HaberlerDünyaOrtadoğu

Katar Dışişleri Bakanının Tahran ziyareti

İran İslam Cumhuriyetinin seçilmiş cumhurbaşkanı Seyit İbrahim Reisi, pazar günü Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al-i Sani ile Tahran’da bir araya gelerek, İran’ın güvenilir bir dost ve ortak olduğunu ispatladığının altını çizdi ve ” İran’ın komşularının hayrını istediğini” söyledi.

Reisi söz konusu görüşmede İran ve Katar halklarının din kardeşi ve karşılıklı bölgesel ortaklar olduğunu ifade ederek, “Tahran’ın Doha ile ilişkilere özel önem verdiğini,  gelecek hükümetin öncelikli siyasetinin komşular olduğunu” belirti.
 Katar dışişleri bakanı da söz konusu görüşmede Reis’nin  zaferini kutlayarak Katar Emiri’nin selamını  iletip, ” Katar’ın ikili ilişkilerin güçlendirilmesi için işbirliği peşinde olduğunu ifade etti.
Tahran ve Doha ilişkileri etkili siyasi ve ekonomik ilişkilere ilaveten bölgede yaşanan gelişmeler açısından da  önem taşıyor.  Bu konuda önemli olan ve dikkat edilmesi gereken konulardan biri ise,  seçilen cumhurbaşkanının  bölgesel ve uluslararası konularda müzakere ve anlaşmaya varmak eylemidir.
Bir diğer  önemli konu ise  Tahran’ın  ikili ve çoklu işbirliği zarureti ve toplu güvenliğine vurgu yapmasıdır.
Seçilen Cumhurbaşkanı daha önce Katar Emir’i ile yaptığı telefon görüşmede, “Tahran’ın, aralarında Katar’ın da bulunduğu komşuları ile en iyi ilişkileri  istediğini” söyledi. Reis baskı ve yaptırırım döneminde ilişkiler düzeyinin yükselmesinin ise iki ülke ilişkilerinin devam etmesinin garantörü olduğu belirtti.
Aslında Katar Dışişleri Bakanının özellikle 13. hükümetin kurulma eşiğinde gerçekleşen tahran ziyareti özel ve önemli mesajlar içeriyor. 
Mevcut ilişkilerde kilit nokta yeni hükümette “bölgesel dış siyaset Doktrinin”  esas temeli olan “toplu Güvenliği”  oluşturmaktır; dış siyasette bu konuya önem vermek bölge ülkeleri için barış, istikrar ve ilerlemeyi armağan edebilir.
Bu konu cumhurbaşkanının diğer dost ve komşu ülke liderleri ile telefon görüşmelerinde önemle vurgulanmıştır.  Reisi geçen hafta Umman kralı Heysem bin Tarık ile  yaptığı telefon görüşmesinde, “Bölgedeki önemli meseleler ve sorunlar hakkında komşularla etkileşime geçmek, konuşmak, istişare etmek ve  görüş birliğine varmanın 13 hükümetin diplomasi önceliği olacağını”  açıkça belirtti.
Yapılan açıklamalar İran’ın her zaman komşuları ile müzakereye hazır olduğunu ve olacağı gerçeğini vurguluyor.  Fars Körfezi bölgesi günümüzde her zamankinden daha fazla dostane ilişkiler ve dayanışmaya ihtiyaç duyuyor.  Bölgede güvenliği korumak için yabancıların varlığı ve silah yarışına ihtiyacı yoktur; sadece azimli olmak ve boş suçlamalarda bulunmamayı gerektiriyor.
Uluslararası ilişkiler araştırmacısı Abdullah bin Salih Ba’bud  söz konusu ilişkilerin bölge kaderi üzerindeki etkinliği hakkında şöyle diyor:
“İran ve Fars Körfezi kıyısındaki Arap ülkelerin işbirliği ve diyaloğu, bölgeye barış ve istikrarı armağan edebilir ve bölgede yabancıların varlık alanı ve silah yarışını da azaltabilir.”
Barış için diyalog konusunda İran İslam Cumhuriyetinin hazır olması, aslında çok taraflılık,  bölgesel ilişkilerde yabancıların müdahalesinin sıfırlanması ve herkes için kalıcı güvenliğin oluşturulması yönünde hareket ilkelerine dayalıdır.
Ekonomi ilişkiler alanında ise yeni hükümetin  ekonomi diplomasisi konusundaki başlıca önceliği komşuları olacaktır.  Bu yüzden ve Katar ve İran arasındaki güven seviyesi dikkate alındığında,  Tahran ve Doha arasındaki ilişkileri çeşitli siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda genişletmek tamamen ulaşılabilir bir hedef olduğu söylenebilir;  özellikle de Katar’ın 4 yıllık kuşatması dönemindeki İran’ın mantıklı tutumu ve Katar’ı yalnız bırakmaması iki ülke halkları arasındaki bağları daha da güçlendirmiştir.

Başa dön tuşu
Bugün 22 Eylül 2021 (11) içerik yüklenmiştir.