim kılmak istiyor.
Amerika’nın Afganistan’daki 19 yıllık işgalci varlığı böyle bir yaklaşım ile sorunların çözülmeyeceğini tam tersi daha da şiddetlendireceğini göstermiştir. Amerika hiçbir zaman Afganistan dahil bölge ülkelerinin sorunlarını çözmeyi düşünmemiştir. Çünkü zaten kendisi kimi bölgesel sorunların asıl nedeni ve kaynağıdır. Batı’nın yetiştirdiği terörizm ve radikalizm bölgeyi kan gölüne ve savaş sahasına çevirdiği sırada bölgesel sorunların çözümünü sadece bölgede aramak yeterli değildir. Kuşkusuz Amerika’nın bölgede kriz yaratma yönündeki rolü inkar edilmezdir.
